Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/10055 E. 2023/7498 K. – Çocuğun Nitelikl

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10055
Karar No
2023/7498
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/52 E., 2015/264 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuk müdafii, katılan mağdur vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Suça sürüklenen çocuk (SSÇ) hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2015/52 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararı ile; SSÇ'nin çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 19.05.2019 tarihli ve 14-2015/396712 sayılı, SSÇ hakkında sosyal inceleme raporu aldırılmama gerekçesinin kararda gösterilmemesi nedeniyle bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. SSÇ Müdafiinin Temyiz İsteği SSÇ'nin beyanlarında esaslı bir çelişki bulunmadığını, adlî raporda tespit edilen fissürün anal bölgede darp yada ekimoz tespit edilememesi nedeniyle kabızlık gibi fiziksel bir durumdan kaynaklanabileceğini, mağdurun ve annesinin beyanlarının çelişkili olduğunu, SSÇ’nin icra hareketlerine başladığını ancak mağdurun bağırması üzerine eylemine son verdiğini, fiili livatanın gerçekleşmediğini, katılan annenin odaya girdiğinde mağduru giyinik gördüğüne dair anlatımının da bu hususu doğruladığını beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İsteği SSÇ’nin mağdurla arasında kan hısımlığı bulunması ve mağdurun ruh sağlığının bozulması nedeniyle cezasında artırım yapılarak temel cezanın üst sınırdan belirlenmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR SSÇ ve mağdurun kuzen oldukları, SSÇ'nin olay tarihinde dokuz yaşında olan mağdurun anal bölgesine parmağını ve cinsel organını soktuğu iddiasıyla çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı, SSÇ'nin savcılıkta müdafii huzurunda alınan beyanında cinsel organını mağdurun anal bölgesine sokmak için zorladığı yönünde ikrarda bulunduğu, mahkemece yapılan yargılama neticesinde SSÇ’nin çelişkili savunmaları, mağdurun anal muayenesinde fissür tespit edildiğine ilişkin atılı suçlamayı doğrular nitelikteki rapor, katılan annenin SSÇ ile mağdurun bulunduğu odaya girdiğinde SSÇ’nin üzerini giyinir halde olduğuna dair beyanı ve bu beyanın SSÇ tarafından doğrulandığı, mağdurun SSÇ’ye suç isnadında bulunmasını gerektirir sebep olmadığı ve yaşı nedeniyle kurgu yapmasının olağan bulunmadığı dikkate alınarak SSÇ'nin atılı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verildiği, suçun işleniş biçimi nedeniyle temel cezanın alt sınırdan belirlendiği, SSÇ'nin geçmişi, sosyal ilişkileri, cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri, duruşmadaki saygılı tutumu nedeniyle takdiri indirim uygulandığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Olayın intikal şekli ve zamanı, mağdur ve katılan annesinin aşamalardaki beyanları, SSÇ'nin ikrarı, raporlar ve Mahkemenin gerekçesine göre; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin SSÇ tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, SSÇ hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, SSÇ müdafiinin sübuta, mağdur vekilinin teşdite, takdiri indirime ve mağdurun ruh sağlığının bozulduğuna yönelik temyiz isteklerinin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Mahkemenin 10.09.2015 tarihli duruşma zaptında SSÇ'nin duruşmada gözlenen tavır ve hareketleri fiziki ve ruhsal durumu karşısında takdiren sosyal inceleme raporu düzenlettirmesinden vazgeçilmesine şeklindeki ara kararı nedeniyle Tebliğnamedeki bozma istenen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.09.2015 tarihli ve 2015/52 Esas, 2015/264 Karar sayılı kararında SSÇ müdafii ve katılan mağdur vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, SSÇ müdafii ve katılan mağdur vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/10055, K. 2023/7498, T. 20.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-10055-e-2023-7498-k-837f86e0f6be