Anayasa Mahkemesi · Birinci Bölüm

Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/10819, 19.11.2019

Mahkeme
Anayasa Mahkemesi
Daire
Birinci Bölüm
Esas No
2014/10819
Karar Tarihi

TÜRKİYE CUMHURİYETİ

ANAYASA MAHKEMESİ

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

MEHMET SAYAT BAŞVURUSU

(Başvuru Numarası: 2014/10819)

Karar Tarihi: 19/11/2019

BİRİNCİ BÖLÜM

KARAR

I. BAŞVURUNUN KONUSU

1. Başvuru, ifade özgürlüğü kapsamında kalan birtakım eylemlerin

terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyette delil olarak kullanılması nedeniyle

başvurucunun ifade özgürlüğünün ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuruda

ayrıca uzun sayılacak bir sürede yargılamanın yapılmış olması nedeniyle makul

sürede yargılanma hakkının, yargılama sürecinde uzun süre tutuklu kalınması

nedeniyle ise kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiği ileri

sürülmüştür.

II. BAŞVURU SÜRECİ

2. Başvuru 26/6/2014 tarihinde yapılmıştır.

3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön

incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur.

4. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm

tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

5. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına

(Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüş bildirmemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

6. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar

özetle şöyledir:

7. Başvurucu 1981 doğumlu olup olayların meydana geldiği tarihte

Karabük Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Makine Eğitimi Bölümü

öğrencisidir.

8. Başvurucu; terör örgütüne üye olmak ve terör örgütünün

propagandasını yapmak suçlarını işlediği gerekçesiyle bir gün gözaltında

tutulduktan sonra 24/4/2008 tarihinde tutuklanmıştır. Cumhuriyet savcısı

21/10/2008 tarihli iddianamesi ile başvurucunun terör örgütüne üye olmak ve

terör örgütünün propagandasını yapmak suçlarından cezalandırılmasını talep

etmiştir.

9. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 3/11/2008 tarihinde,

iddianamenin kabulüne karar vermiş ve E.2008/372 sayılı dosya üzerinden

kovuşturma aşaması başlamıştır. İlk derece mahkemesi 22/4/2010 tarihli

duruşmada başvurucunun tahliyesine karar vermiştir.

10. Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi 15/9/2011 tarihinde,

başvurucunun terör örgütüne üye olmak suçundan mahkûmiyetine hükmetmiş ve 6 yıl

3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir. Terör örgütünün

propagandasını yapmak suçundan ise başvurucunun beraatine

hükmetmiştir.

11. Terör örgütü üyeliğinden mahkûmiyete ilişkin kararı

başvurucunun temyiz etmesi üzerine karar, Yargıtay 9. Ceza Dairesi tarafından

4/4/2014 tarihinde onanmıştır.

12. Başvurucu, kararın 14/7/2014 tarihinde tebliğ edildiğini

belirtmiştir.

13. Başvurucu 26/6/2014 tarihinde bireysel başvuruda

bulunmuştur.

IV. İLGİLİ HUKUK

14. İlgili ulusal ve uluslararası hukuk için bkz. Metin Birdal ([GK] B. No: 2014/15440, 22/5/2019, §§ 28-39)

başvurusu hakkında verilen karar.

V. İNCELEME VE GEREKÇE

15. Mahkemenin 19/11/2019 tarihinde yapmış olduğu toplantıda

başvuru incelenip gereği düşünüldü:

A. Makul Sürede

Yargılanma Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

16. Başvurucu, yargılamanın uzun sürdüğünü belirterek adil

yargılanma hakkı bağlamında makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

17. Bireysel başvuru sonrasında, 31/7/2018 tarihli ve 30495

sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 25/7/2018 tarihli

ve 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına

Dair Kanun'un 20. maddesiyle 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Avrupa İnsan

Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle

Çözümüne Dair Kanun'a geçici madde eklenmiştir.

18. 6384 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddeye göre

yargılamaların uzun sürmesi ve yargı kararlarının geç veya eksik icra edilmesi

ya da icra edilmemesi şikâyetiyle Anayasa Mahkemesine yapılan ve bu maddenin

yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde derdest olan

bireysel başvuruların, başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle verilen kabul

edilemezlik kararının tebliğinden itibaren üç ay içinde yapılacak müracaat

üzerine Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Tazminat Komisyonu Başkanlığı (Komisyon)

tarafından incelenmesi öngörülmüştür.

