Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/20606 E. 2025/5656 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/20606
- Karar No
- 2025/5656
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2016/97 E., 2016/79 K. SUÇLAR : Çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın farklı zamanlarda katılan mağdurenin özel bölgelerine dokunup dudağından öptüğünün kabulü ile çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hüküm yönünden ise istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle kanuni unsurları itibariyle oluşan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat hükmü kurulması ile çocuğun cinsel istismarı suçundan temel sınırdan cezanın tayin olunmasının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle katılan mağdurenin çelişkili anlatımları, tanıkların görgüye dayalı olmayan beyanları, husumet hali ve sanığın inkara dayalı savunması karşısında beraat yerine dosya kapsamı ve hayatın olağan akışına uymayan gerekçe ile kurulan mahkumiyet hükmünün usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Katılan Bakanlık vekilinin yokluğunda verilip 01.12.2016 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 7035 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önce hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 291/1. maddesinde belirlenen 7 günlük kanunî süre geçtikten sonra 12.12.2016 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçesinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir.” hükmüne yer verilmekle, katılan mağdurenin temyiz aşamasında gönderdiği 26.12.2016 havale tarihli dilekçesi ile sanığa iftira attığını bildirmesi karşısında sanığın savunmalarının teyidi ve maddi hakikatin tereddüte mahal bırakmayacak biçimde ortaya çıkartılması bakımından katılan mağdurenin duruşmaya getirtilerek, iddiaya konu hususlarla ilgili beyanının alınmasının ardından temyiz aşamasında gönderilen şikayetten vazgeçme dilekçesinin, 5271 sayılı Kanun'un 217. maddesi gereğince duruşmada taraflara okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesinde zorunluluk görülmesi, 2. 5271 sayılı Kanun'un 210/2. maddesinde yer alan "Tanıklıktan çekinebilecek olan kişi, duruşmada tanıklıktan çekindiğinde, önceki ifadesine ilişkin tutanak okunamaz." hükmü uyarınca, kovuşturma aşamasında sanığın kardeşi olması nedeniyle tanıklıktan çekinen Uğurcan'ın soruşturma aşamasında alınan beyanlarının hükme esas alınamayacağının gözetilmemesi, 3. İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararına esas teşkil eden kısa kararın açıklandığı son celseye 127279 sicil numaralı zabıt katibinin katılmasına ve duruşma zaptını imzalamasına karşın, sebepler açıklanıp belgelenmeden gerekçeli kararın 109154 sicil numaralı zabıt katibi tarafından yazılıp imzalanması ve 08.09.2016 tarihli duruşma tutanağı ile gerekçeli kararda 34118 sicil numaralı başkanın elektronik imzasının bulunmaması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 220, 232 ve 289/1-a maddelerine aykırı davranılması, Karşısında söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin katılan mağdure vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Çocuğun Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle katılan mağdure vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2025 tarihinde karar verildi.