Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/19691 E. 2024/9809 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19691
Karar No
2024/9809
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/196 E., 2015/484 K. SUÇLAR : Cinsel saldırı, görevi kötüye kullanma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında görevi kötüye kullanma ve cinsel taciz suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın görevi kötüye kullanma ve cinsel saldırı suçlarından mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle sanığın üzerine atılı suçları işlemediğine, iddianamede anlatılmayan eylem nedeniyle ceza verildiğine ve sair nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 08.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 225/1. maddesinde yer alan "Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir" şeklindeki düzenleme nazara alındığında, dava konusu yapılan eylemin açıklıkla ve bağımsız olarak gösterilmesi gerektiği, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/47841 Esas numaralı iddianamesinde sanık hakkında cinsel taciz eylemi anlatılarak cinsel taciz suçundan dava açıldığı, sanık hakkında iddia edilen cinsel saldırı eyleminden dava açılmadığının belirtildiği, cinsel saldırı suçuna ilişkin bir anlatım ve sevk maddesi bulunmadığı anlaşıldığından, usulüne uygun açılmış bir dava olmamasına rağmen sanık hakkında cinsel saldırı suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Görevi Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 42. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/19691, K. 2024/9809, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-19691-e-2024-9809-k-21f4600b5b40