Yargıtay · 9. Ceza Dairesi
Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/16807 E. 2024/9967 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 9. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/16807
- Karar No
- 2024/9967
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/589 E., 2016/214 K. SUÇLAR : Cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, katılan vekili, o yer Cumhuriyet savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Olay günü katılanın traktörle ikametine gitmekte olduğu, sanığın traktörün arka kısmını atlayarak, katılanı zorla traktörden indirdiği ve katılanın direnmesi üzerine onu sürükleyerek yaklaşık 500 metre traktörden uzaklaştırdığı, katılanın üzerine çıktığı, katılanı öpmeye ve üzerinde bulunan kazağı yukarı doğru sıyırmaya çalıştığı sırada sanığın yoldan geçen bir arabanın sesini duyması üzerine korkarak katılanın üzerinden kalktığı ve olay mahallinden uzaklaştığı şeklinde kabul edilen olayda, dosya içerisindeki mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde, Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanığın cinsel saldırı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyetine, tehdit suçundan beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle taraflar arasındaki husumet nedeniyle iftira atıldığına, katılanın beyanlarının çelikli ve olağana aykırı olduğuna, somut delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Özetle sanık hakkında alt sınırdan hüküm kurularak eksik ceza tayin edildiğine, tehdit suçunun sübuta erdiğine sanığın bu suç yönünden de cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Özetle katılanın çelişkili beyanı dışında mahkumiyete yönelik somut delil bulunmadığına, doktor raporunun katılanı doğrulamadığına, atılı cinsel saldırı suçundan beraat kararı verilmesi gerektiğine, kişiyi hürriyeti kılma suçundan ise 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 110. maddesinin gerekçede tartışılmadan ve teşebbüs hükmünün bu suç yönünden uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sanığın yargılama konusu eylem için, 5237 sayılı Kanun'un 106/2-a maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66/1-e ve 66/4. maddeleri gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 18.09.2015 tarihli sorgu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu belirlenmiştir. C. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Katılanın aşamalardaki beyanları, doktor raporları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, olay günü katılanın traktörle ikametine gitmekte olduğu, sanığın traktörün arka kısmını atlayarak, katılanı zorla traktörden indirdiği ve katılanın direnmesi üzerine onu sürükleyerek yaklaşık 500 metre traktörden uzaklaştırdığı, katılanın üzerine çıktığı, katılanı öpmeye ve üzerinde bulunan kazağı yukarı doğru sıyırmaya çalıştığı sırada sanığın yoldan geçen bir arabanın sesini duyması üzerine korkarak katılanın üzerinden kalktığı ve olay mahallinden uzaklaştığı anlaşıldığından, mevcut haliyle eylemin tamamlanmış cinsel saldırı suçunu oluşturduğu gözetilerek hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek cinsel saldırıya teşebbüsten mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılan vekili, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, C. Cinsel Saldırı Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenle Turhal 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii, katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçeyle uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.