Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/10239 E. 2023/7774 K. – Cinsel Saldırı

Konu: Cinsel Saldırı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10239
Karar No
2023/7774
Karar Tarihi
Konu
Cinsel Saldırı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/362 E., 2015/200 K. SUÇ : Cinsel saldırı HÜKÜMLER : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerini bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli, 2012/362 Esas, 2015/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında cinsel saldırı suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar Vekillerinin Temyiz Talepleri İdari tahkikat ile sanığa disiplin cezasının verildiği, sanığın bildirdiği tanıkların dahi bir kısmının tevilli olarak eylemleri doğruladığı, sanığın tahkikat aşamasında tevilli ikrarının olduğu, 4 tanığın sanığın eylemlerini gözleri ile gördüğüne dair beyanlarının olduğu, bu tanıkların da mağdurlar ve sanık ile aynı ortamda çalışan memurlar oldukları, mağdurlardan birinin ruh sağlığının bozulduğu, Mahkemenin olayda görgüsü olmayan tanıkların görüş bildirecek şekilde beyanlarının usule aykırı olarak alınmış olması, sanığın tanıkları etkilediği gibi deliller nedeniyle sanığın cezalandırılması gerekirken beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve sair tespit edilecek nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince; ''Sanık ... ve müdafiinin savunmaları, katılanların iddiaları, tanık beyanları, 26/03/2015 tarihli Adli Tıp Genel Kurulu'nun katılan ... ... hakkınmdaki raporu, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 27/05/2013 tarihli katılan ... ... hakkındaki raporu, Antalya 3. İdare Mahkemesi'nin 2010/961 Esas sayılı dosyası, Adli Tıp 6. İhtisas Kurulunun katılan ... hakkındaki 28/12/2011 tarihli, katılan ... ... hakkında 30/112011 tarihli raporları, Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu'nun sanık hakkındaki 30.09.2010 tarih 2010/487 Karar Numaralı kararı, sanığa ilişin özlük dosyası, dosyaya sunulan sanık ve katılanlara ait resimler, Antalya 11. Asliye Ceza Mahkemesinin görevsizlik kararı ve tüm dosya kapsamına göre; Sanık ...'in olay tarihlerinde, Antalya İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ve Kimlik Tespit Şube Müdürlüğünde, önce Şube müdür yardımcısı sonra da müdür olarak görev yaptığı, katılanlar ... ..., ... ... ... ... ve ... ...'in aynı şube müdürlüğünde polis memuru olarak görev yaptıkları, sanık ...'ın katılanları farklı zamanlarda ve çoğunlukta başbaşa kalındığında sözle ve elle taciz ettiği iddiasıyla katılanların adli ve idari yönde şikayetçi oldukları, sanığın söz konusu iddialar üzerine 10 ay kısa süreli durdurma disiplin cezası aldığı görülmekle beraber, Ceza yargılamasının amacının, bir çok Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere, somut olayda maddi gerçeğe ulaşarak adaleti sağlamak, suçu işlediği sabit olan faili cezalandırmak, kamu düzeninin bozulmasını önlemek ve bozulan kamu düzenini yeniden tesis etmek olduğu, Ceza muhakemesinin en önemli ve evrensel nitelikteki ilkelerinden biri de, öğreti ve uygulamada; "suçsuzluk" ya da "masumiyet karinesi" olarak adlandırılan kuralın bir uzantısı olan ve Latincede; "in dubio pro reo" olarak ifade edilen "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi olduğu, bu ilkenin özü, ceza davasında sanığın mahkumiyetine karar verilebilmesi bakımından gözönünde bulundurulması gereken herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesi gerektiği nazara alınarak, somut olaya tekrar dönüldüğünde, sanık ...'in eylemleri hakkındaki