Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2021/10040 E. 2023/4889 K. – Çocuğun Nitelikl

Konu: Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2021/10040
Karar No
2023/4889
Karar Tarihi
Konu
Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Katılan mağdure vekilinin kanunen talepte bulunma hakkı bulunmadığından, vaki duruşmalı inceleme isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli, 2010/539 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği Mağdurenin beyanlarının ayrıntılı olduğuna, yönlendirme sonucu bu şekilde beyanda bulunmasının mümkün olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Mahkemenin delilleri eksik değerlendirdiğine, mağdurenin babası ile aynı celsede dinlenilmesinden dolayı beyanlarının sağlıklı alınamadığına, olayın intikalinden sonra mağdurenin annesinin velayet davası açtığına, bu bakımdan taraflar arasında olay öncesinde husumet bulunmadığına, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR Sanığın katılandan boşanmasına rağmen müşterek çocukları olan ve 11.08.2007 doğumlu olan mağdure ... ile kişisel ilişki kurduğu ve bu kişisel ilişkiler sırasında 11.09.2010 ve 19.09.2010 tarihlerinde mağdureyi kendi evinde geçici olarak misafir ettiği dönemde kızı olan mağdurenin cinsel organına, mağdurenin anlatımına göre kremleyerek parmağını soktuğunun beyan edilmesi üzerine sanık hakkında nitelikli cinsel istismar suçundan dava açıldığı, savunmasında suçlamayı kabul etmemiş, kızı olan mağdurenin kendisi ile görüştürülmesini engellemek amacı ile suç isnat edildiğini savunduğu, sanık aleyhine tek delilin soruşturma aşamasında alınan üç yaşındaki mağdurenin beyanı olduğu, Adlî Tıp Kurumu Genel Kurulunun 09.04.2015 tarihli raporuna göre de ''mağdurenin hafıza ve düşüncenin etkilenebilir ve manipüle edilebilir yaş grubunda olması nedeniyle gerçeği değerlendirme yeteneğinin tam oluşmaması buna bağlı olarak da gerçek ile hayal ürünü ve fantezi ayrımının net bir şekilde yapılamaması, ifade değişikliği göstermesi ve buna eşlik eden delillerin bulunmaması nedeniyle ruh sağlığının değerlendirilemediği'' hususu, Adana Adlî Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 21.09.2010 tarihli raporunda mağdurenin cinsel istismara uğradığına dair tıbbi delil elde edilemediği, akut ve kronik fiili livatanın maddi delillerine rastlanmadığının tespit edilmesi, mağdurenin duruşmada annesinin kendisini tembihlediğini beyan ettiği, mağdure ile duruşma arasında konuşan psikoloğun mağdurenin sanığa karşı yönlendirilmiş olduğu kanaati, sanık ile katılan arasında boşanmadan ... husumetin bulunması hususları birlikte değerlendirilerek mağdurenin annesi tarafından yönledirilmiş olabileceği mahkemece kabul edilerek sanığın atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak somut delilin bulunmaması nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmanın toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.10.2015 tarihli, 2010/539 Esas, 2015/437 Karar sayılı kararında o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2021/10040, K. 2023/4889, T. 06.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2021-10040-e-2023-4889-k-c6688106d1d7