İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/235 E. 2025/82 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/235
Karar No
2025/82
Karar Tarihi

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/235 Esas - 2025/82 T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/235 Esas KARAR NO : 2025/82 DAVA : İtirazın İptali ( Kat Mülkiyeti Kanunundan Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 04/04/2023 KARAR TARİHİ : 18/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/03/2025 Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle, müvekkili davacı şirketin ... .... ... ... ... ... Kültür Sanat Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından müvekkili şirkete başvuruda bulunularak, 30.08.2022 tarihinde sabah işyerlerini açtıklarında üst kat komşuları davalı şirkete ait dershaneye ait su tesisatından gelen baskın şeklinde ve halen devam eden su nedeniyle işyerlerinin ve içinde bulunan malzemelerin 178.520,00 TL zarar gördüğünü ve sigorta poliçesi teminatına dayanarak bu zararlarının tazmininin talep edildiğini, müvekkili davacı tarafından, bağımsız ve yetkili sigorta ekspertiz şirketine hasar ihbarı yapıldığını ve 31.08.2022 tarihinde ekspertiz incelemesi başladığını, devam eden ayrıntılı inceleme ve değerlendirme süreci sonunda hazırlanan Dahili Su Hasar Ekspertiz Raporu neticesinde olayın gerçekliği, hasarın davalı şirkete ait dershaneye ait su tesisatından gelen su sebebiyle oluştuğu, zarar miktarının tespit edildiğini ve sigortalıya yapılacak ödemenin hasara sebebiyet veren davalı şirketten rücuen tazmin edilebileceğinin ortaya konduğunu, bu hasar neticesinde müvekkili şirket tarafından zararın tazmini için ekspertiz raporu doğrultusunda 18.11.2022 tarihinde 66.778,09 TL, 02.12.2022 tarihinde 22.500,00 TL olmak üzere toplam 89.278,09 TL ödeme yapıldığını, ödenen miktarların rücuen davalıdan talep edildiğini, davalının ödeme yapmaması üzerine alacağın rücuen tahsili için ... 15. İcra Dairesi'nin 2023/3066 Esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davalının itirazları neticesinde takibin durduğunu, davalı şirketin vekili aracılığıyla icra dosyasına yaptığı itirazda, özetle "alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektirdiğini, kabul etmemek ile birlikte; bahse konu olayda su baskının nedeni davalının kullanımında olan taşınmazdaki boruların hasar görmesi nedeniyle olduğu kabulünde dahi, alacaklı görünen sigorta şirketinin sigortalısının taşınmaza ilişkin yaptırdığı asma tavan, asma tavanının çökmesi ve bunun sonucunda doğan zararın davalı şirketin var olan bir kusuru ile meydana gelmediğini" belirterek borca ve ferilerine itiraz ettiğini, zararın davalı şirketin kullanımında olan su boruları sebebiyle meydana geldiği, zarar ile su baskını arasında illiyet bağı olduğunu, zarar miktarının ayrıntılı ve titiz bir çalışma sonunda tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin ve her türlü hukuki haklarını saklı tutarak; ... 15. İcra Dairesi 2023/3066 E. Sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptalini, tüm alacaklar yönünden takibin devamını, haksız itiraz nedeniyle alacağın yüzde yirmi (%20)’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, yargılama giderleri, dava şartı arabuluculuk ücreti ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle, davacı yanın, sigortalısı olan dava dışı ... Kültür Sanat Yayıncılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından kendilerine hasar ihbarında bulunulduğunu, bu ihbarda 30.08.2022 tarihinde dava dışı şirketin iş yerinin müvekkili şirketin kiracı sıfatı ile bulunduğu taşınmazın su borularındaki sızıntı nedeniyle hasar gördüğünü, oluşan hasar nedeniyle 89.278,09 TL dava dışı sigorta şirketine ödeme yaptığını ifade ettiğini, davacı yanın ortaya çıkan zarar nedeniyle müvekkili şirketin kusuru ve sorumluluğu olduğu iddiasıyla ... 15. İcra Müdürlüğü 2023/3066 E. Sayılı ilamsız takip dosyası ile müvekkili aleyhine icra takibinde bulunduğunu, müvekkili şirketçe takibe yapılan itiraz nedeniyle huzurdaki hukuki dayanaktan yoksun davayı ikame ettiğini, davaya konu zararın meydana gelmesinde, müvekkili şirketin bir kusuru bulunmadığını, müvekkil şirketin, zararın oluşumuna sebebiyet verdiği iddia olunan taşınmazda kiracı konumunda olduğunu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19/son maddesine göre "her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur" denildiğini, Türk Borçlar Kanunu 69. Maddesinde "Bir binanın veya diğer yapı eserlerinin maliki, bunların yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." hükmü bulunduğunu, kabul etmemek ile birlikte meydana gelen zararın müvekkilin kiracısı olduğu taşınmazdan kaynaklı olduğu düşünüldüğünde dahi bu husus taşınmazın maliklerin sorumluluğunu doğuracağından, ... .... .... ... ... ... 