Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/26182 E. 2023/7626 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26182
Karar No
2023/7626
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1797 E., 2018/985 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı (mağdure sayısınca) HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî onama

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 01.06.2018 tarihli ve 2017/1797 Esas, 2018/985 Karar sayılı kararının Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ve mağdureler vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yönünden; 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığı gibi Bölge Adliye Mahkemesince verilen katılma kararının da bu hakkı vermeyeceği,

Mağdureler vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihinde on beş yaşından küçük olan mağdureler ... ..., ..., ... ve ... ...'nin kanuni temsilcilerinin sanık hakkında şikayetçi olmayıp davaya katılmadıkları, yine suç tarihinde on beş yaşından küçük olduğu anlaşılan mağdure ...'in kanuni temsilcisinin ise sanık hakkında şikayetçi olmasına rağmen davaya katılma talebinde bulunmadığı gözetilerek mağdurelere yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığı,

Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 294 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır” şeklindeki düzenleme de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçesinde herhangi bir temyiz sebebi göstermediği anlaşıldığından, vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/26182, K. 2023/7626, T. 22.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-26182-e-2023-7626-k-9aba15de2c29