Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/22707 E. 2025/3622 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/22707
- Karar No
- 2025/3622
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/126 E., 2017/136 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, hükmedilen ceza miktarına göre 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk hakkında katılan mağdurlara karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun katılan mağdur ...'e karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı, katılan mağdur ...'e karşı çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafilerinin Temyiz İstemleri Özetle, mahkumiyet kararlarının hatalı olduğuna, suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde atılı suçu işleyebilecek cinsel olgunluğa sahip olmadığına, 26.5.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Dairesi raporunun eksik olduğuna, katılan mağdur hakkında iç beden muayene raporuna göre verilen mahkumiyet kararının eksik incelemeye dayandığına, aynı evde vakit geçiren suça sürüklenen çocuğun epitel hücresinin katılan mağdurun çamaşırına bulaşmış olabileceğine, katılan mağdurlar ile katılanların beyanlarının çelişkili ve tutarsız olduklarına, eylemin sarkıntılık düzeyinde kaldığına, sosyal inceleme raporu alınmadan karar verildiğine ve dilekçelerinde yer alan diğer nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuğun suçlamaları inkar ettiğine, dosyada mevcut raporlara göre katılan mağdurun külotunda aynı zamanda bir kan ve meni lekesine rastlanmadığına, Adli Tıp Uzmanınca düzenlenen bilirkişi raporunda tespit edilen iz ve emarelerin fiili livata bulgusu olarak değerlendirilmesinin uygun olması yanında bazı hastalıklar nedeniyle de anal bulguların oluşmasının mümkün olduğunun ifade edilmesine, her iki mağdura yönelik benzer eylemler olmasına karşın diğer mağdura yönelik eylemin basit cinsel istismar suçu olarak kabul edilmesine, sonuç olarak, 12 yaşını henüz bitirmiş olan suça sürüklenen çocuğun yukarıda belirtilen ve şüphe yaratan hususlar dikkate alındığında Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ilgili ihtisas dairesince muayene ile cinsel yönden gelişiminin suç tarihi de dikkate alınarak raporla tespitinin, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu somut eylemde bahsedildiği şekilde işleyebilip işleyemeyeceğinin kesin bir şekilde kanıtlanması gerektiğine, kararının eksik inceleme ile verildiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Katılan Mağdur ...'a Yönelik Eylemi Nedeniyle Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Katılan Mağdur ...'a Yönelik Eylemi Nedeniyle Verilen Karar Yönünden Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk hakkında, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğinin takdirinde göz önüne alınmak üzere 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanununun Uygulanmasına İlişkin Usûl ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in 20/2. maddesi uyarınca sosyal inceleme raporunun aldırılmaması karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Katılan Mağdur ...'a Yönelik Eylemi Nedeniyle Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafilerinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Katılan Mağdur ...'a Yönelik Eylemi Nedeniyle Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle suça sürüklenen çocuk müdafileri ile bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Bursa 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.