Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/3712 E. 2023/3647 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3712
Karar No
2023/3647
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/60 E., 2014/281 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, reşit olmayanla cinsel ilişki HÜKÜM : Beraat, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığının 03.03.2014 tarihli ve 2014/533 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır, 2. Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2014/60 Esas, 2014/281 Karar sayılı kararı ile sanıkların üzerine atılı çocuğun cinsel istismarı suçu reşit olmayanla cinsel ilişki suçu kabul edilerek mağdurun şikâyetçi olmamasına göre bu suçtan açılan kamu davalarının düşmesine, sanıkların üzerine atılı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise suçun yasal unsurlarının gerçekleşmemiş olmasına göre beraatlerine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.12.2017 tarihli ve 14-2015/62689 sayılı kısmî ret, kısmî onama görüşle Tebliğname ile Dairemize gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Kararı süresi içerisinde temyiz ettiğini bildirir süre tutum dilekçesi vermiştir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesi; " olay tarihinden önce sanıklardan ... *** ile mağdure ...'in arkadaş oldukları, aralarında gönül ilişkisi bulunduğu, mağdure ve sanığın zaman zaman buluşarak diğer sanık ... ***'in bekar olarak kaldığı eve gittikleri, olay tarihinden önce sanık ... ***'ın diğer sanık ... ***'in evindeyken cep telefonunun kontörünün bitmesi nedeniyle diğer sanık ... ***'in cep telefonuyla mağdure ... ***'e mesaj attığı, telefonla görüştükleri, bu şekilde mağdure ... ***'in sanık ... ***'in cep telefonu numarasını öğrendiği, sanık ... *** ile mağdure ... ***'in aralarında gönül ilişkisi olduğu, olay tarihinden önceki dönemlerde de sanık ... ***'ın mağdure ... ***'in rızasıyla mağdureyle cinsel ilişkiye girdiği, olay tarihinde mağdurenin evde babasıyla tartıştığı ve evden kaçmak istediği bu nedenle mağdurenin sanık ... ***'ı aradığı, evden kaçacağını söylediği, ancak sanık ...'nın mağdureye evden kaçmamasını söylediği, ona yardım edemeyeceğini söyleyip çocuk esirgeme kurumuna gitmesini söylediği, bunun üzerine mağdurenin daha önceden öğrenmiş olduğu telefon numarasından sanık ... ***'e mesaj atarak kendisine yardım etmesini istediği, sanık ... ***'in bunun üzerine mağdurenin oturduğu evin yakınlarına geldiği, mağdureye mesaj attığı, mağdurenin de evdeki pencereden çıkarak sanık ...'ın yanına geldiği ve birlikte sanık ... ***'in evine gittikleri, burada mağdure ... ***'in sanık ... *** ile rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiği, sanık ... ***'in mağdureye eve dönmesini söylediği ancak mağdurenin kabul etmediği, daha sonra sanık ... *** ile telefonla görüştükleri, sanık ... ***'ın, sanık ... ***'in evine geldiği, burada mağdureyle buluştuğu daha sonra sanık ... *** ile mağdurenin başka bir eve gittikleri, orada bir gece kaldıkları, mağdurenin rızasıyla sanık ... *** ile burada cinsel ilişkiye girdiği ertesi gün sanık ... ***'ın mağdure ... ***'i diğer sanık ... ***'in evine götürdüğü, daha sonra sanık ... ***'in mağdureyi bir asker arkadaşının evine götürdüğü, mağdurenin akşama kadar burada başka kızların da bulunduğu arkadaş ortamında kaldığı, mağdurenin evden kaçması nedeniyle babası olan müşteki ... ***'in mağdureyi aradığı, arkadaşlarından sorması neticesi sanık ... *** ile ilişkisi olduğunu öğrendiği, bunun üzerine mağdurenin babasının sanık ... ***'nın ailesiyle görüştüğü, bir süre sonra sanık ... ***'nın mağdureyle konuştuğu, ailesinin kendisini aradığını kendi ailesine de baskı yaptıklarını söylediği, bunun üzerine sanık ... ***'in mağdureyi sanık ... ***'nın ailesinin evine getirdiği, daha sonra mağdurenin babası ... ***'in buraya gelerek mağdureyi aldığı evine götürdüğü, şikâyeti üzerine soruşturma yapıldığı, sanıklar hakkında mahkememize kamu davası açıldığı, olayın bu şekilde meydana geldiği anlaşılmıştır. Her ne kadar sanıklar ... ***'ın ve ... *** hakkında olay tarihinde 15 yaşından küçük olan mağdure ... ***'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ve nitelikli cinsel istismar suçundan cezalandırılmaları için kamu davası açılmış ise de; mağdurenin nüfusa geç yazdırıldığı, yaşının büyük olduğu yönündeki iddiaları üzerine mağdurenin gerçek yaşının tespiti için Adli Tıp 6. İhtisas Kuruluna sevk edilerek alınan raporda mağdurenin olay tarihinde 16 yaşını bitirmiş 17 yaşı içerisinde olduğu ve 17 yaşını bitirmediğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Yargılamanın devam ettiği sırada mağdurenin yaş tashihi konusunda Bolu 1 Asliye Hukuk Mahkemesine dava açıldığı, mahkemenin 2014/97 Esas, 2014/152 Karar sayılı ilamı ile mağdure ... ***'in 