İlk Derece Mahkemesi · Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/379 E. 2022/1026 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/379
Karar No
2022/1026
Karar Tarihi

T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2019/379 Esas - 2022/1026 TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR T.C. ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/379 Esas KARAR NO : 2022/1026 Karar HAKİM : ... KATİP : ... DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVALILAR : 1- ... - ... 2- ... - ... 3- ... - ... 4- ... - ... VEKİLLERİ : ... - ... DAVALI : 5- ... - VEKİLİ : ... - ... DAVALI : 6- ... - ... VEKİLİ : ... - ... DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/05/2019 KARAR TARİHİ : 10/11/2022 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 14/03/2018 tarihinde sürücüsü ...'un sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile hız sınırının çok üzerinde seyir halinde iken yaya yolunu kullanarak yolun karşısına geçen müvekkiline çarptığını ve olay yerinde durmayarak son sürat yoluna devam ettiğini, olay yerinden kaçarak müvekkilini adeta ölüme terk ettiğini kaza sonrası kolluk kuvvetlerinin trafik kazası tespit tutanağını kazadan 8 gün sonra 22.03.2018 tarihinde tanzim ettiklerini, bu tutanakta sürücü olduğunu iddia eden ... isimli şahsın sürücü olarak gösterdildiğini, ancak sürücünün ... olduğu, sürücü olduğunu beyan eden kişinin gerçeğe aykırı beyanda bulunarak suçu üstlendiğinin tespit edildiğini, tespit sonucunda Adana CBS ve Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldığını, açılan davada ...'un sürücü olarak, ...'in ise suçu üstlenme suçundan yargılandıklarını belirterek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı şahıslardan kaza tarihinden davalı ...ndan ödeme yapılan tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 100.000,00 TL manevi tazminatın ... dışında kalan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davacı vekili tarafından 04.08.2022 tarihli dava değeri artırım dilekçesinde; dava değerinin sürekli iş göremezlik talebi yönünden 201.383,55-TL, geçici iş göremezlik tazminat talebi yönünüden 6.093,36-TL, bakıcı ücreti yönünden 1.420,65-TL, tedavi ve yol giderleri yönünden 2.177,00-TL olmak üzere toplam 210.074,56TL olarak artırıldığını belirtmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görevli mahkemenin “asliye hukuk mahkemeleri'' olduğunu, dava, trafik kazasından kaynaklanan tazminat talebine ilişkin olup, söz konusu uyuşmazlık “ticari ilişki” niteliğinde olmadığını, haksız fiile dayalı olarak tazminat talep edildiğini, bu sebeple görevli mahkemenin “asliye hukuk mahkemeleri” olduğunu, davaya konu trafik kazasında 14.03.2018 tarihinde, ... ya da ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobilin çarptığı yaya ...'in yaralandığını, davacı tarafın sürekli maluliyeti bulunduğundan müvekkili ...’ndan tazminat talep ettiğini, davacının tazminat talebi üzerine, ... hasar numaralı dosya oluşturulup ve gerekli incelemeler yapılarak 13.03.2019 tarihinde 31.985,00tl tazminat ödendiğini, tazminat hesaplamasında, davacı tarafın %43 oranında maluliyeti bulunduğu, kazaya ilişkin evrakların incelenmesi neticesinde ise davacı tarafın 6/8 oranında kusurlu olduğu esas alınarak hesaplama yapıldığını, tazminat hesaplaması yapılacak ise, öncelikle davacının, adli tıp kurumu veya mahkemenizce takdir edilecek resmi ve yetkili bir hastane tarafından, ilgili yönetmelik esasları çerçevesinde muayene edilmesi sağlanarak usul ve yasaya uygun olarak düzenlenmiş, şahsın trafik kazasından kaynaklanan arazlar nedeniyle kesin ve kalıcı maluliyetini gösterir rapor aldırılması gerektiğini, söz konusu araç sürücüsünün ve davacının kusur oranının belirlenmesi için uzman bilirkişiler tarafından rapor düzenlenmesi gerektiğini, dava sonucunda müvekkil ... tarafından davacı tarafa tazminat ödenmesi ihtimalinde, sigortası bulunmayan ... plaka sayılı otomobilin maliki ve kazaya karışan sürücüsüne, ... Yönetmeliği madde 17 fıkra 2 “hesap, ödediği tazminat miktarınca hukuken zarar gören kişi yerine geçer.” hükmü gereğince rücu etme hakkına sahip olunduğunu, ...’nın sorumluluğunun, 14.03.2019 tarihinde geçerli olan teminat limiti (360.000,00tl) ve ZMMS poliçesi bulunmayan aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, bu nedenle