19. Ferat Yüksel (B. No: 2014/13828, 12/9/2018)

kararında Anayasa Mahkemesi yargılamaların makul sürede sonuçlandırılmadığı ya

da yargı kararlarının geç veya eksik icra edildiği ya da hiç icra edilmediği

iddiasıyla 31/7/2018 tarihinden önce gerçekleştirilen bireysel başvurulara

ilişkin olarak Tazminat Komisyonuna başvuru yolunun ilk bakışta ulaşılabilir ve

ihlal iddialarıyla ilgili başarı şansı sunma ve yeterli giderim sağlama

kapasitesi olduğunu değerlendirmiştir. Buna göre Tazminat Komisyonuna başvuru

yolu tüketilmeden yapılan başvurunun incelenmesinin bireysel başvurunun ikincil niteliği ile bağdaşmayacağı

sonucuna vararak başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul

edilemezlik kararı vermiştir (Ferat Yüksel,

§§ 27-36).

20. Somut başvuru yönünden de söz konusu karardan ayrılmayı

gerektiren bir durum bulunmamaktadır.

21. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının başvuru yollarının tüketilmemiş olması

nedeniyle kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

B. İfade Özgürlüğünün

İhlal Edildiğine İlişkin İddia

1. Başvurucunun İddiaları

22. Başvurucu; gerçekleştirdiği her eylemin ifade özgürlüğünün

kapsamı dışında kabul edildiğini ve örgütle bir bağ kurmak için değerlendirmeye

alındığını belirtmiştir. Başvurucu ayrıca ilgili yasal mevzuata uygun bir

şekilde yayımlanan kitap, dergi ve gazetelerin okunmasının ve bulundurulmasının

delil olarak dikkate alındığını ileri sürerek ifade özgürlüğünün ihlal

edildiğini savunmuştur.

2. Değerlendirme

23. İlk derece mahkemesinin kararı incelendiğinde başvurucunun

terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği hususunda bir tanığın beyanına ve

başvurucunun da aralarında olduğu sanıkların telefon görüşmelerinin içeriğine

dayanıldığı görülmektedir. İlk derece mahkemesi, tanık beyanında ise

başvurucunun örgütsel faaliyetlere katıldığının ve bir piknik etkinliğini

organize ettiğinin ifade edildiğini belirtmiştir.

24. Başvurucu, bazı yayınları bulundurmasının ya da okumasının

terör örgütüne üye olma suçundan delil olarak kullanılmasının ifade

özgürlüğünün ihlali anlamına geldiğini ileri sürmüştür. Ancak mahkûmiyet

gerekçesi incelendiğinde bir tanığın beyanına ve başvurucunun da aralarında

olduğu sanıkların telefon görüşmelerine dayanıldığı görülmektedir. Başvurucunun

bazı yayınları bulundurmasının ilk derece mahkemesince delil olarak

kullanıldığı tespit edilmemiştir.

25. Başvurucu, bazı eylemlerinin Cumhuriyet Savcılığınca

iddianamede delil olarak sunulmasından şikâyetçi olmuş ise de söz konusu

eylemlerinin ilk derece mahkemesince mahkûmiyet hükmünün dayanağı yapılıp

yapılmadığına ilişkin hiçbir değerlendirme yapmamıştır. Öte yandan başvurucu,

mahkûmiyet kararında delil olarak değerlendirmeye alınan bazı eylemlerinin

ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını ileri sürmüş ancak bu iddiasını

somutlaştırmamış; değerlendirmeye alınan hangi delillerin ifade özgürlüğü

kapsamında kaldığı hususunda herhangi bir açıklamada bulunmamıştır.

26. Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurularda, başvuru

konusu olaylarla ilgili delilleri sunmak suretiyle olaylar hakkındaki

iddialarını kanıtlamak ve dayanılan Anayasa hükmünün kendilerine göre ihlal

edildiğine dair açıklamalarda bulunarak hukuki iddialarını ortaya koymak

başvurucuya düşer. Başvurucunun kamu gücünün işlem, eylem ya da ihmali nedeniyle

ihlal edildiğini ileri sürdüğü hak ve özgürlük ile dayanılan Anayasa

hükümlerini, ihlal gerekçelerini, dayanılan deliller ile ihlale neden olduğu

ileri sürülen işlem veya kararların neler olduğunu başvuru dilekçesinde

belirtmesi şarttır. Başvuru dilekçesinde kamu gücünün ihlale neden olduğu iddia

edilen işlem, eylem ya da ihmaline dair olayların tarih sırasına göre özeti

yapılmalı, bireysel başvuru kapsamındaki hak ve özgürlüklerden hangisinin hangi

nedenle ihlal edildiği ve buna ilişkin gerekçelerle deliller açıklanmalıdır (Sabah Yıldızı Radyo ve Televizyon Yayın İletişim

Reklam Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi [GK], B. No: 2014/12727,

25/5/2017, § 19).