şüphenin ortadan kalkması için soruşturma ve kovuşturma aşamalarında çokça tanık dinlenmiş, aynı birimde görev yapan polis memuru tanıkların çok büyük çoğunluğu sanığın iddia edilen eylemlerde bulunduğunu görmediğine ilişkin beyanda bulunmuşlardır. Niteliği itibariyle cinsel suçlarda delillerin daha kısıtlı olduğu varsayımı nazara alındığında dahi, katılan mağdurların her üçünün de polis memurları oldukları, hem labaratuvar hem de ''sahada'' çalıştıkları, yaşları nazara alındığında belli bir yaşam tecrübesine sahip oldukları kuşkusuzdur. Katılanların şikayetlerinde, sanığın yıllardan beri ve belli aralıklarla, kendilerine saçı okşama, bele, omuza kollara dokunma, ellerini öpme, iltifat etme, rahatsız edici boyutta bakış atma şeklinde hareketlerde bulunulduğunu belirtmelerine karşın, bu kadar uzun süren bi süreçte polis memuru olan katılanların şikayetçi olmamaları hayatın olağan akışına uygun görülmemiştir. Her üç katılanın da aynı anda benzer dilekçelerle şikayetçi olmaları hususu sorulduğunda da, birbirlerinin benzer mahiyetteki fiillere maruz kaldıklarını bilmediklerini, bu hususu öğrendiği anda da hep birlikte şikayetçi olduklarını beyan etmişler, fakat dinlenen tanıklar ve yine katılanların kendi beyanlarına göre de, sanığın eylemlerinin devam ettiği süreçte, katılanların bu olayları, diğer polis memuru arkadaşlarına ve birbirlerine anlattıklarını beyan etmeleri birlikte değerlendirildiğinde, katılanların beyanları bu açıdan mahkememizce çelişkili bulunmuştur. Dinlenen tüm tanık beyanları, katılanların iddiaları ve sanığın savunmaları birlikte nazara alındığında, sanığın sosyal ve samimi bir karaktere sahip olduğu, her gün işe geldiğinde erkeklerle öpüşüp, bayanlarla tokalaştığı, bunları iş arkadaşlarının motivasyonunu artırma amaçlı yaptığı, Sanık ...'a yönelik cinsel amaçlı iltifat etme, dokunma şeklindeki iddiaların, katılanların soyut iddiaları dışında dellillendirilememiş oluşu, dinlenen tanıkların beyanları, katılanların olayın hemen sonrasında şikayetçi olmamaları ve yine katılanların polis memuru olmaları nazara alındığında daha bilinçli olduklarının kabulü, sanığın sicili, dosyaya sunulan resimler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delillerle suçu işlediği sabit olmadığından, mahkememizce sanık hakkında beraat kararı verme zorunluluğu hasıl olmuştur. '' gerekçesiyle sanığın üzerine atılı cinsel saldırı suçlarından beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve süresi, katılanların özü itibarıyla tutarlı ve birbirleri ile örtüşen beyanları, katılanların beyanlarını doğrulayan tanık beyanları da dikkate alındığında; sanığın amiri olduğu katılanların ellerini tutarak öpmeye çalışması, saçlarını, sırtlarını ve omuzlarını okşaması, yanaklarından makas alması, "Yüzün ne kadar küçük ve şeker", "Sen bana böyle karşı geliyorsun ya, izin vermiyorsun ya ben bu hareketlerinden daha fazla haz ve zevk duyuyorum", "Ne kadar güzel giyinmişsin, ne kadar güzelsin, dön de bir bakayım nasıl olmuş, sen böyle güzel olursan, böyle güzel giyinirsen seni kıskanırım" şeklindeki sözleri söylemesi ile katılanlara yönelik ayrı ayrı kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle cinsel saldırı suçunu işlediği halde sanık hakkında beraat kararı verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli, 2012/362 Esas, 2015/200 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ncı maddesi gereği, Tebliğname’ye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/10239, K. 2023/7774, T. 27.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-10239-e-2023-7774-k-fdf5de8a38cc