İlk Derece Mahkemesi · Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/545 E. 2022/728 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/545
Karar No
2022/728
Karar Tarihi

T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/545 Esas - 2022/728 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/545 Esas KARAR NO : 2022/728

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVALILAR : 1- ... TİC.LTD.ŞTİ. - ... VEKİLİ : ... - ... : 2- ... - ... VEKİLİ : ... - ... :3- ... LİMİTED ŞİRKETİ - ... VEKİLİ : ... - ...

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 29/07/2021 KARAR TARİHİ : 07/09/2022 YAZIM TARİHİ : ...

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile; dava dışı işçi ...'a ... Genel Müdürlüğü tarafından işçilik alacakları dolayısıyla toplam 17.034,88 TL ödeme yapıldığı, davalı şirketler nezdinde çalışan dava dışı işçi ... için 29.07.2019 tarihinde 10.622,99 TL, 09.09.2019 tarihinde 27.000,00 TL olmak üzere toplamda 37.622,99 TL tazminat ödemesi yapıldığı, davalı şirketler tarafından herhangi bir bedel ödenmemesi sebebiyle ödenen işçilik alacağından davalıların sorumluluğuna düşen 17.034,88 TL'nin rücuen tahsilini talep etme zorunluluğu hasıl olduğu, ... Genel Müdürlüğünün, davalılardan ihale yöntemi ile hizmet alımı yaptığı, dosyaya sunmuş olduğumuz sözleşme ve şartnamelerden anlaşılacağı, uzun bir süredir ülkemizdeki kamu kurum ve kuruluşlarının yönetimsel etkinliği arttırmak, işletme maliyet dengesini sağlamak, personel eksikliğini gidermek, esneklik sağlamak, rekabet etmek adına özellikle temizlik, güvenlik, bilgi işlem ve yemek gibi yardımcı işleri özel sektör alt işverenlerinden, ihale ve hizmet satın alma yoluyla temin etmesi yoluna gittiğinin görüldüğü, dava konusu olayda da kurumlarının ilgili yasal mevzuat gereğince hizmet alımını ihale yöntemi ile davalılardan temin ettiği, dava dışı işçiye, kurumları tarafından yapılan tazminat ödemelerinin rücu edilebilmesi amacıyla, TTK'nun ticari davalarda arabuluculuk dava şartı yerine getirilmiş ve anlaşamama tutanağının düzenlendiği, ... Genel Müdürlüğü ile davalı şirketler arasında imzalanan sözleşme hükümleri gereğince, davalı şirketin elemanı olarak çalışan işçilere karşı SSK primleri ve tazminat gibi tüm sorumlulukların şirkete ait olduğu, ... Genel Müdürlüğü'nün işçiye ödeme yapılan tazminat bedellerine ilişkin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığı, bu sebeple, Genel Müdürlükleri tarafından dava dışı işçiye ödenen 17.034,88 TL tazminat bedelini, davalı şirketlerden Rücu etme hakkına sahip olduğu, bu nedenlerle öncelikle davanın kabulü ile 17.034,88 TL' nin davalılardan tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; Dava dışı işçi ... davacı kurumun üst işveren konumunda bulunduğu iş ilişkileri kapsamında çeşitli alt işverenlikler nezdinde çalışması olması hasebiyle kıdem tazminatının tahsili amacıyla davacı işverenliğe başvuru yaptığı ve davacı kurum tarafından işçiye ait kıdem tazminatı olarak 17.034,88 TL ödendiği, davacı kurum ise ödemiş olduğu kıdem tazminatını rücu yoluyla tazmin etmek amacıyla mahkemenizde iş bu davayı müvekkil şirkete ve diğer davalı şirketlere yöneltmiştir. Fakat davacı kurum tarafından müvekkil şirketten istemiş olduğu kıdem tazminatının rücu yoluyla tazmini şartları müvekkili nezdinde gerçekleşmediği, 1475 sayılı kanunun 14. Maddesi anlamında dava dışı işçinin çalışmış olduğu ve kıdem tazminatını hak etmiş olduğu dönemlerde iş hukuku anlamında iş yeri devri kurumu söz konusu olduğu, bu kapsamda işyeri devrinin sonucu olarak devreden işveren tarafından işçinin kazanmış olduğu kıdem tazminatından kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücreti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu, ancak Kanunun bu maddesi, işyeri devrinde kıdem tazminatından alt işverenlerin ne şekilde sorumlu olacağı hususunda özel hüküm niteliğinde olduğu için, iş sözleşmesinin kıdem tazminatını hak edecek şekilde sona ermesi durumunda bu hükmün uygulanmasının gerektiği, dava dışı ...'