Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2017/6422, 12.02.2020

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2017/6422
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MET-AY OTO KİRALAMA ORG. TUR. TİC. VE SAN.

A.Ş. BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2017/6422)

Karar Tarihi: 12/2/2020

R.G. Tarih ve Sayı: 27/3/2020 - 31081

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, kiraya veren sıfatıyla aleyhe idari para cezası

uygulanması nedeniyle masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddiasına

ilişkindir.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 6/3/2017 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve

esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir.

6. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

7. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili

olaylar özetle şöyledir:

8. Çeşme İlçe Emniyet Müdürlüğünce, araç kiralama işiyle uğraşan

başvurucuya sürücü belgesi olmaksızın araç kullandırması nedeniyle 1.609 TL

idari para cezası verilmiştir.

9. Başvurucu, anılan idari para cezasına itiraz etmiş; itiraz

Çeşme Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/1/2017 tarihli kararıyla kesin olarak

reddedilmiştir.

10. Anılan karar, başvurucuya 2/2/2017 tarihinde tebliğ

edilmiştir.

11. Başvurucu 6/3/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.

IV. İNCELEME VE GEREKÇE

12. Mahkemenin 12/2/2020 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Başvurucunun İddiaları

13. Başvurucu; araç kiralama şirketi sahibi olduğunu, aracını

kiralayan Ş.Ş. isimli kişinin ehliyetinin bulunmaması nedeniyle ehliyetsiz araç kullandırdığı iddiasıyla

hakkında idari para cezası uygulandığını, idari para cezasına itirazının

reddedildiğini belirterek suç ve cezaların kanuniliği ve şahsiliği ilkesinin

ihlal edildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme

14. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucu tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013, § 16). Başvurucunun iddialarının masumiyet karinesi

kapsamında incelenmesi gerektiği değerlendirilmiştir.

15. Başvurucunun ileri sürdüğü ihlal iddialarının niteliği

nazara alınarak başvurunun kabul edilebilirlik kriterlerinden olan anayasal ve

kişisel önemden yoksun olma kriteri yönünden incelenmesi gerekir.

16. 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin

Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 48. maddesinin (2) numaralı

fıkrasında anayasal açıdan önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara

uğramadığı başvuruların esastan incelenmeksizin reddedilebileceği hüküm altına

alınmıştır.

17. Anılan hükümle anayasal ve kişisel önemden yoksun

başvuruların esastan incelenmemesine imkân tanıyan ek bir kabul edilebilirlik

kriteri getirilmiştir. Dolayısıyla diğer tüm kabul edilebilirlik kriterlerini

taşısa hatta esas hakkında incelemeye geçildiğinde ihlal kararı verilebilecek

özellikte olsa bile 6216 sayılı Kanun’da belirtilen nitelikteki bir başvuru

kabul edilemez bulunabilecektir (K.V.

[GK], B. No: 2014/2293,

1/12/2016, § 55).

18. 6216 sayılı Kanun’da anayasal ve kişisel önemden yoksun

başvuruların kabul edilemez bulunabilmesi için iki koşul öngörülmüştür. Anayasal önem olarak adlandırılabilecek

olan birinci koşul başvurunun Anayasa’nın

uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının

belirlenmesi açısından önem taşımaması, kişisel önem olarak adlandırılabilecek olan ikinci koşul ise

başvurucunun önemli bir zarara uğramamasıdır

(K.V., § 57).

19. Anayasa hükümlerinin yorumlanması açısından önem taşıma

unsurunun başta Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru yoluyla daha önce

yorumlamadığı meseleleri kapsadığında kuşku bulunmamaktadır. Bununla birlikte

Anayasa Mahkemesi, bir meseleyle ilgili olarak daha önce Anayasa’nın ilgili

hükümlerini yorumlamış olsa bile değişen durumları dikkate alarak yeniden

yorumlama ihtiyacı duyabilir. Bu durumda da o meseleye ilişkin başvurunun

anayasal öneminin bulunduğunu kabul etmek gerekir (K.V., § 63).

20. Anayasa hükümlerinin uygulanması açısından başvurunun önem

taşıdığının söylenebilmesi için kamu makamları ve derece mahkemelerinin belli

bir meseleye ilişkin uygulamalarının Anayasa Mahkemesi yorumlarından farklı

olması ve bu farklılığın da önemli olması gerekir (K.V., § 64).

21. Kişisel önemin bulunmaması koşulu ise -başvurucunun içinde

bulunduğu koşullar da dâhil olmak üzere- her olayın kendine özgü koşulları

dikkate alınarak ve objektif verilerden hareket edilerek Anayasa Mahkemesi

tarafından değerlendirilir (K.V.,

§§ 66, 67).

22. Anayasa Mahkemesi, önüne gelen iddialara ilişkin birçok

başvuruda masumiyet karinesinin kapsam ve içeriğini belirlemiştir. Bu kapsamda

somut başvuruda dile getirilen şikâyetlere benzer şekildeki ihlal iddialarına

ilişkin başvurularda (Taner Koyuncu, B. No: 2015/11678, 24/5/2018, §§ 30-33;

Mehmet Güzeloğlu, B. No: 2014/3134, 7/6/2017, §§ 38-41; Mehmet Şirin Akın, B.

No: 2015/17644, 3/7/2018, §§ 33-36) ilgili Anayasa kurallarının yorumlandığı

anlaşılmaktadır.

23. Buna göre Anayasa Mahkemesinin sıklıkla uygulanmış açık bir

içtihadının bulunduğu masumiyet karinesinin ihlal edildiğine ilişkin başvurunun

genel bir soruna işaret etmediği gibi Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması

veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından da önem

taşıdığının ortaya konulamadığı sonucuna varılmıştır.

24. Başvurucu, aleyhine uygulanan idari para cezası miktarının

1.609 TL olduğunu ifade etmektedir. Anılan miktarın araç kiralama şirketi

sahibi olan başvurucunun mali durumuna ciddi anlamda zarar verdiği ve kendisi

için ne denli önemli olduğu hususunda herhangi bir açıklamasının olmadığı da

gözetildiğinde başvuru konusu miktarın başvurucu açısından önemli bir zarar

olduğu kanaatine ulaşılamamıştır.

25. Sonuç olarak somut olayda başvurunun Anayasa'nın

yorumlanması ve uygulanması açısından önem taşımadığı gibi başvurucunun da önemli

bir zarara uğramadığı kanısına varılmıştır.

26. Açıklanan gerekçelerle anayasal ve kişisel önemden yoksun

olduğu anlaşılan başvurunun diğer kabul edilebilirlik şartları yönünden

incelenmeksizin kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

V. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. Başvurunun anayasal ve

kişisel önemden yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

12/2/2020 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Serdar ÖZGÜLDÜR

Burhan ÜSTÜN

Yusuf Şevki HAKYEMEZ

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Cafiye Ece YALIM

Başvurucu

:

MET-AY Oto Kiralama Org. Tur. Tic. ve

San. A.Ş.

Vekili

:

Av. Bora DEMİR

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2017/6422, T. 12.02.2020, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2017-6422-basvuru-12-02-2020-8e21e64b26d2