Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/23445 E. 2025/2823 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23445
- Karar No
- 2025/2823
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1069 E., 2020/1033 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurenin aşamalardaki beyanlarının çelişkili olduğuna, mağdurenin beyanları dışında delil olmadığına, mağdurenin anne-babasının şikayetçi olmayıp böyle bir olayın yaşanmadığını beyan ettiklerine, kabul anlamına gelmemekle birlikte eylemin cebir veya tehdit ile işlendiğine dair delil bulunmadığına, mahkumiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen hakkında takdiri indirim yapılmasının hukuka aykırı olup bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Suça sürüklenen çocuğun mağdureye yönelik çocuğun cinsel istismar eylemini tehdit ve cebirle gerçekleştirdiğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1. maddesi ile belirlenen temel cezanın koşulları oluşmadığı halde aynı Kanun'un 103/4. maddesi ile artırılması ve olay tarihinde on beş - on sekiz yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporunun aldırılmama gerekçesinin karar yerinde gösterilmemesi karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü gerekirken düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle, suça sürüklenen çocuk müdafii ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca İzmir 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2025 tarihinde karar verildi.