ın müvekkili ile davacı idare arasında imzalanan sözleşme ve şartnamelere istinaden yapılan iş dolayısıyla müvekkili şirket nezdinde sadece 20 günlük çalışmasının bulunduğu, kıdem tazminatının ise hak edilmiş olması için bir yıl (365 gün ) müvekkili şirket nezdinde çalışmanın gerçekleşiyor olması gerektiği, dava dışı işçinin müvekkili şirkette çalışma süresinin bir yılı doldurmaması sebebiyle kıdem tazminatı kazanamamasına karşısında davacı idareninde ödemiş olduğu kıdem tazminatını müvekkili şirketten istemesinin hukuka aykırılık teşkil ettiği, zira iş hukukunda kıdem tazminatının kazanılması için bir yıl işveren nezdinde çalışılarak geçirilmesinin gerektiği, daha az çalışmaların kıdem tazminatının kazanılmasını sağlamayacağı ve kıdem tazminatının hesabında dikkate alınmayacağı, bu kapsamda müvekkili aleyhine hak kazanılamayan kıdem tazminatından müvekkilinin sorumlu tutulmasında hukuken hatanın söz konusu olduğu, bu nedenle açılmış olan davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; Davacı ile müvekkili şirket arasında asıl işveren-altişveren ilişkisi bulunmadığından ve sorumluluğun var olduğunun kabulü halinde dahi rücuen tazminat davasının son alt işverene yöneltilmesi gerektiğinden husumet itirazlarının bulunduğu, dava dışı işçinin iş akdi taraflarınca feshedilmediği, bunun yanında davacının iddia ettiğinin aksine müvekkili ile davacı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunmadığı, zira 4857 sayılı iş kanunu’nun 2/6 son hükmüne göre asıl işveren-alt işveren ilişkisinin olabilmesi için alt işverenin, iş yerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerde faaliyet göstermesi ve alt işverenin işçilerinin sadece bu iş yerinde çalıştırmasının gerektiği, alt işveren asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde işçilerini çalıştırmasının gerektiği, kısaca işin asıl işverenin yardımcı işi olması veya teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir iş olmaması halinde alt işverenlik ilişkisinden söz edilemeyeceği, dolayısıyla ana işlerin bölünerek alt işverene verilemeyeceği, aksi takdirde işçinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi olduğunun kabul edileceği, somut olayda yukarıda bahsedilen şartların mevcut olmadığı gibi işçinin sürekli olarak davacı kurumun bünyesinde olmakla müvekkili şirketin işçisi konumunda olmadığı açık olduğundan taraflar arasında alt işverenlik ilişkisinden söz edilemeyeceği, kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığı iddia edilen işçinin alt işverenler nezdinde belirli süreli hizmet akdi ile çalıştığı, müvekkili şirketin, davacı kurum nezdinde alınan ihale kapsamında kurumun belirtmiş olduğu işçi listesinde yer alan işçiler ile hizmete başladığı ve belirtilen sürelerde işi yürüttüğü, müvekkilİ şirketin ihale süresinin sona ermesi ile birlikte tüm işçilerin yeni ihaleyi alan kurum nezdinde çalışmaya devam ettikleri, bu kapsamda kıdem tazminatı ödemesi yapılan işçinin, tüm alt işverenler ile belirli süreli hizmet sözleşmesi ile çalışmasını sürdürdüğü, bahse konu ihale süresinin sona ermesiyle birlikte müvekkili kurum nezdindeki faaliyetinin sonlanmış olduğundan belirli süreli hizmet sözleşmesinin sona ermesi durumunun gerçekleştiği, akabinde işçinin çalışması farklı alt işverenler nezdinde devam ettiği, bu kapsamda belirli süreli hizmet sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle işçinin kıdem tazminatına hak kazanması söz konusu olmayacağından davacının müvekkil şirkete rücu etmesinin söz konusu olamayacağı, dava dışı işçinin müvekkili şirket nezdindeki çalışmasının 23.12.2017 tarihinde sona ermiş olduğundan söz konusu tarihin üzerinden (devir tarihi) 2 yıllık süre geçmiş olduğundan, müvekkilinnin işyeri devri hükümleri kapsamında, ihale döneminin sona ermesiyle işçiye dair tüm hak ve borçlarının devralan işverene geçtiğinden müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun söz konusu olmadığı, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı ... Hİzmetler Özel Güvenlik vekili tarafından verilen cevap dilekçesi ile; dava dışı işçinin iş akdini diğer davalı ...'in feshettiği, son işverenin