04.03.1999 olan doğum tarihinin 21.11.1997 olarak düzeltilmesine karar verildiği, kararın 28.05.2014 tarihinde kesinleşerek nüfusa tescil edildiği, mağdurenin celbedilen nüfus aile kayıt tablosundan anlaşılmıştır. Adli Tıp 6. İhtisas Kurulu raporundaki mağdurenin gerçek yaşına ilişkin değerlendirmelerin Bolu 1 Asliye Hukuk Mahkemesi ile yapılan yaş tashihine uygun olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar mağdure ... ***; mahkememizdeki ifadesinde sanık ... *** ve sanık ... ***'in kendisiyle zorla ilişkiye girdiğini belirtmiş ise de; mağdurenin kollukta alınan 24.02.2014 tarihli ifadesinde, sanıklardan ... *** ile arkadaş olduklarını, evden kaçmadan önceki dönemlerde de sanıkla görüştüğünü, cinsel ilişkiye girdiğini beyan ettiği, yine evden kaçtıktan sonra da her iki sanıkla rızasıyla cinsel ilişkiye girdiğini belirttiği ve sanıklardan şikayetçi olmadığını beyan ettiği, duruşma sonrasında sosyal hizmet uzmanı bilirkişiyle mağdurenin yapmış olduğu görüşme sonucu düzenlenen raporda da mağdurenin sanık ... ile kendi isteğiyle birlikte olduğunu, yine sanıklardan ... ile de kendi isteğiyle birlikte olduğunu, poliste ifade verdikten sonra bakire olmadığının ortaya çıkması üzerine babasının sanıkların cezalandırılmasını istediği, bu nedenle kendisine duruşmadaki şekilde ifade vermesini söylediğini, babasının kendisinin sanıklarla birlikte olmasını hazmedemediğini, gerçekte kimsenin kendisine zorla bir şey yapmadığını, yine yargılama sırasında mağdurenin mahkememize dilekçe gönderdiği ve sanıklar ... ve ... ile isteyerek birlikte olduğunu beyan ederse sanıklara bir şey olmayacağını düşündüğünü, sanıklarla ilişkiye girmediğini belirttiği, bu şekilde mağdurenin okula devamsızlık etmesi nedeniyle olay tarihinde babasıyla tartıştığı, evden kaçmak amacıyla diğer sanıkları aradığı, kendi isteğiyle evden kaçtığı, sanıklar ... ve ...'nın yanında kaldığı ve onlarla rızasıyla cinsel ilişkiye girdiği, sanık ...'ın mağdureyi üniversiteli kızların da bulunduğu bir arkadaşının evine götürdüğü, burada mağdurenin başka kişilerle görüşme ve telefonla görüşme şansının da bulunduğu, mağdurenin zorla cinsel ilişkiye girildiği yönünde iddiasını doğrulayacak dosyaya yansıyan somut bir delilin söz konusu olmadığı, mağdurenin aşamalardaki çelişkili beyanı, olayın oluş şekli, kolluk ve sosyal hizmet uzmanındaki beyanları nazara alındığında eylemin cebir ve tehditle gerçekleştirildiğine dair dosyaya yansıyan somut ve kesin bir delil bulunmadığı, mağdurenin rızası dahilinde evden kaçarak sanıklarla birlikte olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar sanıklar hakkında 15 yaşından küçük mağdure ... ***'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de; mağdurenin gerek Adlî Tıp 6. İhtisas Kurulu raporu, gerekse Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararına göre gerçek yaşının suç tarihinde 16 yaşını bitirmiş olup 17 yaşı içerisinde olduğu, bu şekilde 15 yaşından büyük olduğu, mağdurenin kendi rızasıyla sanıklarla birlikte olduğu, 5237 sayılı TCK 26 maddesi hükümleri nazara alındığında mağdurenin rızasıyla evden kaçıp sanıkların evine gelmesi şeklinde gerçekleşen eylem nedeniyle sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal koşulları gerçekleşmediğinden CMK 223/2.a maddesi uyarınca sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. Her ne kadar sanıklar ... *** ve ... ***'in 15 yaşını bitirmeyen mağdure ile rızasıyla cinsel ilişkiye girmek suçundan 5237 sayılı TCK 103/2 maddesi uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılmış ise de; mağdurenin düzeltilen yaşına göre suç tarihinde 15 yaşından büyük olduğu, eylemin mağdurenin rızasıyla gerçekleştiği anlaşıldığından, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı TCK 104/1 maddesinde yasaklanan reşit olmayanla rızasıyla cinsel ilişki suçunu oluşturduğu, atılı suçun şikâyete tabi suçlardan bulunduğu, mağdurenin ilk alınan kolluk ifadesinde sanıklardan şikâyetçi olmadığı anlaşıldığından 5237 sayılı TCK 73 maddesi yollamasıyla şikâyet yokluğu nedeniyle CMK 223/8 maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır." gerekçeleriyle sanıklar hakkındaki hükümler tesis edilmiştir. IV.GEREKÇE Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, delillerin ve olguların açıklandığı ve ilişkilendirildiği ve buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda ilk derece mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde kurulan hükümlere yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bolu Ağır Ceza Mahkemesinin 25.12.2014 tarihli ve 2014/60 Esas, 2014/281 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.05.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/3712, K. 2023/3647, T. 30.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-3712-e-2023-3647-k-115e45545d60