27. Sonuç olarak başvurucu, bu başlık altındaki iddialarını

soyut bir şekilde ileri sürmüş; başvuru konusu olaylarla ilgili delilleri

sunarak olaylar hakkındaki iddialarını kanıtlama ve dayanılan Anayasa hükmünün

kendisine göre ihlal edildiğine dair hukuki iddialarını ortaya koyma

yükümlülüğünü yerine getirmemiştir.

28. Açıklanan gerekçelerle başvurucunun iddialarını

temellendirmemiş olduğu anlaşıldığından başvurunun bu kısmının açıkça dayanaktan yoksun olması nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

C. Kişi Hürriyeti ve

Güvenliği Hakkının İhlal Edildiğine İlişkin İddia

29. Başvurucu; hakkında yürütülen yargılamada uzun süre tutuklu

kaldığını, verilen tutukluluğun devamı kararlarının matbu gerekçeler

içerdiğini, adli kontrol tedbirinin neden yetersiz kalacağının kararlarda açıklanmadığını

ve uzun süre tutuklu kalması nedeniyle eğitimini devam ettiremediğini

belirterek kişi hürriyeti ve güvenliği ile eğitim haklarının ihlal edildiğini

ileri sürmüştür.

30. Anayasa Mahkemesi, olayların başvurucular tarafından yapılan

hukuki nitelendirmesi ile bağlı olmayıp olay ve olguların hukuki tavsifini

kendisi takdir eder (Tahir Canan,

B. No: 2012/969, 18/9/2013 § 16). Somut olayda ihlal iddialarının özü

itibarıyla tutukluluğun uzun sürmesine yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Bu

nedenle başvurucunun bu başlık altındaki iddiaları Anayasa'nın 19. maddesinin

yedinci fıkrası kapsamında değerlendirilmiştir.

31. Anayasa Mahkemesi, benzer iddiaların ileri sürüldüğü

başvurulara ilişkin olarak birçok kararında zaman

bakımından yetkisiyle ilgili ilkeleri belirlemiştir. Bu kararlarda

Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuruları inceleme yetkisinin başladığı 23/9/2012

tarihinden önce verilen bir nihai kararla sona eren tutukluluk hâllerine

ilişkin başvuruların zaman bakımından yetki dışında kaldığını kabul etmiştir (Osman Büyüksu,

B. No: 2013/5512, 3/4/2014, §§ 20-24; Ali

Öksüz, B. No: 2013/6065, 3/4/2014, §§ 20-23; Cevdet Genç, B. No: 2012/142, 9/1 /2014,

§§ 24-29).

32. Somut olayda başvurucunun tutukluluk durumu bireysel

başvuruların incelenmeye başlandığı tarih olarak belirlenen 23/9/2012

tarihinden önce sona ermiştir (bkz. § 9). Bu nedenle mevcut başvuruda bahsi

geçen kararlardan ayrılmayı gerektirecek bir durum bulunmamaktadır.

33. Açıklanan gerekçelerle başvurunun bu kısmının zaman bakımından yetkisizlik nedeniyle

kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

VI. HÜKÜM

Açıklanan gerekçelerle;

A. 1. Makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın başvuru yollarının tüketilmemesi

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

2. İfade özgürlüğü ile toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme

hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın açıkça

dayanaktan yoksun olması nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

3. Kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğine ilişkin

iddianın zaman bakımından yetkisizlik

nedeniyle KABUL EDİLEMEZ OLDUĞUNA,

B. Yargılama giderlerinin başvurucu üzerinde BIRAKILMASINA

19/11/2019 tarihinde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

Başkan

:

Hasan Tahsin GÖKCAN

Üyeler

:

Burhan ÜSTÜN

Hicabi DURSUN

Kadir ÖZKAYA

Selahaddin MENTEŞ

Raportör

:

Ömer MENCİK

Başvurucu

:

Mehmet SAYAT

Vekili

:

Av. Serhat KARAŞİN

Atıf: Anayasa Mahkemesi Birinci Bölüm, B. No: 2014/10819, T. 19.11.2019, www.arakarar.com/karar/anayasa-mahkemesi-birinci-bolum-2014-10819-basvuru-19-11-2019-1d4c4e31a3a4