Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4863 E. 2023/6330 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/4863
Karar No
2023/6330
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/146 E., 2014/350 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2012/146 Esas, 2014/350 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddenin ikinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddenin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 17.02.2018 tarihli ve 14-2015/118262 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafii temyiz isteğinde özetle; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun işlenildiğine dair somut inandırıcı delillerin dosyada mevcut olmadığını, Mahkemece suça sürüklenen çocuğun suç işlemek amacıyla mağduru samanlığa götürdüğü kanısına vararak ceza verilmesinin yerinde olmadığını, samanlığa girdikten sonra eylem olduğunu, hile ile samanlığa götürdüğü kabulünün hukuka aykırı olduğunu, 25.03.2012 tarihinde Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesinden alınan raporda mağdur hakkında "Herhangi bir cinsel istismar ve fiili livataya maruz kaldığına dair bulguya rastlanılmamıştır" şeklinde ibareye yer verildiğini, basit istismardan ceza verilmesi gerektiğini, Mahkemenin kararının hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince; ''Deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte ele alınarak yapılan değerlendirmede; suça sürüklenen çocuk ...'ın olay tarihinde, tarladan birlikte döndüğü mağdur ...'ü oyun oynama bahanesi ile evlerinin samanlığına götürdüğü, elbiselerinin alt tarafını çıkardığı, yere yatırarak cinsel organını anal yoldan mağdurun vücuduna sokmaya çalıştığı ancak mağdurun altına yapması ve acı çekmesi nedeniyle eylemini tamamlayamadan sonlandırdığı kanaatine varılmıştır.'' gerekçesi ile hükümler kurulmuştur. IV. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Temyiz İncelemesinde Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Temyiz İncelemesinde Mağdurun aşamalardaki beyanları, savunma, doktor raporu ile tüm dosya kapsamı nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun mağdura yönelik organ veya sair cisim sokmak kastıyla hareket ettiği sabit olmayıp, eyleminin mevcut haliyle cinsel organını mağdurun cinsel organına sürtmesi şeklinde sübuta erdiğinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilerek bu suçtan hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2012/146 Esas, 2014/350 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçu Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2014 tarihli ve 2012/146 Esas, 2014/350 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/4863, K. 2023/6330, T. 16.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-4863-e-2023-6330-k-974548b42100