Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/122 E. 2013/3562 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2013/122
Karar No
2013/3562
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması Hüküm : TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla TCK'nın 267/1, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında suç adının "Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması" yerine "iftira" olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.03.2013 tarihinde TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla anılan Kanunun 267. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca uygulama yapılması yerine aynı maddenin birinci fıkrası tatbik edilmek suretiyle fazla ceza verilmesi nedeniyle hükmün bozulması gerektiği yönündeki üye ... ile üye ...'ın karşı görüşü ve oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: 01.03.2007 tarihinde esrar maddesi bulundurduğu anlaşılan ve bu nedenle başlatılan soruşturmada kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla kardeşi ...'ye ait kimlik ve kimlik bilgilerini kullanan sanığın eyleminin, suçun mağduru olan ... hakkında kamu davası açılıp Antalya 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 14.06.2007 tarih ve 2007/535-664 sayılı kararıyla TCK'nın 191/1, 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanunun 191/6. maddesi yollamasıyla 191/2. maddesi gereğince tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş olup; bahsedilen kararın temyiz edilmeksizin kesinleşmesi üzerine infaza verildiği, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması nedeniyle 27.03.2008 tarihli ek karar ile 10 ay hapis cezasının aynen infazına karar verilip bu kararın infazının yapılması için yakalama müzekkeresi düzenlenmesinin akabinde arandığı sırada ihbar üzerine kaldığı otelde yakalanan ve adını ... olarak beyan eden şahsın parmak izi incelemesi yaptırılması sonrasında ...'nin bu dosyanın soruşturması evresinde üzerinde fotoğraf değişikliği yaparak kendi fotoğrafını yapıştırdığı kardeşi ...'ye ait sürücü belgesini vererek ismini ... olarak bildirdiğini beyan etmesi üzerine gerçeğin ortaya çıktığının anlaşılması karşısında eylemin, mağdur ...'nin süreli hapis cezası ile mahkum edilmiş olması ve hapis cezasının infazı için çıkarılan yakalama müzekkeresinin yerine getirilmesi için aranması nedeniyle TCK'nın 268. maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 267/5. madde ve fıkrasına uyduğu ve buna göre de mağdurun mahkum olduğu süreli hapis cezasının üçte ikisi kadar (6 ay 20 gün) hapis cezası ile cezalandırılması gerekirken TCK'nın 267/1. maddesi tatbik edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmiş bulunması sebebiyle hükmün bozulması gerekmektedir. TCK'nın 267/1. maddesinde iftira suçunun basit hali 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. fıkralarda ise nitelikli halleri düzenlenmiştir. TCK'nın 267/5. maddesinde "Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; süreli hapis cezasına mahkûmiyeti hâlinde, mahkûm olunan cezanın üçte ikisi kadar hapis cezasına hükmolunur." hükmüne yer verilmiştir. Anılan madde ve fıkra gereğince suçun mağdurunun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına mahkumiyetine karar verilmiş olması halinde sorun bulunmamakta ise de, süreli hapis cezasına mahkumiyet halinde süreli hapsin miktarına göre hakime takdir hakkı bırakılmadan verilecek ceza maktu olarak düzenlendiğinden bazı hallerde nitelikli iftira suçunun sanığına verilecek ceza, suçun basit halini işleyene verilecek cezadan daha aşağı olabilmektedir. Bu durum ceza adaletiyle bağdaşmamakta ve nitelikli hallerin gerçekleşmesi halinde suçun basit haline öngörülen cezadan daha fazla ceza verilmesi gerektiği öne sürülebilirse de; suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamayacak olması, ayrıca kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılmasının yasaklanması nedenleriyle dava konusu olayda sanığın 6 ay 20 gün hapis cezasından fazla ceza ile cezalandırılamayacağı gözetilmeden TCK'nın 267/1. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilen hükmün bozulması gerektiğini düşündüğümüzden sayın çoğunluğun TCK'nın 267/1. maddesi ile belirlenen cezayı yerinde gören düşüncesine katılmıyoruz. 07.03.2013

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/122, K. 2013/3562, T. 07.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2013-122-e-2013-3562-k-6c90799a1808