Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/20360 E. 2022/8409 K. – Çocuğun Cinsel

Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/20360
Karar No
2022/8409
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Sanıkların atılı suçtan mahkumiyetlerine dair Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10.06.2020 gün ve 2019/290 Esas, 2020/157 Karar sayılı hükme yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası nazara alınıp, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren duruşmasız yapılan incelemede dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: 5271 sayılı CMK'nın 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılan kesin hukuka aykırılık halleri ve sanık ... müdafisi ile sanık ... müdafisinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz dilekçelerinde belirttikleri nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından gerçekleştirilen inceleme neticesinde vaki istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair kurulan hükme yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, sanık ... müdafisi ile sanık ... müdafisinin ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK'nın 302/1. madde ve fıkrası gereğince esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmesine, 29.09.2022 tarihinde Üyeler ... ve ...'un karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Sanıkların, mağdura karşı çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediklerinden bahisle TCK’nın 103/1, 43. Maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı somut olayda Sayın Çoğunlukla aramızdaki ihitilaf, eylemin sübuta erip ermediğidir. 7 yaşında olan mağdur, abisinin cinsel bölgesi sehven açılınca, Halidin ve Hasanın bu bölgesinin daha kıllı olduğunu söylediği, kardeşinin de nerden bildiğini sorunca olayı anlattığı, onun da annelerine söylediği, olayın sosyal hizmet hizmeti görevlisine anne tarafından anlatıldığı, bu süreçte olaydan haberdar olan bir komşunun Alo 155 i arayarak olayı intikal ettirdiği olayda; Mağdur ilk ifadesinde, ... ve ...ın pantalonunu dizlerine kadar indirdiğini, poposuna kendi pipilerini değdirdiklerini, hiç sokmadıklarını, vücuduna dokunmadıklarını, canının yanmadığını, ...in pipisinden sıvı geldiğini gördüğünü, sarı bir sıvı olduğunu, bu işi ilk önce Ramazan ayı başlamadan önce ve Ramazan ayının ilk 15 günü içinde yaptıklarını, bu olayı, 10 kezden fazla 25 kez 50 kez yaptıklarını, ...in bir odada, ...ın da başka bir odada yaptığını, ikisinin de aynı gün yaptıklarını bildirmiştir. Mağdur duruşmada ise, sanıkların eylemlerini kaç kere yaptığını hatırlamadığını, sanıkların sürtmeyip cinsel organlarını soktuklarını, bir şey sürdükleri için acımadığını, Önce ...ın yaptığını, daha sonra onun ...e de öğrettiğini, onun da yapmaya başladığını, ben ... abime söyledim, annem de abime söylemiş diyor, 10 defa yaptıklarını, (sonra 5 defa yaptığını söylüyor, sonra ... 25 ... 30 kez yaptı), sanıklara sanıklar çağırmayıp kendilerinin gittiğini bildirmiştir. Anne ..., oğlunun evden çıkmamaya, korkmaya, peşinden gelmeye başladığını, oğluna neden böyle davrandığını sorduğunda, sanıkların, pipilerini kendisine sürttüğünü söylediğini bildirmiştir. Kardeş ..., kendisinin kardeşi ile oynadığı sırada yanlışlıkla eşofmanını sıyırdığını, cinsel organındaki kılları görünce ...in kılları seninkinden daha fazla dediğini, daha sonra ... için de aynı şeyi söylediğini, sorduğunda ... ve ...ın pantalonunu sıyırarak cinsel organlarını kendilerine sürttüğünü söylediğini bildirmiştir. Sanıklar ise atılı suçu işlemediklerini, mağdurun söylediği eylemleri gerçekleştirmediklerini bildirmişlerdir. Görüldüğü gibi, mağdur sanıkların kendisine karşı cinsel istismar olayını gerçekleştirdiğini söylerken, sanıklar ise atılı suçu kabul etmemektedirleri Olayda mağdurun beyanı dışında olayın tanığı veya DNA veya sperm gibi objektif herhangi bir delil bulunmamaktadır. Sanık hakkında mahkumiyet kararı verilebilmesi için; eylemin gerçekleştiğine ve sanık tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin, herhangi bir kuşkuya yer bırakmaksızın ispatlanmış olması gerekir. Olayımızda ayrıntı içermeyen hiçbir delil olmadığı gibi, sanıklar kendisine bu eylemi gerçekleştirmekte ise, neden gitmeye devam ettiği sorusu da cevapsızdır. Ayrıca mağdur beyanı, önce sürtmeden bahsederken, sonradan sokmadan bahsedilmesi yönüyle de çelişkilidir. Sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartı, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesidir. Gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddialar sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Ceza mahkûmiyeti; toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı göz ardı edilerek ulaşılan kanaate ya da herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanmalı, bu ispat, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkân vermemelidir. Yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmak, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına gelecektir. Bu nedenle, ayrıntı içermeyen, aşamalardaki çelişkili ve başka hiçbir şekilde desteklenmeyen bir mağdur beyanına, başka delille desteklenmeden sadece intikal doğal diye, itibar edilmesi mümkün olmadığından, eylemin gerçekleşip gerçekleşmediği kuşkuda kalıp, bu kuşku da yenilemediğinden, sanıkların beraatine karar verilmesi nedeniyle bozulması görüşünde olduğumuzdan sayın çoğunluğun onama yönündeki düşüncesine katılmıyoruz

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/20360, K. 2022/8409, T. 29.09.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-20360-e-2022-8409-k-57f53135a28d