Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/17276 E. 2024/9891 K. – Beden Veya Ruh

Konu: Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17276
Karar No
2024/9891
Karar Tarihi
Konu
Beden Veya Ruh Sağlığını Bozacak Şekilde Çocuğun

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/268 E., 2016/152 K. SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Beraat TEMYİZ EDENLER : Mağdure vekili, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuk ve sanıklar hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuk ile sanıkların atılı suçtan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Mağdurenin suça sürüklenen çocuk ile intikal tarihinden 6 ay önce sanıklar tarafından zorla evlendirildiğine, bu doğrultuda suça sürüklenen çocuğun mağdure ile zorla cinsel ilişkiye girdiği gözetilerek sanıklar ile suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetlerine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Kayden 10.01.1995 doğumlu olan mağdurenin on sekiz yaşını doldurduğu 06.06.2013 tarihli duruşmaya katılarak vekil huzurunda ifade vermek istediğini belirtmesine rağmen sonraki duruşmalara takip etmeyip davaya katılma talebinde bulunmadığı anlaşılmakla, mağdureye tayin edilen vekilin hükümleri temyize hak ve yetkisi bulunmadığı gibi Mahkemece verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin edilen güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra sanık ...'ın 20.11.2018, sanık ...'in ise 03.03.2022 tarihinde vefat ettiklerinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64/1 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddeleri uyarınca düşme kararı verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

D. Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Olayın intikal şekli ve süresi, mağdure beyanı, savunma ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; suç tarihinde on beş-on sekiz yaş aralığında olan suça sürüklenen çocuğun, cebir, tehdit ve hile olmaksızın on yedi yaşındaki mağdure ile cinsel ilişkiye girdiği gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 104/1. maddesinde düzenlenen reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle beraatine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüş ise de, 5237 sayılı Kanun'un 104/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e ve 66/2. maddesi gereği 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 14.10.2014 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR A. Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

C. Suça Sürüklenen Çocuk ..., Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçenin (C) ve (D) bölümlerinde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususta yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, suça sürüklenen çocuk ..., sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca, gerçekleşen zamanaşımı ve ölüm nedenleriyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/17276, K. 2024/9891, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-17276-e-2024-9891-k-bb20996fdce9