Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2013/10313 E. 2013/14266 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2013/10313
Karar No
2013/14266
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması Hüküm : TCK'nın 267/1, 269/1, 62/1, 52/2. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığa atılı “Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun oluşabilmesi için, failin işlemiş olduğu bir suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla hareket etmesi gerektiği, somut olayda ise; hükümlü olduğu cezaevinden firar etmesi nedeniyle yakalandığı sırada görevli polis memurlarına kendisini ... olarak tanıtan sanığın eyleminin TCK'nın 206. maddesinde tanımlanan "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı hukuki durumunun buna göre tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 21.11.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Suç tarihinde, cezaevi firarisi olup açık kimliği belli olmayan bir şahsın eşgali verilerek bir yolcu otobüsünde bulunduğu ihbarı yapılmış, polis ekiplerince yolcu otobüsü durdurularak eşgale uyan şahsa kimliği sorulduğunda, şahıs kendisini ... olarak tanıtmış, yapılan araştırma sırasında sanık gerçek isminin ... olduğunu ve cezaevi firarisi olduğu için kardeşinin kimlik bilgilerini verdiğini kabul etmiştir. Yukarıda anlatıldığı şekilde gerçekleştiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmayan somut olayda, sanık adam öldürme suçundan cezaevinde hükümlü olarak cezasını çekmekte iken 02.02.2011 tarihinde izne ayrılmış, 09.02.2011 tarihinde cezaevine dönmesi gerekirken cezaevine dönmeyerek 11.02.2011 tarihinde yani başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan daha önce TCK'nın 292/1. maddesinde yer alan hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu işlemiştir. Sanık bu suçu işledikten sonra hakkında soruşturma yapılmasını engellemek amacıyla, yapılan kontrolde gerçekte var olan kardeşinin kimlik bilgilerini kamu görevlilerine beyan etmiştir. İhbarın doğrulanması üzerine yapılan araştırmalar sırasında da önceki beyanından dönerek gerçek kimliğini açıklamış, TCK'nın 268. maddesindeki başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerini kullanma suçunu işlemiştir. Ayrıca sanık kimliği hakkında araştırmalar devam ederken gerçek kimliğini açıkladığından ve gerçek kimlik bilgileri ile tutanak ve evraklar düzenlendiğinden, ortada sahte olarak düzenlenen bir resmi belge olmaması nedeniyle de TCK'nın 206. maddesindeki resmi belge düzenlenmesi sırasında yalan beyan suçu oluşmamıştır. Bu nedenlerle yerel mahkeme hükmünün onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan sayın çoğunluğun sanığın eyleminin TCK'nın 206. maddesinde tanımlanan resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunu oluşturacağına ilişkin görüşlerine karşıyım. 21.11.2013

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/10313, K. 2013/14266, T. 21.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2013-10313-e-2013-14266-k-4cadb3197e48