Anayasa Mahkemesi · İkinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2015/17387, 20.11.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
İkinci Bölüm
Esas No
2015/17387
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

KEREM ALTIPARMAK VE YAMAN AKDENİZ BAŞVURUSU (3)

(Başvuru Numarası: 2015/17387)

Karar Tarihi: 20/11/2019

İKİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, ulusal ölçekte yayın yapan bir gazetenin

internet sayfasında yer alan bir köşe yazısına erişimin engellenmesi kararı

verilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 6/11/2015 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul

edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle

olaylar özetle şöyledir:

7. Başvurucular, başvuru tarihinde internet ve insan

hakları alanında çalışan akademisyenlerdir. Başvurucuların akademik çalışmaları

hakkında detaylı bilgi için Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz (2) (B.

No: 2015/15977, 12/6/2019, § 12) kararına bakılabilir.

8. Ulusal ölçekte yayın yapan Sözcü gazetesinde yer alan

ve gazeteci B.C. tarafından kaleme alınan "Savcı kaçtı, Sanık

oturuyor" başlıklı köşe yazısının çevrim içi versiyonuna talepte

bulunanın dilekçesi üzerine İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğince 7/9/2015

tarihinde erişim engellenmiştir.

9. Başvurucular, bilgi ve fikir alma haklarının ihlal

edildiğini belirterek erişimin engellenmesi kararına itiraz etmişlerdir.

Başvurucuların itirazı taraf sıfatlarının olmadığı, ayrıca bu aşamada bir

zararlarının bulunmadığı gerekçe gösterilerek İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin

2/10/2015 tarihli ek kararı ile reddedilmiştir.

10. Başvurucuların ek karara yaptıkları itiraz da

İstanbul 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 23/10/2015 tarihli kararı ile

reddedilmiştir.

11. Ret kararı başvuruculara 6/11/2015 tarihinde tebliğ

edilmiştir. Başvurucular aynı tarihte bireysel başvuruda bulunmuşlardır.

IV. İLGİLİ HUKUK

12. İlgili uluslararası hukuk kuralları için Kerem

Altıparmak ve Yaman Akdeniz (2) (aynı kararda bkz. §§ 21-26) kararına

bakılabilir.

V. İNCELEME VE

GEREKÇE

13. Mahkemenin 20/11/2019 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

14. Başvurucular;

i. Türkiye'nin önde gelen insan hakları araştırmacıları

ve aktivistlerinden olduklarını, bahsi geçen gazetenin internet sitesinde yer

alan köşe yazısına erişimin engellenmesi nedeniyle yazıyı okuyamadıklarını ve

yazının sahibi gazetecinin görüşlerinden haberdar olamadıklarını, bilgiye

ulaşamamaları nedeniyle kendileri ile birlikte tüm internet kullanıcılarının

ifade özgürlüğünün ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

ii. Sulh Ceza Hâkimliklerince verilen erişimin

engellenmesi tedbirine yaptıkları itirazların reddi kararlarının gerekçesiz

olduğunu belirterek gerekçeli karar haklarının ihlal edildiğini iddia

etmişlerdir.

B. Değerlendirme

15. Başvurucular, İstanbul 1. Sulh Ceza Hâkimliği

tarafından verilen erişimin engellenmesi kararı sonucunda ulusal ölçekte yayın

yapan bir gazetenin internet sitesinde yer alan bir köşe yazısına erişimin

engellendiğinden şikâyet etmektedirler. Başvurucular, internet kullanıcıları ve

özellikle insan hakları alanında çalışmalar yürüten akademisyenler olarak bu

kararın kendilerinin de aralarında bulunduğu tüm internet kullanıcılarının

haber ve fikir alma, bilgiye erişme haklarına müdahale oluşturduğunu iddia

etmektedirler.

16. Anayasa'nın "Düşünceyi açıklama ve yayma

hürriyeti" kenar başlıklı 26. maddesinin ilgili kısmı şöyledir:

"Herkes, düşünce ve kanaatlerini

söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve

yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın

haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar..."

