Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/9490 E. 2024/6464 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9490
- Karar No
- 2024/6464
- Karar Tarihi
DURUŞMA TALEPLİ MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Kayden 16.06.2002 doğumlu olan ve İlk Derece yargılaması sırasında onbeş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkına sahip olan annesi Fatma'nın, 12.01.2015 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık hakkında kurulan mahkmiyet hükümlerinde; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmedilen ceza miktarlarına göre 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ - OLAY VE OLGULAR 1.Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/242 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararı ile, sanığın, olay tarihinde mağdureyi çalıştığı iş yerinin mutfak kısmına indirerek burada öptüğü, vücudunun değişik yerlerini ellediği, göğüslerini kıyafetinin üzerinden ellediği, kıyafetinin içine elini soktuğu sırada mağdurenin olay yerinden kaçtığı, sanığın bu eylemlerinin cinsel amaca yönelik ve devamlılık arz eden ani ve kesik hareketler olmadığı, eylemin çocuğa karşı cinsel istismar suçuna teşebbüs suçunu oluşturduğu şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1. maddesi, 35/2, 62/1 ve 53/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan aynı Kanun'un 109/1, 109/3-f, 109/5, 62/1 ve 53/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kısmi ret ve kısmi onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Mahkumiyet kararının yerinde olmadığına, soyut beyan dışında mağdurenin iddialarını doğrular delil bulunmadığına, kamera kaydı ve tanık iş yeri sahibi beyanlarının sanık savunmasını doğruladığına, mahkumiyet için yeterli delil bulunmadığına, verilen kararın bozulması gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Sanığın atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerektiğine ve dilekçesinde belirttiği diğer hususlara yöneliktir. III. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Kayden 16.06.2002 doğumlu olan ve İlk Derece yargılaması sırasında onbeş yaşından küçük olan mağdurenin velayet hakkına sahip olan annesi Fatma'nın, 12.01.2015 tarihli duruşmada sanıktan şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla mağdure vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanık Müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden 1.Olayın intikal şekli ile zamanı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili ve tanık anlatımları ile olaya ilişkin iş yeri kamera kaydı görüntüleriyle uyumlu olmayan beyanları, mağdurenin kanuni temsilcisi Fatma'nın beyanları, tanık beyanları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın üzerine atılı suçları işlediği hususunun şüphede kaldığı ve mevcut haliyle cezalandırılmasına yeter, başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından, müsnet suçlardan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Bozma içeriğine göre Tebliğnamede onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle mağdure vekilinin temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafii ile O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.10.2015 tarihli ve 2014/242 Esas, 2015/245 Karar sayılı kararına yönelik, sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.06.2024 tarihinde karar verildi.