İlk Derece Mahkemesi · Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/79 E. 2023/944 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/79
- Karar No
- 2023/944
- Karar Tarihi
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2020/79 Esas - 2023/944 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2020/79 KARAR NO : 2023/944 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 28/06/2019 KARAR TARİHİ : 13/12/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/12/2023 Mahkememize açılan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; İDDİA Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete, cari hesap ekstresinde belirtilen faturalarda yazılı iksa işleri yapılmış olduğunu, davalı tarafın hakediş bedellerini bütün ihtarlara rağmen ödemediğini, müvekkili tarafından cari hesaba ve faturalara istinaden ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek haksız olan davalı itirazının iptaline, takip miktarının %20 oranında inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA Davalı vekili, taraflar arasında kurulu sözleşme uyarınca ihtilafların çözüm yeri ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri olduğunu, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, davacı tarafından bitirilemeyen işin kalan kısmının tamamlanması adına davacının nam ve hesabına üçüncü şahısla sözleşme imzalanmış olduğunu, bu nedenle maliyet farkı alacağı bulunduğunu, davacı tarafın gerçekleştirmiş olduğu imalatlarla alakalı olarak davacının alacağının bulunmadığını, müvekkilinin de davacıdan, gecikme cezası ve nam hesaba yapılan işler nedeniyle alacağının bulunduğunu, bu nedenle takas mahsup defiinde bulunduklarını, davanın reddine, takibin iptaline, %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ GEREKÇE Dava, kentsel dönüşüm projesi temel kazı işlerinin yapılmasından kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe itirazın haksızlığı iddiasıyla açılan itirazın iptali davasıdır. Celp edilen Gaziosmanpaşa 3. İcra Müdürlüğü’nün 2018/15663 Esas sayılı dosyanın incelenmesinde davacının 317.452,73 TL asıl alacağın işleyecek faiziyle birlikte tahsili amacıyla dosyamızın davalısı hakkında takip başlatıldığı, davalının tüm borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, süresinde ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/414 esas sayılı dosya ile itirazın iptali davasının açıldığı, yetki itirazının 14.11.2019 tarihli celsede kabul edilerek davanın usülden reddedildiği, dosyanın yetkili ... ticaret mahkemesine gönderildiği, taraf vekillerinin istinaf etmemesi üzerine 11.12.2019 tarihinde kararın kesinleştiği ve gönderildiği, tevzi sonucunda mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. HMK'nın 10.maddesinde sözleşmeden doğan davalar sözleşmenin ifa edeceği yer mahkemesinde de açılacağından sözleşmede belirtilen işin de ifa yerinin ... olması nedeniyle başlatılan takibe ... İcra Dairesi yetkili olduğu fakat sözleşmede ... Mahkemeleri yetkili kılındığından yetkisizlik kararı verildiğinden başlatılan takiple ilgili itirazın iptali davasının yargılamasına devam edilmiştir. Sözleşme altındaki imzaların taraflara aidiyeti çekişme konusu olmayıp, çekişme taraflar arasında sözleşme konusu işten kaynaklı olarak takip tarihi itibariyle varsa alacak üzerinde toplanmakla tarafların delil ve belgeleri toplandıktan sonra, davacıya ait defterlerin davalıyla olan ticari ilişki yönünden incelenmesi için ... Anadolu Asliye Ticaret mahkemesine talimat yazılmış, mali müşavir bilirkişiden alınan raporda davacıya ait ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerin süresi içinde yaptırıldığı, defter kayıtlarının dayanağı belgelerle uyumlu olduğundan davacı lehine delil olma üzerinde haiz olduğu, dava konusu faturaların davalının Ba formlarında yer aldığı, takibe konu faturaların muhteviyatı hizmetin yapıldığı, herhangi bir itiraz olmadığı, davalı şirketin 31.12.2018 tarihi itibariyle davacı şirkete 320.554,80 TL borçlu olduğu belirtilmiş, bu rapora karşı davalı vekili itirazda bulunmuş davacı vekili herhangi bir itirazda bulunmamıştır. Taraf vekillerinin beyanları doğrultusunda mali müşavir, nitelikli hesaplama uzmanı ve geoteknik mühendisinden oluşturulan bilirkişi kuruluna dosya tevdi edilmiş, alınan 09.02.2023 tarihli raporda, ".......Davacının taraflar arasında imzalanan sözleşmeden kaynaklanan edimini tam ve süresi içerisinde yerine getirmeyeceğinin davalı işveren tarafından anlaşılması - nedeniyle, sözleşmenin Haklı Nedenle Feshi” başlıklı 24.2'nci maddesi gereğince, sözleşmenin davalı tarafından feshedilmesinin kendisinden bekleneceğini, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafından yapılan işler bakımından 31.12.2018 tarih itibariyle tarafların ticari defterlerinde, hesap kodlarına göre bakiye rakamları tablo halinde getirilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmenin 24.2'nci maddesi fesih hükümleri doğrultusunda işlem kurulması halinde, hakedişlerden kesilmiş olan 24.621,01 TL teminat tutarının, işveren tarafından irat kaydedilmesi düzenlenmiş olduğundan, buna göre davacı tarafın 31.12.2018 tarih itibariyle davalı şirketten olan alacağı (131.786,76 * 147.726,02-279.512,78) 279.512,78 TL olduğu, Yukarıda tablodan da görüleceği üzere taraflar arasında 23.09.2016 tarihinde kurulmuş bulunan sözleşme konusu imalatlar kapsamında, sözleşmenin feshinden sonra yaptırılan işler bakımından işveren davalı firmanın fark olarak yüklenmiş olduğu külfetin 370.307,00 TL olduğu, davalı şirket ile davalı şirket arasında kurulmuş olan sözleşmenin 20'nci maddesi tahtında ifaya ekli cezai şart niteliğinde değerlendirildiğinde, davacı hesabına borç yazılması gereken miktarın (370.307 x 1.50) 555.460,50 TL olduğu, Bu durumda, nihai hesap olarak davacı şirketin 279.512,78 TL alacağına karşılık 555.460,50 TL borcu bulunmakta olduğu, hesapların sonuçlandırılması ile 31.12.2018 tarih itibariyle davacı şirketin, davalı şirkete (555.460,50-279.512,78) 275.947,72 TL borçlu olduğu, diğer bir ifade ile 31.12.2018 tarih itibariyle davalı şirketin davacı şirketten 275.947,72 TL alacaklı olduğu hesap edildiği......." görüşünü bildirmişlerdir. Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna ve bilirkişi heyetine itirazlarının sunulması başlıklı dilekçe sunulmuş, 12.04.2023 tarihli duruşmada da verdiği dilekçe içeriğini tekrarla bilirkişi heyetini değiştirilmesini talep etmiş, bu talebi reddedilmiş, daha sonra dosya aynı bilirkişi tevdi edilmiş, 28.07.2023 tarihli raporda, kök rapora karşı yapılan itirazlar kapsamında dosyaya kazandırılmış yeni bilgi ve belge sunulmamış olduğundan kök raporda ulaşılan sonuç ve kanaatte bir değişiklik olmadığı yönünde görüş bildirmişlerdir. Davacı vekili, 16.08.2023 tarihli dilekçesinde bilirkişi raporuna ve bilirkişi heyetine karşı itiraz dilekçesinde ek rapora itiraz edilerek maddi olayların tespiti için bildirmiş oldukları tanıkların dinlenmesini, inşaat mühendisi bölümü ve geoteknik anabilim dalından oluşturulacak bilirkişi heyetinden yeniden rapor alınmasın yönünde talepte bulunmuş ise de açılan dava da çekişme konuları davacının yaptığı iç miktarı, yapılan ödeme ve yapılan işlerle ilgili nama ifa yapılıp yapılmadığı, yapılan işte gecikme olup olmadığı üzerinde toplandığından ve bu iddiaların miktar itibariyle de tanıkla ispatı mümkün olmadığından tanık dinlenmemiş, mahkememizce bilirkişi heyetine seçilen inşaat mühendisinin aynı zamanda geoteknik uzmanı olması nedeniyle bilirkişi raporu yeterli görülmüştür. Toplanan delillere göre, davacı açmış olduğu işbu dava ile taraflar arasında imzalanan sözleşmede belirtilen temel kazı işlerinin yapımından kaynaklı alacağın tahsili yönünde itirazın iptali davası açmış ve davacı defterleri incelenerek alınan raporda da davacı alacağı belirlenmiş ise de çekişmenin çözümünün söz konusu işin yapılıp yapılmadığı ve varsa davacı alacağının olup olmadığı üzerinde toplandığından mahkememizce seçilen bilirkişi raporunda da sözleşme de belirtilen edimin tam ve süresinde yerine getirilmediği takdirde sözleşmenin davalı tarafından fesih edebileceği, davacı tarafından şirketten alacağı 279.512,78 TL olduğu, sözleşmenin 20. Maddesi gereğince ifaya ekli cezai şarta göre davalının davacıdan 555.460,50 TL isteyebileceği, bu durumda davalının davacı şirketten alacaklı olduğu, davacının bakiye alacağın tahsili yönünde davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı kanaatine varılmakla açılan davanın reddine, davacının takibi başlatmakta haksız ve kötü niyetli olmadığından davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1.-Davanın REDDİNE, 2.-Davalının kötü niyet tazminat talebinin REDDİNE, 3.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 269,85 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 3.834,04 TL'den mahsubu ile arta kalan 3.564,19 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4.-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince yetkisizlik kararı sebebiyle hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücreti ile red yönünden hesaplanan 49.617,91 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5.-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 6.-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere 13/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi. E-imzalıdır E-imzalıdır E-imzalıdır E-imzalıdır