Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/13609 E. 2024/6574 K. – Çocuğun Cinsel

Konu: Çocuğun Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/13609
Karar No
2024/6574
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/292 E., 2016/78 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararı ile atılı suçtan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/1,1. cümle uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Eylemde cinsel amacın bulunmadığına, husumet bulunduğuna, eylemin sarkıntılık boyutunda kaldığına ve re'sen tespit edilecek hususlara ilişkindir. III. GEREKÇE 1. Mağdurenin aşamalardaki samimi anlatımları, tanık beyanı, savunma ile tüm dosya kapsamına göre olay günü sanığın, mağdureyi yanına çağırarak göğsüne ve bacağına dokunması şeklindeki eyleminin kısa süreli, ani ve kesintili gerçekleşmesi nedeniyle sarkıntılık düzeyinde kaldığı nazara alınarak hüküm kurulması gerekirken suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, 2. 5271 sayılı Kanun'un 180/3. maddesindeki “Davayı görmekte olan mahkeme, zorunluluk olmadıkça, büyükşehir belediye sınırları içerisinde bulunan şikâyetçi, katılan, sanık, müdafii veya vekil, tanık ve bilirkişilerin istinabe yoluyla dinlenmesine karar veremez.” hükmüne aykırı olarak, zorunluluk bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme de yapılmadan, mağdurenin Keles Asliye Ceza Mahkemesince istinabe yoluyla beyanının alınması, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/13609, K. 2024/6574, T. 01.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-13609-e-2024-6574-k-57b0659769dc