Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/4568 E. 2023/6755 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4568
- Karar No
- 2023/6755
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/269 E., 2015/35 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bakırköy 16.Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca ayrı ayrı beraat kararları verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 09.02.2018 tarihli ve 14-2015/129368 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Adli rapora göre mağdurun anüsünde saat 6 hizasında yaklaşık 4 mm’lik ekimoz tespit edilmesi, ruh sağlığının olay nedeniyle bozulduğunun sabit olması, mağdur ve babası ile sanık arasında önceye dayalı atfı cürümde bulunmayı gerektirir husumet bulunmaması, mağdurun tüm aşamalardaki samimi beyanları ve teşhislerinde eylemi gerçekleştiren kişinin sanık olduğunu açıkça beyan etmesi, tutanak mümzilerinin de yakalama sırasında mağdurun babası ile birlikte yanlarında olduğunu ve sanığı babasına göstermesi üzerine yakalamayı gerçekleştirdiklerini beyan etmeleri karşısında, atılı suçları işleyen kişinin sanık olduğu gözetilerek mahkumiyetine hükümleri kurulması gerekirken yazılı şekilde beraat kararları verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi; Polis tutanağında mağdurun sanığı teşhis ettiği belirtilmemiş ise de tutanak mümzii polislerin mağdurun yanlarında bulunduğunu belirtmeleri ve mağdurun sanığın birçok kişi arasından teşhis etmesi nedeniyle olay failinin sanık olduğu hususunda şüphe kalmadığına, adli tıp raporlarında hem livata bulgusu hem de ruh sağlığı bozukluğunun tespit edilmesi karşısında, mağdurun sanığı yanlış teşhis etmesi durumunun olmadığına, sanığın atılı suçlardan dolayı mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkeme; "...%40 zihinsel özürlü olan mağdurun cinsel istismara uğradığı, mağdurun soruşturma aşamasında alınan raporu karşısında mahkememizin de kabulünde ise de, bu eylemin sanık tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğine yönelik olarak yapılan değerlendirmede, mağdura cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen sanığın mağdur tarafından olaydan 4 gün geçtikten sonra babasına göstermesi ile yakalanması, mağdurun mental reterdasyon rahatsızlığı nedeniyle % 40 oranında zeka özürlü bulunan mağdurun sanığı teşhisi konusunda heyetimizce bu teşhisin tam ve sağlıklı olduğu hususunda tam bir kanaat oluşmaması, küçük mağdurun teşhisi dışında, sanığın eylemi gerekleştirdiği hususunda başkaca bir delil bulunmaması, mağdur tarafından yapıldığı bildirilen sanığın teşhisine ilişkin tutanakta 'Sanığın yolda yürürken mağdurun babası tarafından gösterilmesi üzerine yakalandığının' belirtildiği, mağdurun babası ...'ün ise 'Sanığın bulunduğu işyerine gittiklerinde 5-6 kişinin bulunduğunu,bu kişiler arasından mağdur ...'ın göstermesi ile sanığın yakalandığını belirtmesi' ile teşhis tutanağı ve mağdur ile katılan anlatımları arasında farklılık bulunması, %40 zeka özürü bulunan mağdurun, önceden tanımadığı bir kişi olan sanığı teşhisinde yanılma ihtimalinin de hayatın olağan akışına göre bulunması, sanığın tüm aşamalarda ısrarla suçlamaları kabul etmemesi, sanığın mağdura cinsel istismarda bulunduğuna yönelik mağdurun teşhisi dışında başkaca delil bulunmaması karşısında sırf mağdurun teşhisine dayanarak sanığı bu suçtan cezalandırmanın vicdani kanı ile bağdaşmayacağı, mağdurun cinsel istismara uğradığı sabit ise de,cinsel istismar eylemini sanığın gerçekleştirdiği yönünde mahkememiz heyetinde şüphe oluşması karşısında şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği delil yetersizliğinden sanığın beraatine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçesiyle sanığın atılı suçlardan beraatine karar vermiştir. IV. GEREKÇE 1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdur vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilerek Mahkemece kurulan hükümde, hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Mağdur ile babasının aşamalardaki çelişkili anlatımları ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun Ek 6 ncı maddesinde belirtildiği şekilde bir teşhis işleminin yapılmaması karşısında, sanığın atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, Tebliğname'de sanığın mahkumiyeti gerektiğinden bahisle bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 16. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.