de davanın, araç sürücüsü olup olmadığı henüz kesinlik kazanmayan ...'e (T.C. kimlik no:...) ihbar edilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın sunmuş olduğu arabuluculuk anlaşamama belgesinde görüleceği üzere karşı tarafın ... olduğunu, ancak bu davanın tarafı ... ve müvekkilleri olduğunu, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuğa başvurmanın zorunlu hale gelmesine binaen, müvekkilleri ile davacı taraf arasında zorunlu arabuluculuk süreci işletilmeden dava yoluna gidildiğini, bu nedenle açılmış olan davanın müvekkilleri açısından usulen reddi gerektiğini, davacı tarafından 14/03/2019 tarihinde saat 19:25 sıralarında ... plakalı 2012 model ... marka otomobilin müvekkili ...'un sevk ve idaresindeyken hız sınırının çok üzerinde seyir ederken, yaya yolunu kullanarak karşıya geçmeye çalışan davacı ...'e çarptığı ve olay yerinden kaçtığının iddia edildiği, müvekkilinin beyanına göre bu iddiaların gerçeği yansıtmadığını, olaya sebep olan aracın sürücüsünün davalı ... değil, dava dışı ... olduğunu, aracı elinde bulunduran ...'un dava dışı ...'e Kozan'da şehir içinde annesinin hastane işi için verildiği, aracın şartlı verildiği, arabayı alan ... in Adana'ya müvekkil ...'dan izinsiz olarak geldiğini, bu nedenle aracın müvekkili ...'un izin verdiği alan dışına çıkarılması nedeni ile iradesi dışında kullanım söz konusu olduğunu, bu hususun da göz önünde bulundurulması gerektiğini, kolluk kuvvetlerinin 22/03/2019 tarihli kaza tespit tutanağında da açıkça sürücünün ... olduğu ifade ettiğini, davacı tarafın, ''yaya geçidinin olduğu'' iddiası gerçeği yansıtmadığını, davacının asli kusurlu olduğunu, trafik kazası bilirkişi raporunda da açıkça ifade edildiğini, yaya geçidinin bulunmadığı hem trafik kaza tespit tutanağında hem de trafik kazası bilirkişi raporunda belirtildiğini, tutulan tutanaklar olay tarihindeki gerçekleri yansıtacağını, sonradan olay yerinde olabilecek değişikliklerin kabul edilebileceğini, davacı tarafın Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/... E. Sayılı dosyasının ilk duruşmasında mahkeme önüne çıkarttıkları tanık ... ve ... da, yaya geçidinin olmadığını beyan ettiğini, bu durum mahkeme yargıcı tarafından duruşma zaptına geçirildiğini, davacı ...'in kusursuz olduğu iddiasının kabul edilemeyeceğini, davacının tam kusurlu olduğunu, davacı ...'in etrafını kontrol etmeden dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak karşıdan karşıya geçmeye çalışırken kazaya sebebiyet verdiğini, zarar görenin ağır kusuru olduğunu, bu nedenle aracın işleteni ...'un murisleri olan müvekkillerinin herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmadığını, müvekkillerinin ...'un mirasçıları olduğunu, müvekkillerinin miras payları oranında araca malik olduklarını, müvekkillerin müşterek ve müteselsil sorumluluğunun düşünülemeyeceğini, mirasçı olmaları nedeni ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığının mevcut olduğunu, hem maddi hem de manevi tazminatı da kabul etmediklerini, davacının maluliyet oranının doğru tespit edilmesinin önemli olduğunu, tüm alacaklar açısından zamanaşımı itirazlarının olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... vekili 04/10/2021 tarihli beyan dilekçesinde; müvekkilinin mirası reddettiği için ilgili olayda husumeti bulunmadığını ve davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini beyan etmiştir. YARGILAMA ve GEREKÇE: Mahkememizce Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/... esas sayılı dosya celp edilmiş, Adana Trafik Tescil Şube Müdürlüğü'nden, Davalı ...'ndan, Sarıçam İlçe Emniyet Müdürlüğü'nden, Adana Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü'nden, ... Hastanesi Başhekimliği'nden tedavi belgeleri, araç kaydı ve hasar dosyası celp edilmiş, davacının sosyal ekonomik durumu araştırılarak, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı sorgulanmıştır. Dava dosyasına ilişik 2019/... sayılı Arabuluculuk Bürosu dosyasının incelenmesinde dava şartı arabuluculuk başvuru dosyasından 1.320,00.TL tutar üzerinden sarf kararının düzenlendiği, sürecin görüşme sonucu anlaşmama ile sonuçlandığı tespit edilmiştir. 