Anayasa Mahkemesi · Norm Denetimi
Anayasa Mahkemesi Norm Denetimi 2000/80 E. 2003/96 K.
- Mahkeme
- Anayasa Mahkemesi
- Daire
- Norm Denetimi
- Esas No
- 2000/80
- Karar No
- 2003/96
- Karar Tarihi
ANAYASA MAHKEMESİ KARARI
Esas Sayısı : 2000/80
Karar Sayısı : 2003/96
Karar Günü : 11.11.2003
Resmi Gazete tarih/sayı: 15.1.2004/25347
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara Altıncı İdare Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 4.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 13. maddesinin 3826 sayılı Yasa ile değiştirilen (a) fıkrasının birinci bendinde yer alan "... bunlardan Yükseköğretim Kurulunun seçeceği üç kişi..." ibaresinin, Anayasa'nın 13., 104., 130. ve 131. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I- OLAY
Üniversite rektör adaylığı seçimine katılan ve öğretim üyeleri tarafından yapılan seçimde ikinci yüksek oyu alarak altı kişilik aday listesinin ikinci sırasında bulunan, ancak Yükseköğretim Kurulu tarafından seçilerek Cumhurbaşkanına sunulan üç kişilik listede yer almayan davacının, rektör adayı belirleme işleminin iptali ve Cumhurbaşkanlığı'nın atama işleminin yok sayılması için açtığı davada, itiraz konusu kuralın Anayasa'ya aykırılığı savını ciddî bulan Mahkeme iptali için başvurmuştur.
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2547 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin 3826 sayılı Yasa ile değiştirilen (a) fıkrasının itiraz konusu ibareyi de içeren birinci bendi şöyledir:
"a) Devlet Üniversitelerinde rektör, profesör akademik unvanına sahip kişiler arasından görevdeki rektörün çağrısı ile toplanacak üniversite öğretim üyeleri tarafından seçilecek adaylar arasından Cumhurbaşkanınca atanır. Rektörün görev süresi 4 yıldır. Süresi sona erenler aynı yöntemle yeniden atabilirler. Ancak iki dönemden fazla rektörlük yapılamaz. Rektör, üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü tüzelkişiliğini temsil eder. Rektör adayı seçimleri gizli oyla yapılır. Oy veren her öğretim üyesi oy pusulasına yalnız bir isim yazabilir. Birinci toplantıda öğretim üyelerinin en az yarısının hazır bulunması şarttır. Bu sağlanamadığı takdirde toplantı 48 saat ertelenir ve nisap aranmaksızın seçime geçilir. Bu toplantıda en çok oy alan 6 kişi aday olarak seçilmiş sayılır, bunlardan Yükseköğretim Kurulunun seçeceği üç kişi atanmak üzere Cumhurbaşkanına sunulur. Vakıflarca kurulan üniversitelerde rektör adaylarının seçimi ve rektörün atanması ilgili mütevelli heyet tarafından yapılır."
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa'nın 13., 104., 130. ve 131. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü'nün 8. maddesi gereğince Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Ahmet AKYALÇIN'ın katılımlarıyla 14.12.2000 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu kural, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, Yükseköğretim Kurulu'na verilen görev ve yetkilerin Anayasa'nın 131. maddesinde sayıldığı, bunlar arasında üniversitelerin rektör seçimlerinde, öğretim üyeleri tarafından seçilen altı rektör adayının üçe indirilmesi görevinin bulunmadığı, Yükseköğretim Kurulu tarafından yapılan bu seçimin, yalnız Anayasa'nın 104. ve 130. maddeleri ile Cumhurbaşkanı'na tanınan üniversite rektörünü seçme ve atama yetkisini değil, bu konuda üniversite öğretim üyelerine tanınan seçim hakkını da anlamsız kılarak, öğretim üyelerinin demokratik haklarını sınırlandırdığı, bu nedenlerle de öğretim üyeleri tarafından seçilen altı rektör adayının Yükseköğretim Kurulu tarafından üç adaya indirilmesine ilişkin kuralın, Anayasa'nın 13., 104., 130. ve 131. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Anayasa'nın 130. maddesinin altıncı fıkrasında, "kanunun belirlediği usul ve esaslara göre rektörler Cumhurbaşkanınca seçilir ve atanır" denilmiş, 104 . maddesinde de üniversite rektörlerini seçme görevi Cumhurbaşkanının yürütme alanına ilişkin görevleri arasında sayılmıştır. Böylece, rektörlerin seçimleri ve atanmaları konusundaki nihaî yetki Cumhurbaşkanı'na verilirken buna ilişkin usul ve esasları belirleme yetkisi ise yasakoyucuya bırakılmıştır.
2547 sayılı Yasa'nın 13. maddesinin (a) fıkrasının 3826 sayılı Yasa ile değiştirilen birinci bendi uyarınca, üniversite öğretim üyeleri tarafından altı rektör adayının seçilmesi, bunlar arasından Yükseköğretim Kurulu'nca belirlenecek üç adayın da seçim ve atama yapılmak üzere Cumhurbaşkanı'na sunulması, Anayasa'nın 130. maddesine göre, rektör seçimi ve atanması konusunda yasakoyucuya verilen düzenleme yetkisi bağlamında Cumhurbaşkanı'nın yapacağı seçimden önce adayların saptanması işlemidir. Kuşkusuz, Yükseköğretim Kurulu, Cumhurbaşkanı'na sunulacak üç adayı belirlerken, üniversite öğretim üyelerinin seçtikleri adayların aldıkları oy oranı ve buna göre yapılan sıralama ile diğer objektif ölçütleri de gözeterek Cumhurbaşkanı'nın rektör seçme ve atama yetkisinin adil ve hukuka uygun olarak kullanılması için gerekli ortamı sağlayacak, ayrıca, bu işlem, yargı denetimine de açık olacaktır.
