Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/27082 E. 2025/4823 K. – Çocuğun Cinsel

Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/27082
Karar No
2025/4823
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1273 E., 2021/1314 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan beraatine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdurenin aşamalardaki samimi ve tutarlı ifadeleri, tanık ..’in beyanı, katılan mağdure ile sanık arasında iftira atılmasını gerektirir bir husumetin bulunmaması ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğuna ilişkindir. B. Katılanlar Vekilinin Temyiz İstemi Katılan mağdurenin iddialarının tutarlı ve hayatın olağan akışına uygun olduğuna, sormak istedikleri soruların Mahkemece kabul edilmeyerek beraat kararına zemin hazırlandığına, gerekçeli kararda dosya içeriğindeki uzman rapor ve beyanlarından hiç bahsedilmediğine, şikayetçi .. kendisi adına da şikayetçi olmasına rağmen kızını temsilen davaya katılmasına karar verildiğine, Mahkemece okunan belgelere karşı tarafların diyeceklerinin sorulmaması ve delillerin tartışılmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve katılanlar vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Daire çoğunluğunca sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükmünün onanmasına karar verilmiş ise de; Sanığın üvey kızı olan mağdurun okulda rehber öğretmene anlatması ile olayın adli mercilere intikal ettirildiği, intikalin doğal ve benzer olaylarda olduğu gibi öğretmen gibi güvenilir bir figüre anlatımla gerçekleştiği, Mağdur ... soruşturma aşamasında alınan beyanında: "sanığın 2010-2011 yıllarında annesi ile evli olduğu, o zamanlarda 4. sınıfa gittiği, henüz 12 yaşını doldurmadığı dönemde şüpheli ...'in kendisini dudaklarından öptüğü, göğüs bölgesine 14-15 kez dokunduğu, kıyafetlerinin altından dokunduğu, ön özel bölgesine 20 kereden fazla dokunduğu, arka özel bölgesine eliyle dokunduğu, bir gece farklı bir şekilde yaklaştığı, arka özel bölgesinde acı hissettiğini, penisini sokmaya çalıştığını ve acıttığını ancak penisini sokamadığını, bir gece annesi, şüpheli ... ve kendisi birlikte uyuduğu, şüphelinin elinin kendi özel bölgesine götürerek dokunmasını sağladığı, daha sonra kıyafetlerini sıyırdığı, arkasından şüpheli ...'in penisini sokmaya çalıştığı, daha sonra penisinden gelen sıvının üzerine geldiği, bunun sadece bir defa olduğu, şüphelinin annesine bir şey söylememesini istediği, kendisinin o gece çok korktuğu ve kilitlendiğini" beyan ettiği, mahkemedeki beyanında ise; "ben daha önceki ifadelerimi tekrar ediyorum, sanık ile annem evlenmişlerdi, hangi tarihte evlendiklerini ve hangi tarihte birlikte yaşamaya başladıklarını hatırlamıyorum ancak o tarihte düğün yapıldığını hatırlıyorum, 4+4 öğrenim sistemi yeni başlamıştı, ben 4. Veya 5. Sınıftaydım, Mordoğan'da oturuyorduk, sanığın evinde oturuyorduk, ilk başlarda belki bana karşı cinsel bir şeyler yapmıştır ancak hatırlamıyorum, sonrasında evde otururken beni kucağına oturtup bacağımı, cinsel organımı okşama şeklinde davranışları başladı, zaman zaman da dudağımdan öpüyordu, bunları bazen evde yapıyordu bazen teknesi vardı, teknesinde yapıyordu, yanımızda kimse olmuyordu, evde annem varken onun yanında yapmıyordu, annem mutfakta veya diğer tarafta