Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/6053 E. 2025/1046 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6053
- Karar No
- 2025/1046
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/444 E., 2015/164 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEMYİZ EDENLER : Katılan sanık ... müdafii, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın aynı Kanun'un 231/12 maddesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı Kanun'un 264/1. maddesinde yer verilen "Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz" şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşıldığından, incelemenin diğer hükümler ile sınırlı yapılmasına karar verilerek gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Katılan sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve tehdit suçlarını, sanık ... hakkında kasten yaralama suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde katılan sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetine, tehdit suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle soyut iddia dışında delil bulunmadığına, suç vasfında hataya düşüldüğüne, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Özetle sanık ... hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Katılan Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır. B. Katılan Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR A. Katılan Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan sanık ... müdafiince temyiz istemlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ...'un karşı oyu ve oy çokluğuyla ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02. 2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eylemlerinden ötürü verilen mahkumiyet kararının temyiz incelemesinde; Mağdure beyanında sanık ile aynı mahallede ikamet ettiğini, kendisi ile zaman zaman karşılaştığını daha sonra tanıştığını ancak adını bilmediğini, kendisininde adını sanığa söylemediğini, olay tarihinden yaklaşık on beş gün öncesi iş yerine giderken yolda karşılaştığı sanığın kendisine ''hediye aldığını vermek için eve davet ettiğini'' beyan etmesi üzerine evinin önüne kadar gittiğini ama evine girmeyeceğini söylediğini, sanığın mağdureyi eve girmesi için zorlayarak iki eliyle evinin bulunduğu apartmanın içerisine zorla çektiğini, alt kata kadar zorla götürdüğünü, alt katta zorla sarılarak öptüğünü, göğüslerine ve cinsel bölgelerine rızası dışında ellediğini, merdiven korkuluklarına tutunarak yukarı doğru çıkmaya çalışırken sanığın kendisine ''sizin orayı biliyorum ailene zarar veririm'' diye tehdit ettiğini, Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, İddia olunan eylemlerin yaşandığı yer, zaman itibariyle İstanbul'un nüfus ve aktif hayatın yoğun olduğu işlek caddenin bulunduğu bir alan olduğu, sanığın atılı suçları işlediğine dair mahkumiyetine yetecek kesin, inandırıcı bir delil elde edilemediği, Olaylara ilişkin görgü tanıklarının ve mağdureye yönelik zora ilişkin gerçekleştiğine dair adli raporların bulunmadığı halde sadece mağdure beyanı ile mağdurenin anlatımlarını beyan eden görgüye dayalı bilgileri olmayan tanık beyanları dayanak alınarak masumiyet karinesinin aksi yönünde şüpheden sanık yararlanır ilkesi göz ardı edilerek, mağdure beyanına üstünlük tanınarak sanık hakkında atılı suçlardan verilen mahkumiyet kararının onanması yönündeki Sayın çoğunluğun görüşünden aykırı olarak sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği kanaatindeyim.