Belirtilen nedenlerle kural, Anayasa'nın 104. ve 130. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
Sacit ADALI ve Fazıl SAĞLAM bu görüşlere ek gerekçe ile katılmışlardır.
Konunun Anayasa'nın 13. ve 131. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.
VI- SONUÇ
4.11.1981 günlü, 2547 sayılı "Yükseköğretim Kanunu"nun 13. maddesinin 3826 sayılı Yasa ile değiştirilen (a) fıkrasının 1. bendinde yer alan "...bunlardan Yükseköğretim Kurulunun seçeceği üç kişi..." ibaresinin Anayasa'ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, 11.11.2003 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
EK GEREKÇE
1982 Anayasası'na göre rektörleri seçme ve atama yetkisi Cumhurbaşkanı'na verilmiştir. Bu kuralda herhangi bir değişiklik yapılmış değildir. Bu nedenle "kanunun belirleyeceği usul ve esaslar" Cumhurbaşkanı'nın bu yetkisini etkisiz kılacak bir düzenleme olamaz. Tam aksine ona yardımcı bir işleve sahip olmak zorundadır. Bu amaçla çıkarılacak bir yasa bu işlevi yerine getirme yetkisini, yasanın orijinal metninde olduğu gibi yalnızca YÖK'e verebileceği gibi, itiraz konusu kuralda düzenlendiği şekilde YÖK ile birlikte ilgili üniversitenin öğretim üyelerinin de katılımına açık tutabilir. Ancak üniversite özerkliğinin asli sahipleri olan öğretim üyelerinin iradesine öncelik veren bir yöntemin rektörlerin seçilmeleri ve atanmaları bakımından üniversite özerkliğine ve demokratik ilkelere daha uygun düştüğü de kuşkusuzdur. İtiraz konusu kuralda orta bir yol izlenerek, rektör adaylarının seçimi önce o üniversitenin bilimsel özerkliğinin asli sahibi olan öğretim üyelerince yapılmakta, bu seçim sonunda belirlenen 6 kişilik aday listesi, YÖK bünyesinde yapılan ikinci bir seçimle üçe indirilmektedir. Burada YÖK'ün seçme yetkisini birinci seçmenin iradesine uygun olarak kullanması asıldır. Aksi takdirde asıl seçmenin iradesine müdahale edilmiş olur. Böyle bir müdahalenin haklı olabilmesi için hukuken geçerli bir nedene dayanması gerekir. Örneğin sıralamada üst sırada yer alan bir adayın, yasanın aradığı koşulları taşımaması, üniversite özerkliği ve onun gerektirdiği bilimsel bağımsızlıkla ya da akademik etik kuralları ile bağdaşmayan bir eylem ya da eserinin bir tespit edilmiş olması, bir sıralama değişikliğini haklı ve gerekli kılabilir.
Üniversitelerde yapılan rektör adayı seçimlerine altıdan fazla adayın katılması göstermelik bir durumdur. Yarışma çoğu kez iki, üç ya da dört aday arasında cereyan eder. Bu durumda dava konusu olayda olduğu gibi, salt yasanın öngördüğü 6 kişilik listeyi oluşturmak ve böylece rektörlük seçiminin yapay bir biçimde tekrarlanmasını önlemek amacıyla kendisine oy veren sembolik adaylar gündeme gelir. Bunlar gerçek anlamda aday değildir. YÖK'ün bu türden sembolik iki aday yanında seçilmesini istediği bir gerçek adayı ekleyerek Cumhurbaşkanı'na üç kişilik liste sunması, Anayasa'nın Cumhurbaşkanı'na tanıdığı bir yetkiyi kullanılmaz hale getirir.
YÖK'ün öğretim üyelerinin iradesine haksız bir biçimde müdahale etmesi ve/veya yasanın kendisine tanıdığı yardımcı nitelikteki bir yetkiyi Cumhurbaşkanının Anayasa'da öngörülmüş olan yetkisini etkisiz kılacak biçimde kullanması halinde, böyle bir işlemin iki yoldan denetlenmesi mümkündür. Cumhurbaşkanı olayda olduğu gibi listeyi geri çevirebilir ve/veya hak ve menfaati haleldar olan aday, idari yargıya başvurarak YÖK işleminin yürütülmesinin durdurulmasını ve iptalini isteyebilir. İtiraz konusu kuralı her iki denetim olanağına da açık olarak yorumlamak, Anayasa'nın 104, 130 ve 125. maddelerinin gereğidir. İtiraz konusu kural, yukarıdaki anlam ve kapsamıyla Anayasa'ya aykırı görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle karara bu ek gerekçe ile katılıyoruz.
Başkan
Mustafa BUMİN
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
Üye
Yalçın ACARGÜN
Üye
Sacit ADALI
Üye
Ali HÜNER
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
Üye
Ertuğrul ERSOY
Üye
Tülay TUĞCU
Üye
Ahmet AKYALÇIN
Üye
Mehmet ERTEN
Üye
Fazıl SAĞLAM
Üye
Sacit ADALI
Üye
Fazıl SAĞLAM