Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2017/24753, 15.09.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2017/24753
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

NEVRİ İLHAN BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/24753)

Karar Tarihi: 15/9/2020

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, kamulaştırmasız el atma davasının

reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 23/5/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet

Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

ilgili olaylar özetle şöyledir:

8. Tekirdağ'ın Saray ilçesine bağlı Küçükyoncalı

Mahallesi'nde bulunan 717 parsel sayılı taşınmazın 1/2 hissesi başvurucu adına

kayıtlıdır.

9. Başvurucu tarafından Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.

(TEDAŞ) aleyhine 9/2/2015 tarihinde Saray Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme)

anılan taşınmazın üzerine enerji nakil hattı direği dikmek ve üzerinden enerji

nakil hattı geçirmek suretiyle taşınmazına el atıldığı gerekçesiyle

kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açılmıştır.

10. Başvurucu, açtığı davanın belirsiz alacak davası

olduğunu belirterek 100 TL tazminat talebinde bulunmuştur. Başvurucu 7/10/2016

tarihli dilekçesiyle tazminat miktarını yükselterek 1.310,41 TL ödenmesini

talep etmiştir.

11. Mahkemece 22/2/2017 tarihinde davanın kesin

olarak reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde,

Büyükyoncalı-Küçükyoncalı enerji nakil hattının proje aşamasında kalması

nedeniyle zemine tesis edilmediği ve başvuru konusu taşınmazdan Küçükyoncalı

şehir şebekesi kapsamındaki alçak gerilim hattının geçtiği belirtilmiştir. Öte

yandan mevcut enerji nakil hattının, anılan taşınmazın tapu kütüğünde beyanlar

hanesinde TEDAŞ adına şerhli hat olmadığı açıklanmıştır.

12. Nihai karar 2/5/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir.

13. Başvurucu 23/5/2017 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

14. Mahkemenin 15/9/2020 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun

İddiaları

15. Başvurucu; elektrik direği dikilip, enerji nakil

hattı geçirilerek taşınmazına kamulaştırmasız el atılmasına rağmen açtığı

tazminat davasının reddedilmesi nedeniyle hak arama hürriyeti ile mülkiyet ve

adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

16. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16). Başvurucunun şikâyetlerinin özünün kamulaştırmasız el atma tazminatına

ilişkin olması nedeniyle başvurunun mülkiyet hakkı kapsamında incelenmesi

gerektiği değerlendirilmiştir.

17. Başvurucunun ileri sürdüğü ihlal iddialarının

niteliği nazara alınarak başvurunun kabul edilebilirlik kriterlerinden olan

anayasal ve kişisel önemden yoksun olma kriteri yönünden incelenmesi gerekir.

18. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında anayasal açıdan önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara

uğramadığı başvuruların esastan incelenmeksizin reddedilebileceği hüküm altına

alınmıştır.

19. Anılan hükümle anayasal ve kişisel önemden yoksun

başvuruların esastan incelenmemesine imkân tanıyan ek bir kabul edilebilirlik

kriteri getirilmiştir. Dolayısıyla diğer tüm kabul edilebilirlik kriterlerini

taşısa, hatta esas hakkında incelemeye geçildiğinde ihlal kararı verilebilecek

özelikte olsa bile 6216 sayılı Kanun’da belirtilen nitelikteki bir başvuru

kabul edilemez bulunabilecektir (K.V. [GK], B. No: 2014/2293,

1/12/2016, § 55).

20. Kanun’da anayasal ve kişisel önemden yoksun

başvuruların kabul edilemez bulunabilmesi için iki koşul öngörülmüştür. Anayasal

önem olarak adlandırılabilecek olan birinci koşul başvurunun Anayasa’nın

uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi

açısından önem taşımaması, kişisel önem olarak adlandırılabilecek

olan ikinci koşul ise başvurucunun önemli bir zarara uğramamasıdır (K.V.

§ 57).

21. Anayasa hükümlerinin yorumlanması açısından önem

taşıma unsurunun başta Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru yoluyla daha önce

yorumlamadığı meseleleri kapsadığında kuşku bulunmamaktadır. Bununla birlikte

Anayasa Mahkemesi, bir meseleyle ilgili olarak daha önce Anayasa’nın ilgili

hükümlerini yorumlamış olsa bile değişen durumları dikkate alarak yeniden

yorumlama ihtiyacı duyabilir. Bu durumda da o meseleye ilişkin başvurunun

anayasal öneminin bulunduğunu kabul etmek gerekir (K.V., § 63).

22. Anayasa hükümlerinin uygulanması açısından başvurunun

önem taşıdığının söylenebilmesi için kamu makamları ve derece mahkemelerinin

belli bir meseleye ilişkin uygulamalarının Anayasa Mahkemesi yorumlarından

farklı olması ve bu farklılığın da önemli olması gerekir (K.V., § 64).

23. Kişisel önemin bulunmaması koşulu ise -başvurucunun

içinde bulunduğu koşullar da dâhil olmak üzere- her olayın kendine özgü

koşulları dikkate alınarak ve objektif verilerden hareket edilerek Anayasa

Mahkemesi tarafından değerlendirilir (K.V., §§ 66, 67).

24. Anayasa Mahkemesi, önüne gelen iddialara ilişkin

birçok başvuruda kamulaştırmasız el atma tazminatının kapsam ve içeriğini

belirlemiştir. Bu kapsamda somut başvuruda dile getirilen şikâyetlere benzer

şekildeki ihlal iddialarına ilişkin başvurularda (Celalettin Aşçıoğlu,

B. No: 2013/1436, 6/3/2014; Cumali Karaşahin, B. No: 2014/2927,

1/2/2017; Mehmet Eray Celepgil ve diğerleri, B. No: 2014/612, 1/2/2017; Mustafa

Asiler, B. No: 2013/3578, 25/2/2015; Şevket Karataş [GK], B. No:

2015/12554, 25/10/2018) ilgili Anayasa kurallarının yorumlandığı

anlaşılmaktadır.

25. Buna göre Anayasa Mahkemesinin sıklıkla uygulanmış

açık bir içtihadının bulunduğu mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ilişkin

başvurunun genel bir soruna işaret etmediği gibi Anayasa'nın uygulanması ve

yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından

da önem taşıdığının ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır.

26. Mahkemece reddedilen tazminat talebinin miktarı

1.310,41 TL'dir. Anılan miktarın başvurucunun mali durumuna ciddi anlamda zarar

verdiği ve kendisi için ne denli önemli olduğu hususunda herhangi bir

açıklamasının olmadığı da gözetildiğinde başvuru konusu miktarın başvurucu

açısından önemli bir zarar olduğu kanaatine ulaşılamamıştır.

27. Sonuç olarak somut olayda başvurunun Anayasa'nın

yorumlanması ve uygulanması açısından önem taşımadığı gibi başvurucunun da

önemli bir zarara uğramadığı sonucuna varılmaktadır.

28. Açıklanan gerekçelerle anayasal ve kişisel önemden

yoksun olduğu anlaşılan başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun anayasal ve kişisel önemden yoksun

olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde

BIRAKILMASINA 15/9/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Kadir ÖZKAYA

Üyeler

:

Celal Mümtaz AKINCI

M. Emin KUZ

Yıldız SEFERİNOĞLU

Basri BAĞCI

Raportör

:

Mahmut ALTIN

Başvurucu

:

Nevri İLHAN

Vekili

:

Av. Taylan YÜRÜTEN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2017/24753, T. 15.09.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2017-24753-basvuru-15-09-2020-626333cae0ce