'ya davanın ihbar edilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin kiracı sıfatı ile bulunduğu taşınmaza ait su borularında oluşan sızıntı nedeniyle bir hasar oluştuğunun iddia edildiğini, dava konusu hasarın meydana gelmesinde müvekkili şirketçe gerçekleştirilen bir eylem bulunmadığını, müvekkili şirketçe ihmalen ya da icrai olarak gerçekleşen bir fiil olmadığı için müvekkilinin bir kusuru bulunmadığını, dava konusu zararın meydana geldiği olay yerine ilişkin görüntülere bakıldığı takdirde anlaşılacaktır ki; dava dışı ... şirketi zararın doğmasına ve artmasına sebebiyet verdiğini, dava dışı şirketin kullanmakta olduğu iş yerine yapılmış olan bir asma tavan olduğunu, dava dışı şirketin uğramış olduğunu iddia ettiği emtia zararı, taşınmaza sonradan eklenerek inşa edilen asma tavanın çökmesi ve emtialara zarar vermesi nedeniyle meydana geldiğini, iddia olunan zararın meydana geldiği taşınmazın 35 yıla aşkın süre önce inşa edildiğini, hayatın doğal akışı gereği böylesine bir taşınmazda su borularının sızıntı yapmasının normal bir olgu olduğunu, ancak üst kattaki taşınmazdan su sızması sonucu böylesine bir zararın doğması ihtimal dahilinde olmadığını, dava dışı sigorta şirketinin emtialarının uğradığı iddia edilen zararın, müvekkilinin ya da müvekkilinin kiracısı olduğu taşınmazın malikinin kusuru nedeniyle oluşan bir zarar olmadığını, inşası zorunlu olmayan, yapıya sonrada eklenen, zararın meydana geldiği taşınmazın kiracısı ya da malikinin insiyatif alarak yapmış olduğu asma tavanın vermiş olduğu zararın 3. kişilerin sorumluluğuna sığınılarak, tahsil edilmek istendiğini, müvekkilinin kusuru olduğu düşünüldüğünde dahi zararın doğmasında ve artmasında dava dışı sigorta şirketinin ağır kusuru olduğunu, bundan dolayı tazminata hükmedilmemeli ya da hakkaniyet oranında bir indirim yapılması gerektiğini, davacı sigorta şirketi tarafından, davacı ile arasında ticari ilişki bulunan bir sigorta ekspertiz şirketine ekspertiz yaptırıldığını ve bu rapora göre dava dışı sigorta şirketine ödeme yapıldığını, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertizin esas alınmasının ve taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, davacı yanca dosyaya sunulan ekspertiz raporunda da dava dışı sigorta şirketinin talep etmiş olduğu zarar miktarının ödenen tazminat miktarının neredeyse iki katı kadar olduğunu, davada talep edilen alacak miktarının bilinip, hesaplanabilmesinin münkün olmaması nedeniyle davacının hem haksız davasının hem de icra inkar tazminatının reddini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle; davacının görevsiz mahkemede ikame etmiş olduğu davanın öncelikli olarak usulden reddini, Sayın Mahkeme usul itirazları hususunda aksi kanaatte ise; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın ve icra inkar tazminatı talebinin esastan reddini, davacı tarafından iddia olunduğu üzere, zararın meydana gelmesine sebebiyet veren taşınmazın maliklerinin tespiti ile davanın maliklere ihbar edilmesini, itirazın iptali davasının reddi ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMEMİZİN GÖREVİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, davacının KOBİ sigorta poliçesi gereği sigortalısına ödediği bedelin rücuen tahsili için başlattığı takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminat davasıdır. Davacı sigortalısı olan ... Kültür Sanat ve Yayıncılık şirketine üst kat komşuları olan davalı şirkete ait dershanenin su tesisatından gelen su nedeni ile uğradığı zararı tazmin ettiğini, tazmin ettiği zararın sigortalısının halefi olarak davalı şirketten tahsili için icra takibi başlattığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürmektedir. Davalı ise kiracı olduğunu, taşınmazın maliklerine ihbarını, maliklerin sorumlu olduğunu, kusurlarının olmadığını ileri sürmüştür. Dosya kapsamında alınan tapu kayıtlarında zarar gören taşınmazda kat mülkiyeti kurulu olduğu anlaşılmıştır. Sigortacı kişinin sorumlu kişi aleyhine açtığı dava sigorta poliçesinden kaynaklanan bir dava değildir, bu tür davalarda görevli mahkeme sigortalı ile zarar sorumlusu arasındaki ilişkiye göre belirlenmesi gerekir. Kat Mülkiyeti kanunu 19/3 maddesi uyarınca bağımsız bölüm maliklerinin kusurları ile diğer bağımsız bölümlere verdikleri zarardan dolayı diğer maliklere karşı sorumlu oldukları düzenlenmiştir. Yine Kat Mülkiyeti kanunun uygulanmasından kaynaklı uyuşmazlıklarda da Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir. Belirtilen nedenlerle sigortalı kat maliklerinin diğer kat maliklerine karşı açacağı davalarda Sulh Hukuk Mahkemeleri görevlidir. ( Yargıtay 17 Hukuk 2017/464 201777083) . Somut olayda davalılar kat maliki olmayıp kiracı ise de; somut olay bakımından Kat mülkiyeti kanunun uygulanması gerektiği yine kiracı olan davalıların sorumluluğu açısından kira ilişkisinin varlığı ve bu kira sözleşmesine uygun hareket edip etmediğinin de tartışılması gerekmekte olup ( ... Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1813 20222016) Sulh Hukuk Mahkemeleri görevli olduğundan aşağıdaki şekilde görevsizlik kararı verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, dosyadaki kanıtlara göre; 1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık hakkında yargılama yapmaya Sulh hukuk Mahkemesi görevli bulunduğundan HMK'nın 114/c maddesi gereğince mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE , 2-HMK 114/c maddesi gereğince görev dava şartı olduğundan, anılan yasanın 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 3-Kararın taraflarca kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ... NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece dikkate alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025 *Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/235, K. 2025/82, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-235-e-2025-82-k-7bb7d1af88a6