Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/3550, 28.01.2021

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2018/3550
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

ARABİ ACU VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2018/3550)

Karar Tarihi: 28/1/2021

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN

KONUSU

1. Başvuru, taksirli eylem sonucu meydana gelen patlama

olayına ilişkin ceza soruşturmasının uzun sürmesi nedeniyle makul sürede

yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.

II. BAŞVURU

SÜRECİ

2. Başvuru 16/1/2018 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden

yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik

incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

III. OLAY VE

OLGULAR

5. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve

Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden ulaşılan bilgi ve belgelere

göre ilgili olaylar özetle şöyledir:

6. Zeytinburnu Cumhuriyet Başsavcılığının 2/7/2007

tarihli iddianamesi ile başvurucuların içinde bulunduğu araç hareket hâlinde

iken LPG bağlantılarından sızan gazın parlamasıyla araçta çıkan yangında

başvurucuların yaralandığı, şirket yetkilisi olan şüphelilerin benzinli araca

otogaz dönüşüm sistemi uygularken gereken dikkat ve özen yükümlülüğünü göstermeyerek

montaj hatası yaptıkları, gaz tahliye deliği açmadıkları için araçta gaz

sıkışması sonucu gazın parlamasına, aracın yanmasına ve araç içinde bulunan

başvurucuların yaralanmalarına neden oldukları belirtilerek taksirle yaralama

suçundan kamu davası açılmıştır.

7. Zeytinburnu 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen

yargılama, Zeytinburnu Adliyesinin kapatılarak dosyaların Bakırköy Adliyesine

devredilmesi üzerine Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesinin (Asliye Ceza

Mahkemesi) 2007/2734 Esas sayısına kaydedilmiştir.

8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/2/2011 tarihli kararıyla

her iki sanığın müsnet suçtan neticeten ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile

cezalandırılmalarına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

9. Kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesinin (Ceza Dairesi)

18/6/2013 tarihli kararıyla bozulması üzerine dosya Asliye Ceza Mahkemesinin

2013/426 Esasına kayden devam eden yargılamada 1/12/2015 tarihli karar ile

yeniden her iki sanığın müsnet suçtan neticeten ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile

cezalandırılmalarına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir.

10. Ceza Dairesinin 31/10/2017 tarihli kararıyla onanan

karar 18/12/2017 tarihinde kesinleşmiştir.

11. Başvurucular, Ceza Dairesi kararından kesinleşme

şerhiyle haberdar olduklarını belirterek 16/1/2018 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE

GEREKÇE

12. Mahkemenin 28/1/2021 tarihinde yapmış olduğu

toplantıda başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucuların

İddiaları

13. Başvurucular, olaya ilişkin ceza soruşturmasının

makul sürede tamamlanmaması nedeniyle adil yargılanma hakkının, usul ekonomisi

ilkesinin, hak arama özgürlüğünün ve makul sürede yargılanma hakkının ihlal

edildiği ileri sürmüşlerdir.

B. Değerlendirme

14. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından

yapılan hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki

tavsifini kendisi takdir eder (Tahir Canan, B. No: 2012/969, 18/9/2013,

§ 16).

15. Somut olayda başvurucular yaşam hakkının ihlal

edildiği yönünde bir iddiayı Anayasa Mahkemesi önünde dile getirmemiştir.

Başvurucular, olaya ilişkin olarak yaşamı koruma yükümlülüğü bağlamında kamu

makamlarına herhangi bir kusur atfetmedikleri gibi olay hakkında açılan kamu

davası sonucunda verilen cezaların yetersiz olduğu yönünde bir iddiada da

bulunmamıştır. Başvurucuların yalnızca ceza soruşturmasının uzun sürmesini

başvuru konusu yapması nedeniyle başvurucuların tüm iddialarının makul sürede

yargılanma hakkı kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

16. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 45. maddesinin (1) numaralı

fıkrasına göre bireysel başvurunun incelenebilmesi için kamu gücü tarafından

ihlal edildiği iddia edilen hakkın Anayasa’da güvence altına alınmış olmasının

yanı sıra Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Türkiye’nin taraf

olduğu Sözleşme'ye ek protokoller kapsamına da girmesi gerekir. Anayasa ve

Sözleşme’nin ortak koruma alanı dışında kalan hak ihlali iddiasını içeren

başvurular bireysel başvuru kapsamında değildir (Onurhan Solmaz, B. No:

2012/1049, 26/3/2013, § 18).

17. Sözleşme’nin 6. maddesinde, adil yargılanmaya ilişkin

güvencelerin medeni hak ve yükümlülükler ile ilgili uyuşmazlıkların ve bir suç

isnadının esasının karara bağlanması esnasında geçerli olduğu belirtilerek

hakkın kapsamı bu konularla sınırlandırılmıştır. Dolayısıyla bahsedilen hâller

dışında kalan adil yargılanma hakkının ihlali iddiasına dayanan başvurular,

Anayasa ve Sözleşme kapsamı dışında kalacağından bireysel başvuruya konu

olamaz. Bir ceza davasında üçüncü kişilerin cezalandırılmasını talep eden

mağdur, suçtan zarar gören, şikâyetçi veya katılan sıfatını haiz kişiler

Sözleşme’nin 6. maddesinin koruma alanı dışında kalmaktadır (Onurhan Solmaz,

§§ 23, 24).

18. Bu kuralın istisnaları, ceza davasında medeni hak

talebine imkân veren bir sistemin benimsenmiş olması veya ceza davası sonucunda

verilen kararın hukuk davası açısından etkili ya da bağlayıcı olması hâlleridir

(Süreyya Kıran ve diğerleri, B. No: 2015/1782, 21/3/2019, § 30).

4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun yürürlüğe girmesi

ile ceza muhakemesinde şahsi hak iddiasında bulunma imkânı ortadan kalkmıştır.

Bu nedenle bir ceza davasında mağdur, suçtan zarar gören, şikâyetçi veya

katılan sıfatını haiz kişilerin yargılamanın uzun sürmesine ilişkin ihlal

iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi mümkün

değildir.

19. Somut olayda başvurucuların bu başlık altındaki

iddialarının adil yargılanma hakkı kapsamına girmediği anlaşılmıştır.

20. Açıklanan gerekçelerle başvurunun diğer kabul

edilebilirlik koşulları yönünden incelenmeksizin konu bakımından yetkisizlik

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine

ilişkin iddianın konu bakımından yetkisizlik nedeniyle KABUL EDİLEMEZ

OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucular üzerinde

BIRAKILMASINA 28/1/2021 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Hicabi DURSUN

Muammer TOPAL

Recai AKYEL

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Tuğçe TAKCI

Başvurucular

:

1. Arabi ACU

2. Lokman ACU

3. Mehmet Emin ACU

4. Mırra ACU

5. Seyfettin ASLAN

Başvurucular Vekili

:

Av. Vahap ABEŞ

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2018/3550, T. 28.01.2021, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2018-3550-basvuru-28-01-2021-437f21fca0d5