Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2025/5111 E. 2025/6229 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5111
Karar No
2025/6229
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/4161 E., 2025/476 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/417 E., 2022/115 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde çalışmaktayken 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında kadroya geçirildiğini, alt işverenlerde davacının ücretinin asgari ücretin belli oranda fazlası olarak belirlendiğini, davacının bu şekilde kadroya geçirildiğini ve ücret artışının buna göre yapılması gerektiğini ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının Diş Hekimliği Fakültesinde 30.01.2012-01.04.2018 tarihleri arasında temizlik Şirketleri bünyesinde hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalışmakta iken sürekli işçi kadrosuna geçmek için İdarenin hiç bir baskısı ve zorlaması olmadan başvuruda bulunduğunu ve sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, hak ettiği ödemelerin hukuka uygun şekilde yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Nisan 2018 tarihinde kadroya geçişi sırasında bireysel iş sözleşmesinde asgari ücretin %10 fazlası ücretle başlatıldığı, bu oranın 2018 yılında İdarece uygulanarak davacıya ödeme yapıldığı, sözleşme maddesinde, bu oranın her yıl uygulanacağına dair açık bir hüküm olmadığından davalı İdarenin uygulamasının doğru olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.04.2018 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde davacının ücretinin, her ay için asgari ücretin belli bir oranda fazlası şeklinde ücret ödeneceği şeklinde kararlaştırılmadığı, davacıya ait ücret bordroları ve davalı tarafından yapılan ücret ödemeleri incelendiğinde; davacının kadroya geçiş ücretine, Yüksek Hakem Kurulu tarafından karara bağlanan toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zamlarının uygulandığı, 01.01.2019 tarihindeki ücretinin de asgari ücretten az olmayacak şekilde belirlenen 31.12.2018 tarihinde almakta olduğu ücrete %4 oranında ücret zammı uygulanarak belirlendiğinin anlaşıldığı, davacının iddiasının aksine ücretinin düşürülmediği, 31.12.2018 tarihinde aldığı ücreti korunarak bu ücret üzerine toplu iş sözleşmesi hükmü uygulanarak ücretinin belirlendiği, davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçenin hatalı olduğunu, yanlış dayanak ve yorumlar neticesinde çalışanların hak kaybına uğrayacağını, zira karar gerekçesinde hukuki esaslara ve kurallara dayanılarak nedenlerin açıklanması gerektiğini, 2. Davacının ücretinin kadroya geçmeden önceki sözleşmelerinde ve 2018 yılı ücret bordrolarında açıkça belirlendiğini, bu konudaki Yargıtay bozma ilâmındaki dayanaklar farklı olup yanılgılı değerlendirmeyle ret kararı verildiğini, benzer taleplerle açılan davaların kabulüne karar verilirken ret kararı verilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, 3. Davacının alt işveren Şirketlerde çalışırken, Şirketler ile asıl işveren İdare arasında yapılan ihalede, ihale şartnamesindeki şartlara göre düzenlenen ihale sözleşmesinde, ödenecek çıplak ücretin asgari ücret baz alınarak, asgari ücretin en az "%…" fazlası olarak düzenlendiği ve 696 sayılı KHK ile kadroya geçiş tarihi olan 02.04.2018 tarihinde asgari ücretin "%…" fazlası ücret ile kadroya geçtiğini, davacı kadroya geçmeden önceki son ihale şartnamesi ve sözleşmesine göre asgari ücretin "%..." fazlasını aldığından ve 696 sayılı KHK gereği ihale sözleşmeleri ile aldıkları tüm hakları ile birlikte geçiş yaptıklarından ve sonrasında da imzalanan bireysel sözleşmede de bu hakların ve tüm fer'îlerinin de korunarak aynı sistem üzerinden ücret ödeneceği yazıldığına göre davacının temel ücretinin her asgari ücret arttığında belirlenen asgari ücretin "%..." fazlası olması gerektiğini, 4. Davacının ücretinin davalı işveren tarafından tek taraflı olarak ve hiç bir dayanağı olmaksızın düşürüldüğünü, 2018 Aralık ayında almakta olduğu ücreti 2019 Ocak ayında 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22 ve 62. maddelerine aykırı olarak düşürülen davacının eksik ücret aldığını ve dava konusu taleplerinde haklı olduğunu, 5. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. maddesinde düzenlenen hukuk devleti ilkesinin olmazsa olmaz koşulunun, kazanılmış hakların korunması ve kazanılmış haklara yapılan müdahalenin önlenmesi olduğu, eldeki davada verilen kararın anayasal kazanılmış hak ilkesini ihlal ettiğini ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı konularına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2025/5111, K. 2025/6229, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-hukuk-dairesi-2025-5111-e-2025-6229-k-d6f6a7396b39