çalışırken bunları yapıyordu, bir keresinde banyodan çıkmıştı, çıplaktı, bu şekilde yanıma gelmişti, daha sonraki tarihlerde zaman zaman beni soyundurup yatağa yatırıyordu, sen beni çıplak gördün utanmana gerek yok gibi şeyler söylüyordu, beni yatağa yatırdığında zaman zaman dudağımdan öpüyordu, bazen yine vücudumun bazı bölgelerini, cinsel organımı okşuyordu, bunları sık sık yapıyordu, yaklaşık 2 yıl birlikte yaşadık, bu süre içinde 15-20 defa bu hareketleri yapmıştı, bir defasında annemle yatarken korktuğum için bunların arasına yattım, o anda yüzüm anneme doğru dönüktü, arkam sanığa dönüktü, ikisinin ortasındaydım, benim altımdaki pantolon veya pijama gibi olan kıyafeti indirdi, kendi cinsel organını benim arka kısmıma sokmaya başladı, ancak sokamadı, ben o anda annemin yüzüne bakıyordum, annemin beni görmesini bekliyordum ancak annem uyuyordu, ben hiçbir şey diyemedim, bu arada galiba sanık boşaldı, üzerime sıvı aktı, sonra sildi, devamında yine kendi cinsel organını benim arka kısmıma sokmaya çalıştı ancak sokamadı, dediğim gibi yaklaşık 2 yıl süre içinde cinsel davranışlarını 15-20 kez yapmıştı, bazen de parmaklarını benim cinsel organıma sokuyordu, cinsel organını bana sokma girişimi yukarıda belirttiğim gibi sadece bir kez olmuştu, bunun dışındaki davranışları beni bazen kucağına oturtup bazen yatağa yatırarak vücudumun bazı bölümlerini, cinsel organımı okşama şeklindeydi, bazen benim elimi tutup kendi cinsel organına götürüyordu, cinsel organını tutturuyordu, o anda kendisi elimi tutup o şekilde bekletiyordu, bir süre sonra annemle ayrıldılar, o tarihte annemi öldürmekle tehdit etmiş, bu nedenle ayrıldılar, biz İzmir'deki evimize döndük burada yaşamaya devam ettik, bu süre içinde kendisiyle görüşmemiz olmadı, annemle de görüşmüyorlar, bir keresinde arabanın kaskosu ile ilgli olarak bana whatsapptan mesaj göndermişti, anneme ulaşamadığını belirten bir mesajdı, bunun dışında kendisiyle görüşmemiz yazışmamız olmadı, bu süre içinde annemle de bir görüşmesi olmamıştı, annemle daha sonra sorun yaşayıp yaşamadıklarını bilmiyorum, ben gerek olay tarihinde gerek sonrasında bunları anneme veya başka birine anlatmadım, geçen yıl okuldayken bunlar aklıma geliyordu, dayanamaz hale gelmiştim, rehberlik öğretmenine gittim, başta anlatmak istemedim, sadece sorunlarım olduğunu belirtip ilaç yazmasını isteyecektim, ancak sonradan bunları anlatma durumunda kaldım, olaylar bu şekilde olmuştur, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu, Mağdurun annesi katılan ...'in ifadesinde "Şubat 2020'de ... bazı değişiklikler olmaya başladı, asileşme, bezginlik, bıkkınlık gibi davranışlar görülmeye başlandı, ben iki kez psikologa götürdüm, psikologtan çıkarken ağlamaklı çıkmıştı, psikologlar ne anlattığı konusunda bana bir şey söylemediler, Mart 2020'de rehber öğretmene bir şeyler söylemiş, rehber öğretmen beni çağırmış gittiğimde .. üvey babası tarafından cinsel tacize uğradığını anlattığını söylediler, polis çağırdılar, polisler bizi emniyete götürdü, ben .. sorduğumda halen bu konuda bana bir şey anlatmadı,dediğim gibi ben gözümle bir şey görmedim ancak kızıma güveniyorum, kızım yalan söylemez, böyle bir şey söylüyorsa doğrudur, bu kadar uzun süre neden bu konudan bahsetmediğini de bilmiyorum," şeklinde beyanda bulunduğu, Tanık ...'in ifadesinde " ... benim kız kardeşimdir, sanık annem ile evlendikten sonra Mordoğan'da yaşamaya başladılar, ben o tarihte üniversitede öğrenciydim İzmir'de kalıyordum, ancak yaklaşık 1 yıl süreyle bende annem ve kız kardeşimle birlikte sanığın evinde kaldım, o süreçte sanığın ...'ya karşı cinsel nitelikte bir davranışını görmedim, ... kendisinden pek hoşlanmıyordu, sanık zaman zaman gel yanıma otur gel sarılalım diye ısrar edip zorlayınca ... yanına oturuyordu, sarılıyorlardı, ancak dediğim gibi cinsel bir davranışını görmemiştim, o tarihte ... da bana bu konuda herhangi bir şey söylememişti, daha sonraki tarihlerde de ... bu konuda bana herhangi bir şey anlatmamıştı, olay polise intikal etmeden birkaç gün önce ... bana sanığı kastederek bana dokundu dedi, ben nasıl dokundu dedim, anla dedi, ben anlatmasını söyledim, ilişkiye girdi dedi, nasıl diye sordum, evdeyken arkadan kendisiyle ilişkiye girdiğini, bunun bir çok kez olduğunu söyledi, bunun dışında ayrıntılı bir şey anlatmadı, bunun evde olduğunu söyledi ancak evin neresinde olduğunu, hangi tarihte olduğunu ve başka davranışı olup olmadığını anlatmadı, sadece kendisiyle arkadan birçok kez ilişkiye girdiğini söyledi, ben bunu anlatmalısın dediğimde kimseye söyleme intihar ederim, bir kaç ay önce de intihar için ilaç içtim uyumuşum gibi sözler söyledi, 3-4 gün sonra da okulda rehber öğretmene anlatmış, olay polise intikal etti, daha sonra bu konuda ... ile konuşmamız olmadı, " şeklinde beyanda bulunduğu, Sanığın savunmalarında suçlamayı kabul etmediği, mağduru öz kızı gibi sevdiğini, onun da kendisini baba gibi sevip zaman zaman kucağına oturduğunu, mağdur ve annesi katılanla herhangi bir husumetleri bulunmadığını beyan ettiği, Her ne kadar ilk derece mahkemesince "mağdurun beyanlarının ayrıntılı olmaması, katılan ve tanık beyanları ile çelişkiler barındırması, şikayet için olayın üzerinden çok uzun zaman geçmiş olması, mağdurun iddialarının hayatın olağan akışına uygun düşmediği" gerekçeleriyle beraat kararı verilmiş ise de, mağdurun beyanının ayrıntılı ve tutarlı olduğu, katılan ve tanık beyanlarıyla da örtüştüğü, üzerinden uzun zaman geçtikten sonra intikal etmesinin doğal ve benzer olaylardaki gibi çocuk mağdurun yaşı ve gelişimi sebebiyle cinsel istismar eylemi ile nasıl başa çıkabileceğini bilememesinden ve fail ile aynı çatı altında yaşadığı için korkmasından kaynaklandığı, mağdurun yaşı büyüyüp olayın ahlaki redaetini farkettikçe ruhsal sıkıntılarının arttığı ve annesi tarafından psikoloğa götürüldüğü ve nihayetinde rehber öğretmene anlattığı, mahkeme gerekçesindeki mağdurun anlatımlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğu değerlendirmesinin ise izaha muhtaç bir yorum olduğu, cinsel istismar fiillerinin hele de aile içi (ensest) olaylarının zaten hayatın olağan akışı dışındaki eylemler olduğu, bu itibarla mahkeme gerekçesinin dosya kapsamı ile örtüşmediği ve sanığa iftira atması için bir sebebi bulunmayan mağdurun samimi, ayrıntılı ve tutarlı beyanları karşısında sanığa müsnet suçun sabit olup beraat hükmünün bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan onama yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/27082, K. 2025/4823, T. 29.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-27082-e-2025-4823-k-8483d06e30cc