diğer davalı ... Şirketi olduğu davacının her ne kadar huzurdaki davada ki taleplerini müvekkili şirkete yöneltmişse de huzurdaki davanın Adana ... Genel Müdürlüğü, ... Şirketine yöneltilmesinin gerektiği, işbu nedenle de; huzurdaki davada ki ihbar tazminatı sorumluluğunun son işveren olan ... Şirketi olduğu, ek olarak yine davacının ... Şirketinde çalıştığı süre içindeki kıdem tazminatını başka firmalara rücu etmeye çalışmasının da yine hukuka aykırı olduğu, dava dışı işçinin kadroya geçince bütün alacaklarından feragat ettiğine dair Adana ... Genel Müdürlüğü’ne feragatname verdiği, davacının dava dilekçesi ile müvekkiline yöneltilen taleplerinin gerek yasal mevzuat kapsamında gerekse müvekkili ile davacı kurum tarafında akdedilen hizmet alım sözleşmesi kapsamında söz konusu değerlendirmenin hiç bir hukuki dayanağının bulunmadığı, davacı kurum ile davalı müvekkili arasında hizmet alımı tip sözleşmesinin akdedilmiş olduğu, söz konusu sözleşme de işçilerin işçilik alacaklarına karşılık rücu hakkı bulunduğuna dair hiçbir düzenlemeye yer verilmediği, sözleşme veya eklerinde rücuya ilişkin hüküm olsa dahi davacının kendilerinden rücu talebinin haksız ve hukuksuz olduğu, sorumluluğun tamamıyla altişverene ait olduğu şeklindeki bir düşüncenin eşitler arasında sözleşme yapılmış olması halinde haklı olabileceği, halbuki taraflar arasında eşitliğin söz konusu olmadığı, kamu kurumu olarak kâr amacı gütmeyen, adaleti doğal olarak uygulamak zorunda olan, tek taraflı sözleşme yapan davacı ile davalılar arasındaki sözleşmenin kamu ihale sözleşmeleri kanunu çerçevesinde yapılmış olduğu, davalıların tartışma hakkının olmadığı, kamunun tek taraflı düzenlemelerle icbar ettiği hususların sözleşme serbestisi içinde değerlendirilemeyeeği, kamunun üstün durumu olduğu herkesin malumu olduğu, rücuya izin verilmesinin ise bazı kamu kurumlarının yargı erkini kullanarak alt işverenin mal varlığına aleni tecavüzü olarak terennüm edeceği, davacı üst işverenin işi tek başına idare ettiği, işi kendisinin yönettiği, alt işveren sıfatı verdikleri müvekkili firmaya işi idare etme imkanının tanımamakta, bordro firması olarak kullanmakta olduğu, işçilerin alınmasında, çıkarılmasında, görevlendirilmesinde (çalışanların faaliyetleri, çalışma yer ve süreleri ve kapsamları idare tarafından belirlenmektedir) vs. tüm yetkinin üst işverene ait olduğu, aynı işçi aynı üst işverenin yanında, muhtelif alt işverenler nezdinde çalıştığı, yani personelin bir çok alt işveren yanında ve aynı üst işveren nezdinde çalışıyor ola gelmeleri, (bizden önce de aynı üstişveren nezdinde çalışmış olmaları bizden sonra da aynı üstişveren nezdinde çalışmaya devam etmeleri), işe alınırken üst işveren isteminin ve onayının gerektiği, işten çıkarılmalarına idarenin karar vermesi ve sözleşmeye bu hususlara ilişkin doğrudan ya da dolaylı hükümler konmasının bu hususları açıkça gösterdiği, davacı kurum ile davalı müvekkili şirket arasındaki ilişkinin, ihale yolu ile hizmet alımına ilişkin olduğu, dosya kapsamında bulunan şartnamede işçilerin ihbar ve kıdem tazminatları ile diğer işçilik alacaklarından hangi tarafın sorumlu olduğu hususunda hiçbir düzenlemeye yer verilmediği, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Aktüer hesap uzmanı ... tarafından düzenlenen 07/04/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; dava dışı işçi ...'a 29/07/2019 tarihinde 10.622,99 TL ve 09/09/2019 tarihinde 27.000,00 TL olmak üzere toplam 37.622,99 TL ödenmesi nedeniyle ... ... Ltd.Şti'nin sorumluluğunun 17.572,52 TL olduğu, .... Ltd.Şti'nin sorumluğunun 1.016,45 TL olduğu, ... Ltd.Şti'nin sorumluğunun 1.688,34 TL olduğu, ... A.Ş.'nin sorumluluğunun 7.804,27 TL olmak üzere toplam 20.277,31 TL rücuen tazminat talep edebileceği kanaatini bildirir rapor dzenlenmiştir. Dosya arasında davalılardan dava öncesi rücu talebine ilişkin tebliğ evrakı bulunmaması nedeniyle faiz başlangıç tarihi hususunda takdirin sayın mahkemede olduğu, kıdem tazminatı yönünden tablodaki haliyle Rücuen Tazmininin talep edilebileci kanaatini bildirir rapor düzenlenmiştir. Dava, hizmet alım sözleşmesi gereğince dava dışı işçi için yapılan ödemenin taraflar arasındaki sözleşmeye göre davalı alt işverene rücu talebine ilişkindir. Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılmalı, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... ile davalı şirketler arasında yapılan ihale nedeniyle Hizmet Alımına Ait Sözleşme imzalandığı, bahse konu sözleşme kapsamında davalı yüklenicinin çalıştırdığı işçilerden dava dışı ...'ın işçilik alacakları bakımından davacı kurum tarafından 29/07/2019 ve 09/09/2019 tarihinde toplamda 37.622,99 TL ödeme yapıldığını, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi ve bu sözleşmeye ilişkin teknik şartnameler ile işveren davacı ile yüklenici arasındaki sözleşme ücretinin işçinin ücret ve sosyal haklarının da dahil olduğu, yüklenicinin işçisinin işçilik alacaklarını ödeyen işverenin ödediği bedelin ve ferilerinin tamamını yükleniciden talep etme hakkının bulunduğu (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 2021/682 Esas - 2021/2168 Karar sayılı ve 25/05/2021 günlü kararı, aynı dairenin 2021/1521 Esas-2021/2333 Karar sayılı ve 31/05/2021 günlü kararı, yine aynı dairenin 2021/643 Esas-2021/976 Karar sayılı ve 17/03/2021 günlü kararı) anlaşılmakla davacının hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan işveren sıfatıyla dava dışı işçiye yaptığı ödemeden dolayı işçinin davalılar nezdindeki çalışma dönemleriyle sınırlı olarak ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını davalılardan talep hakkının bulunduğu kabul edilmiş, sonuç olarak davacının davasının kabulüne,14.777,07 TL'nin ... LTD.ŞTİ'den, 839,44 TL'nin .... .... LTD.ŞTİ'den, 1.418,37 TL'nin ... Hizmetler.... LTD.ŞTİ'den, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ayrı ayrı alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, 14.777,07 TL'nin ... LTD.ŞTİ'den, 839,44 TL'nin .... .... LTD.ŞTİ'den, 1.418,37 TL'nin ... Hizmetler.... LTD.ŞTİ'den, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil edilerek davacıya verilmesine, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 1.163,65 TL'den peşin alınan 290,92 harçların mahsubu ile bakiye 872,73 TL harcın kabul oranlarına göre 757,01 TL 'sinin davalı .... LTD.ŞTİ'den, 43,03 TL 'sinin davalı .... .... LTD.ŞTİ'den,, 72,69 TL 'sinin davalı ... Hizmetler.... LTD.ŞTİ'den tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak ödenen 290,92 TL harcın; 252,34 TL'sinin davalı ... .... LTD.ŞTİ'den, 24,24 -TL'sinin ise .... LTD.ŞTİ'den, 14,34 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 59,30 başvuru harcı ve 865,60 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 924,90 -TL'nin 802,25-TL'sinin davalı ... .... LTD.ŞTİ'den, 77,05 -TL'sinin ise ... Hizmetler.... LTD.ŞTİ'den, 45,60 TL'sinin davalı ...'den alınarak davacıya ödenmesine, 5-AAÜT gereğince hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin 7.980,08 TL 'sinin davalı ... .... LTD.ŞTİ'nden, 453,56 TL'nin .... .... LTD.ŞTİ'nden, 766,36 TL'nin ... Hizmetler.... LTD.ŞTİ'nden tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 6- Arabuluculuk Bürosu tarafından T.C. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenmesine karar verilen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul oranlarına göre 1.144,96 TL 'sinin davalı .... LTD.ŞTİ'nden, 65,09 TL'nin .... .... LTD.ŞTİ'nden, 109,95 TL'nin .... LTD.ŞTİ'nden tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 7-HMK.'nın 333.maddesi uyarınca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda, .... LTD.ŞTİ' yönünden gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe veya zabıt katibine yapılacak beyanla Adana İstinaf Mahkemesi’nin ilgili dairesine gönderilmek üzere Mahkememize yapılacak olan istinaf yolu açık, diğer davalılar yönünden kesin olmak üzere karar verildi

Katip ... E İmzalıdır

Hakim ... E İmzalıdır

Atıf: Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/545, K. 2022/728, T. 07.09.2022, www.arakarar.com/karar/adana-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-545-e-2022-728-k-c1bf8b56330f