12/12/2019 tarihli celsede verilen ara kararda, davalılar ..., ..., ..., ..., ... aleyhine açılan davada arabulucuğa başvurulmaması sebebiyle bu davalılar aleyhine açılan davanın bu dosyadan tefriki ile mahkememiz en son esasına kaydına, eldeki davanın davacı ... ile davalı ... yönünden devamına karar verilmiş, tefrik sonucu 2019/... Esas numarasını alan dosyada 13/12/2019 tarihli ve 2019/... karar sayılı karar ile davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, bu karar istinaf edilmesi üzerine Adana BAM 3. HD 2020/... E., 2020/... K. Sayılı 10/03/2020 tarihli kararı ile kaldırılmış, mahkememizin 2020/... Esas numarasını almış, davanın görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan 2020/... k. Sayılı kararı ile usulden reddine karar verilmiş, bu kararın da istinaf edilmesi üzerine Adana BAM 3. HD 2021/... E. 2021/... K. Sayılı ilamı ile kaldırma kararı verilmiş, dosya mahkememizin 2021/... Esas numarasına kaydedilmiş ve 2021/... Karar sayılı kararı ile dosyasının mahkememizin 2019/379 Esas dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, birleştirme ilamının taraflara tebliğ edilmiştir. Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/... esas sayılı dosyasının incelenmesinde, müştekisinin davacı ..., sanıkların davalı ... ve dava dışı ... olduğu, sanık ...'un taksirle yaralama suçundan, sanık ...'in suç üstlenme suçundan yargılandığı, yargılamaya Adana 35. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/... esas sayılı dosyası üzerinden devam edildiği, yapılan yargılama sonucunda sanık ...'un taksirle yaralama suçundan, sanık ...'in suç üstlenme suçundan mahkumiyetine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. Mahkememizce meydana gelen kazada tarafların kusur oranlarının tespiti bakımından mahallinde keşif yapılmış ve davacı tanıkları dinlenilmiş, bilirkişi ...'dan alınan 27/04/2020 tarihli kusur raporunda; davacının yolun tabela ve yol çizgisi ile yayalara tahsis edilmemiş yaya geçidi olmayan yerinden, araçların uzaklık ve hızına dikkat etmeden karşıdan karşıya geçmek istediği, trafiği tehlikeye soktuğu ve kazaya sebebiyet verdiği için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin, Yaya'ları belirten 138/b-3 maddesini ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 68/b-3 maddesini ihlalden, asli kusurlu ve kusur oranının % 70 (yüzde yetmiş) olduğu; ... plakalı otomobil sürücüsü ...'in, yoldaki mevcut şartlara dikkat göstermediği, trafikte seyri sırasında gerekli önlemleri almadığı ve yayaya çarparak kazaya sebebiyet verdiği için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin, Hız Sınırlarına Uyma ve Hızın Gerekli Şartlara Uygunluğunu Sağlamayı ve Trafik Kazasına Karışanları belirten 101/a-b ile 152/ç maddesini ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/a-b ve 81/d maddesini ihlalden tali kusurlu ve kusur oranının % 20 (yüzde yirmi) olduğu; Orta refüjde bulunan ve yayaların karşıya geçmeleri için hazırlanan bölümün varlığına rağmen o bölgede, taşıtların dikkatini çekecek levha ve çizgileri tesis etmediği için; yoldaki taşıt ve yayaların emniyetle yolu kullanmalarını sağlayacak olan trafik işaretlerinin tesisinden ve devamlılığından sorumlu otoritenin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin, Karayolları Genel Müdürlüğünün görev ve yetkileri belirten 11/a,b maddesini ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun7/a,b maddesini ihlalden tali kusurlu ve kusur oranının % 10 (yüzde on) olduğu tespit edilmiştir. Davacı hakkında maluliyet tespiti için İstanbul 2. İhtisas Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'ndan alınan ön raporlar doğrultusunda eksiklikler giderilmiş, dosyanın yeniden İstanbul 2. İhtisas Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na gönderilmiş ve 08/11/2021 tarihli maluliyet raporunda özetle; Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %40(yüzdekırk) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde 1 (bir) ay başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği, sürekli bakıma muhtaç durumda olmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce dosya davacının kaza nedeni ile talep edebileceği tazminat miktarının tespiti bakımından konusunda uzman hesap bilirkişiye tevdi edilmiş, 28/03/2021 tarihli raporda özetle; davacı ...'in 04.03.