Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16858 E. 2024/7489 K.
Konu: Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16858
- Karar No
- 2024/7489
- Karar Tarihi
- Konu
- Sarkıntılık Suretiyle Çocuğun Cinsel İstismarı
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/38 E., 2016/201 K. SUÇ : Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR 1. Sanık hakkında sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103/1-c.2, 103/3-d, 43/1. maddeleri uyarınca açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2016/38 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e. maddesi gereğince beraat karar verilmiştir. 2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ...'nin Temyiz İsteği Usul ve kanuna aykırı hükmün bozulmasına ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Mağdurenin 18.12.2015 tarihli eylem yönünden aşamalardaki özü itibarıyla tutarlı olan ve ayrıntı içeren beyanları, sanığın kendisini 18.12.2015 tarihinde eve bırakmasının hemen ardından birkaç saat önce yaşadığı istismar eylemini annesi katılan ...'ye anlatması şeklinde gelişen intikal biçimi ve savunma birlikte değerlendirildiğinde; servis şoförü olan sanığın, 18.12.2015 tarihinde, üzerinde bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan mağdurenin elinden tutup penisini elletmesi şeklinde sübuta erdiği hususunda tereddüt bulunmayan eyleminin kısa süreli ve ani gelişmesi hasebiyle sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, buna karşılık 18.02.2015 tarihinden önce gerçekleştiği öne sürülen sanığın cinsel amaçla mağdurenin elini birden fazla defa tuttuğu şeklindeki iddia yönünden ise bahse konu eylemlerin kovuşturma evresinde mağdure tarafından dile getirilmediği, çocuk izlem merkezinde alınan ifadenin de zincirleme suç hükmünün uygulama koşullarının bulunduğu kanaatini oluşturacak kesinlikte somut bir anlatım içermediği gözetilerek sanığın zincirleme suç artırımı yapılmaksızın sadece 18.12.2015 tarihinde işlediği suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 103/1-c.2, 103/3-d. maddeleri uyarınca mahkumiyetine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. 2. Bozma sebebine göre Tebliğname'de onama isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 6.Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan ...'nin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.09.2024 tarihinde karar verildi.