17. Anayasa Mahkemesi internetin halkın haber almasının

ve bilgilerin iletilmesinin gelişiminde önemli bir role sahip olduğunu,

herhangi bir sınırlama gözetmeksizin herkesin haber ve fikirlere ulaşması ile

fikirlerini yayması noktasında çok önemli bir imkân sağladığını ve bu durumun

ifade özgürlüğü açısından çok geniş bir alan yarattığını daha önce pek çok defa

belirtmiştir. Dolayısıyla internet sitelerine veya internet sitelerinde yer

alan haber ve fikirlere erişimin engellenmesi biçiminde getirilen her türlü

kısıtlama, bilgi alma ve verme özgürlüğüne müdahale niteliğindedir (Birgün

İletişim ve Yayıncılık A.Ş. [GK], B. No: 2015/18936, 22/5/2019, §§ 50, 51; Medya

Gündem Dijital Yayıncılık Ticaret A.Ş. [GK], B. No: 2013/2623, 11/11/2015,

§ 34; C.K. [GK], B. No: 2014/19685, 15/3/2018, § 27).

18. Bununla birlikte 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı

Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 46.

maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bir kişinin Anayasa Mahkemesine

bireysel başvuruda bulunabilmesi için mağdur statüsüne sahip olması gerekir.

Anayasa Mahkemesi Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz (2) kararında; haber

ve fikir alma özgürlüğünün internet sitelerine erişimin engellenmesi şeklinde

yapılan her müdahaleden herkesin doğrudan etkilendiği ve bu tedbir nedeniyle

mağdur olduğu anlamına gelecek şekilde geniş yorumlanamayacağını, müdahalenin

dolaylı etkilerine maruz kalınmış olmanın başvurucunun mağdur sıfatı

taşıdığının kabul edilebilmesinde yeterli olmayacağını vurgulamıştır (Kerem

Altıparmak ve Yaman Akdeniz (2), § 35).

19. Anayasa Mahkemesi, ifade aracına yönelik müdahaleler

nedeniyle bilgi ve fikir alma hakkına sahip olan üçüncü kişiler tarafından

ifade özgürlüğünün ihlali iddiasıyla yapılan başvurularda, başvurucuların

mağdur sıfatını taşıyıp taşımadığı hususunun somut olayın koşulları bağlamında

değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş ve başvurucuların mağdur sıfatı

taşıdıklarının kabul edilebilmesi için somut olayda bulunması gereken birtakım

kriterler belirlemiştir. Buna göre Anayasa Mahkemesi söz konusu değerlendirmeyi

yaparken somut olayın koşullarına uyduğu ölçüde;

i. Başvurucunun ifade aracını (internet sitesi, sosyal

medya platformu, kitap, gazete, dergi vb.) kullanma şekli (içerik sağlayıp

sağlamaması: aktif kullanıcı-pasif kullanıcı),

ii. İfade açıklamasına yönelik tedbirin bilgi alma

hakkına sahip başvurucu üzerinde doğurabileceği sonuçların ağırlığı,

iii. Bilgiye başka yollardan erişim sağlama imkânının

bulunup bulunmadığı,

iv. İfade aracının (somut olayda erişimi engellenen

internet sitelerinin ve sosyal medya hesaplarının) özellikleri (kullanıcı/ziyaretçi/takipçi

sayısı, işlevi, ulusal/uluslararası platformlarda bilinirliği, alternatifi olup

olmaması vb.),

v. İfade aracına yapılan müdahale nedeniyle önemli bir

iletişim kaynağından yoksun kalınıp kalınmadığı,

vi. Alınan tedbirin başvurucunun kamusal tartışmaya

katılımına engel olup olmadığı,

vii. Alınan tedbir nedeniyle başvurucunun somut olarak

belirlenebilir bir menfaatten yoksun kalıp kalmadığı gibi hususları inceleyerek

sonuca varmaktadır (Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz (2), § 37).

20. Başvurucuların mağdur sıfatı taşıdıklarını

kanıtlayabilmeleri için erişimin engellenmesi tedbiri ile bilgi ve fikir alma

hakları arasında yukarıda sayılan hususlar temelinde bağ kurma ve soyut

iddialardan kaçınma yükümlülüğü vardır (Kerem Altıparmak ve Yaman Akdeniz

(2), § 38).