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralanması neticesinde TRH2010 Kadın Yaşam Tablosu ve Progressive rant (%10 artırım %10 iskontolama) yöntemi ile hesaplanan %40 meslekte kazanma gücü kaybı(efor kaybı-kalıcı işgöremezlik ) zararının, 6 aylık tedavi süresindeki geçici bakıcı gideri ve geçici işgöremezlik zararının tamamının dava öncesinde davalı ... tarafından yapılan kalıcı işgöremezlik ödemesi ile karşılanmış olması nedeni ile bakiye tazminat tutarı tespit edilemediği, davacının belgesiz tedavi gideri ve yol masraflarına dair talebi hakkındaki değerlendirmenin doktor bilirkişi tarafından yapılabileceği bildirilmiştir. Mahkememizce uzman doktor bilirkişiden alınan 24/02/2022 tarihli raporda özetle; davacının kaza tarihinde(2018 yılı) yatarak tedavi gördüğü hastaneye gidiş dönüş yol ücretinin 50,00 TL, hastanede yattığı toplam 39 gün boyunca yanında kalan refakatçisinin yapması mümkün yol, yeme, içme gibi harcamalarının 819,00 TL, tedavi ve takip sürecinde kontrol amaçlı olarak hastanelere refakatçisi ile birlikte gidip gelirken, yapması mümkün olan yol, yeme, içme gibi harcamalarının 708,00 TL, sosyal güvencesi haricinde kullanması mümkün tıbbi ve medikal malzemelerin 600,00 TL olmak üzere genel toplamın 2018 yılı itibarı ile 2177 (ikibinyüzyetmişyedi) TL olabileceği belirtilmiştir. 27/05/2021 tarihli celsede, kusur raporuna karşı itirazlarının değerlendrilerek rapor düzenlenmek üzere Ankara Nöbetçi ASTM'ye talimat yazılarak dosyanın Karayolları Fen Heyetinden seçilecek 3 kişilik bilirkişi kuruluna tevdine karar verilmiş, talimat mahkemesine sunulan 21/09/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; davacı yaya ...’in % 30 (Yüzde otuz) oranında kusurlu; ... Plakalı araç sürücüsü ...’in, % 70 (Yüzde yetmiş) oranında kusurlu oldukları görüş ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Mahkememizce, davacının kaza nedeni ile talep edebileceği tazminatın güncel asgari ücret verileri üzerinden ve yeni kusur raporu göz önüne alınarak tespiti bakımından dosya önceki bilirkişiye tevdii edilmiş, 07/07/2022 tarihli ek raporda; davacı ...'in 04.03.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralanması neticesinde ... plaka sayılı (hususi kayıtlı) araç sürücüsünün %70 kusuruna isabet eden ;TRH2010 Kadın Yaşam Tablosu ve Progressive rant (%10 artırım %10 iskontolama) yöntemi ile hesaplanan %40 meslekte kazanma gücü kaybı(efor kaybı-kalıcı işgöremezlik ) karşılanmamış güncel bakiye tutarının 201.383,55-TL, 6 aylık tedavi süresindeki geçici işgöremezlik zararının 6.093,36 TL, 1 aylık geçici bakıcı gideri zararının 1.420,65TL olduğu, davacının belgesiz tedavi gideri ve yol masrafları zararının 24.02.2022 tarihli uzman bilirkişi raporu uyarınca 2.177,00TL olduğu belirtilmiştir. GEREKÇE: Davanın, TBK'nun 54/3 ve 55.md gereğince açılmış maluliyetten kaynaklanan maddi tazminat davası olduğu anlaşılmaktadır. Davalı ...'un ... plaka sayılı aracın vefat eden işleteni ...'un mirasçısı olduğu, Kozan Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/... E. 2018/... K. Sayılı dosyası ile 11/10/2017 tarihinde Mirasın Reddi davası açtığı, vefat eden muris ...'un mirasının ... tarafından kayıtsız ve şartsız olarak reddedildiğinin tespitine karar verildiği, bu davanın 20/03/2018 tarihinde kesinleştiği, davalının mirasçılık sıfatı kalmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmiş, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir. 04/03/2018 tarihinde meydana gelen ve davacının yaralanması ile sonuçlanan trafik kazasının oluşumunda davacı yaya ...’in % 30 (Yüzde otuz) oranında kusurlu; ... Plakalı araç sürücüsü ...'un % 70 (Yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, davacının tüm vücut engellilik oranının %40(yüzdekırk) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, iyileşme süresi içinde 1 (bir) ay başka birisinin yardımına ihtiyaç duyacağı, sürekli bakıma muhtaç durumda olmadığı, hükme esas alınan hesap bilirkişisi raporuna göre davacının davacının karşılanmamış kalıcı işgöremezlik tazminatının güncel bakiye tutarının 201.383,55-TL, 6 aylık tedavi süresindeki geçici işgöremezlik zararının 6.093,36 TL, 1 aylık geçici bakıcı gideri zararının 1.420,65TL olduğu, tedavi gideri ve yol masrafları zararının 2.177,00TL olduğu, Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesi 2018/... esas sayılı (yeni esas Adana 35. Asliye Ceza Mahkemesi 2021/... esas) dosyası içeriğine göre davalı ...'in aracın sürücüsü olması, diğer gerçek kişi davalıların aracın