21. Başvurucular, uzun yıllardır ifade özgürlüğü ve

internet alanında çalışan akademisyenler olmaları sebebiyle erişimin

engellenmesi şeklindeki şikâyet konusu tedbirin kendilerini yakından

ilgilendirdiğini ileri sürmüş ancak bu tedbirin akademik çalışmaları üzerindeki

etkilerini açıklamamışlardır. Başvurucular, belirli bir menfaatten yoksun

kaldıklarına dair de bir kanıt göstermemişlerdir.

22. Başvuru konusu olayda erişimi engellenen köşe

yazısının yer aldığı gazete ulusal ölçekte yayın yapmaktadır ve anılan yazının

yer aldığı gazete nüshasının basılı versiyonuna ilişkin herhangi bir tedbir

kararı bulunmamaktadır. Dolayısıyla gazetenin okurları olan başvurucuların bu

yazıya başka bir yolla erişim imkânı sağlayamadıklarından söz edilemez. Başvurucuların

anılan tedbir nedeniyle önemli bir iletişim kaynağından yoksun bırakıldıkları,

bu durumun kamusal tartışmaya katılmalarına engel oluşturduğu da tespit

edilememiştir.

23. Günümüzde ifade özgürlüğünün kullanımının en etkili

aracı hâline gelen internet, bünyesinde siyasi sorunlar ya da kamu menfaati ile

ilgili çalışmalara ve tartışmalara katılmaya yönelik temel araçları

barındırmaktadır. Başvurucuların toplumsal konumu ve statüleri de dikkate

alındığında erişimin engellenmesi şeklindeki tedbirin başvurucular üzerinde

herhangi bir etki doğurmadığı da söylenemez (Kerem Altıparmak ve Yaman

Akdeniz (2), § 43). Bununla birlikte somut olay yukarıda yer verilen

ilkeler (bkz. § 19) ışığında değerlendirildiğinde başvurucuların müdahalenin

dolaylı etkilerine maruz kalmaktan öteye geçen bir mağduriyetleri bulunduğunu

ortaya koyamadıkları görülmektedir.

24. Toplumun menfaatinin korunmasını amaçlayan ve halk

davası (actio popularis) olarak isimlendirilen başvurular bireysel

başvuru hakkı kapsamında kabul edilmemektedir (Tezcan Karakuş Candan ve

diğerleri, B. No: 2014/5809, 10/12/2014, § 21; Mahmut Tanal, B. No:

2014/11368, 23/7/2014, § 20; Liberal Demokrat Parti, B. No: 2014/11268,

23/7/2014, § 18). Müdahalenin subjektif yani bireysel olarak doğrudan maruz

kalınan somut etkileri açıklanamadığı sürece müdahale nedeniyle bilgiye ulaşma

hakkına halel geldiğine yönelik objektif çıkarımlarda bulunmak başvurunun

halk davası olarak nitelendirilmesine engel olamayacaktır (Kerem

Altıparmak ve Yaman Akdeniz (2), § 44).

25. Yukarıda yer verilen hususlar ışığında başvurucuların

erişimin engellenmesi tedbiri ile bilgi ve fikir alma hakları arasında doğrudan

ve kişisel bir bağ kuramadıkları, mağdur olduklarını soyut iddialardan öteye

geçen, makul ve ikna edici gerekçelerle kanıtlayamadıkları sonucuna

varılmıştır.

26. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin kişi bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. İfade özgürlüklerinin ihlal edildiğine ilişkin

iddianın kişi bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde

BIRAKILMASINA 20/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Recep KÖMÜRCÜ

Üyeler

:

Engin YILDIRIM

Celal Mümtaz AKINCI

Rıdvan GÜLEÇ

Recai AKYEL

Raportör Yrd.

:

Derya ATAKUL

Başvurucular

:

1. Kerem ALTIPARMAK

2. Yaman AKDENİZ

Vekili

:

Av. Sevgi KALAN GÜVERCİN

Av. Ali Deniz CEYLAN

Atıf: Anayasa Mahkemesi İkinci Bölüm, B. No: 2015/17387, T. 20.11.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-ikinci-bolum-2015-17387-basvuru-20-11-2019-f14b541e04c4