vefat eden işleteni ...'un mirasçıları olması ve davalı ...'nın aracın ZMM sigortası bulunmaması nedeni zarardan sorumlu olduğu, davalı ... yönünden temerrüt tarihinin 25/05/2018, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 14.03.2018 tarihi olduğu anlaşıldığından davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat davasının kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK m. 56. Maddesi uyarınca, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Mahkememizce aldırılan kusur ve maluliyete ilişkin bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde davacı ...'in kazada yaralandığı, davacının yaralanması nedeniyle duyduğu acı ve ızdırabı bir nebze olsun azaltabilmek amacı güdülerek karşı taraftan manevi tazminat alınmak suretiyle giderilmesinin uygun olacağı kanaatiyle, manevi tazminatın zenginleşmeye sebebiyet vermemesi, kazayı özlenir hale getirmemesi, davalı yanı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, davalıyı, gerekli özeni gösterme konusunda daha dikkatli olmaya sevk etmek hedeflenerek ve davacının kaza nedeniyle duyduğu elem ve acı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları da dikkate alınarak, günün ekonomik koşulları ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak davacı ...'in manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve ...'dan 14.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... yönünden davanın husumet yokluğundan REDDİNE, 2-Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden maddi tazminat davasının KABULÜ ile, -201.383,55-TL kalıcı iş göremezlik tazminatının, -6.093,36-TL geçici iş göremezlik tazminatının, -1.420,65-TL bakıcı ücretinin, -2.177,00-TL tedavi ve yol giderlerinin davalı ... yönünden 25.05.2018 diğer davalılar yönünden 14.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE, -50.000,00-TL manevi tazminatın davalılar ..., ..., ... ve ...'dan 14.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-7155 sayılı kanun 23. Maddesi ile 6325 sayılı Kanuna eklenen 18/A Maddesinin 14. fıkrası gereğince suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabulucuk ücretinin davalılardan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 5- Maddi Tazminat Talebi Yönünden Harç, Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti; a)Alınması gereken 14.418,50 TL karar harcından peşin alınan 344,97 TL ile 718,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.062,97-TL'nin mahsubu ile bakiye 13.355,53-TL'nin davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, b)Davacı tarafından yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 344,97 TL peşin harç, 718,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.107,37 TL yargılama giderinin davalılar ..., ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, c)Davacı tarafından yapılan 6.184,25-TL yargılama giderinin davalılar ..., ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ilgili maddesi gereğince takdir olunan 32.550,44-TL vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ..., ... ve ... 'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Manevi Tazminat Talebi Yönünden Harç, Yargılama Gideri ve Vekalet Ücreti; a) Alınması gereken 3.415,50-TL karar harcının davalılar ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, b)Davacı tarafından, manevi tazminat talebi bakımından ayrıca yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, c)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ..., ..., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, d) Davalılardan ..., ..., ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalılara verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve sarf edilmeyen gider ve delil avansı bulunması durumunda karar kesinleştiğinde uyap kontrolü de yapılarak avansı yatıran tarafa iadesine, 8- Davalı ... yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, davacı vekili ve davalılar ..., ..., ..., ... vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde, mahkememize veya eşdeğer başka bir mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/11/2022 Katip ... Hakim ...

Atıf: Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/379, K. 2022/1026, T. 10.11.2022, www.arakarar.com/karar/adana-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-379-e-2022-1026-k-02889ccdcbfa