Yargıtay · 9. Ceza Dairesi

Yargıtay 9. Ceza Dairesi 2008/19265 E. 2010/10905 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
9. Ceza Dairesi
Esas No
2008/19265
Karar No
2010/10905
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle ölüme neden olma Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Yerinde görülmeyen diğer itirazların reddine, ancak; 1- Sanığa ait suç tarihinde geçerli sürücü belgesi bulunup bulunmadığı araştırılıp, onaylı sureti getirtilmeden geri alınmasına karar verilmesi, 2- Oluş ve tüm dosya kapsamına göre, gece vakti, alkollü vaziyette, yerleşim yeri olan olay yerinde, yola gereken dikkati vermeden mevcut hızıyla olay mahalline yaklaşıp direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, yolun sağında ve yol dışında bulunan yayaya çarparak ölümüne tam kusurla sebebiyet veren sanığın, suçu bilinçli taksirle işlediği ve bu nedenle tayin olunan cezanın 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesi uyarınca arttırılması gerektiği gözetilmeden, eksik ceza tayini, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılanın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21.10.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY : Olay günü saat 04.00 sularında sanık, yönetimindeki otomobil ile seyir halinde iken olay mahalline geldiğinde savunmasında da belirttiği gibi karşıdan gelmekte olup, sanığın seyir şeridine giren minübüse çarpmamak için yolun sağına frenle birlikte yöneldiği ve yol dışına çıkarak, yol dışında bulunan belediyeye ait çöp bidonlarına ve çöp bidonlarının arkasında yürümekte olan ve göremediği ölene çarparak ölümüne neden olduğu şeklindeki olay nedeniyle mahkumiyetine karar verilmiştir. Olayın görgü tanığı yoktur. Sanık ölene çarptığını fark edemediği için olay yerini terk etmiş, bu nedenle de Trafik Kaza Tesbit Tutanağı düzenlenememiş bilahare bilirkişi raporları da olay yerinin konumuna ve ölenin bulunuş şekline göre tanzim edilmiştir. Sanık 14.07.2007 tarihli polise verdiği ifadesinde: “… ben 04.00 sularında evime giderken kullandığım otomobil ile karşı şeritten gelen araç benim şeridime girdi. Ben de ona vurmamak için sağ tarafa kaçtım, o esnada yol kenarında bulunan bidona vurdum, ancak insan görmedim. Çöp bidonuna vurduktan sonra olay yerinde durdum, aracımın etrafına baktım, aracımda hasar vardı, ancak araç çalışır vaziyette idi, çöp bidonuna vurduğum için insana çarpma olayını düşünemediğim için çevreye bakmadan evime gittim. 14.07.2007 günü saat 10.00 - 11.00 da aracımı yaptırmak için sanayi çarşısına gittim, Jandarma geldi, ben o gece çok az alkol aldım, aldığım alkol kendimi kaybedecek derecede değildi.” Cumhuriyet Savcısında: “… bir minibüs benim şeride yöneldi, şeridime tam olarak girmemişti, ancak şeridime geçerek üzerine gelmesi üzerine ben sağa doğru direksiyonu kırdım. Gelen arabanın bana çarpmaması için direksiyonu sağa kırınca mor ve toprak zemine girdim. Yol kenarında bulunan belediyeye ait çöp konteynırlarına çarptım. Arabayla birlikte çöp bidonları tahminen 15 m sürüklendi. Ben frenle birlikte toprak zemine girdim… sadece 2 biri içmiştim, bilincim yerinde idi…” Asliye Ceza Mahkemesinde: “… iki tane biri içmiştim. İçtiğim biralar benim hareketlerimi engellememekti idi, olay anında hızım 40-45 km civarında idi” şeklinde samimi anlatımlarda bulunmuş alkol kontrolü yapılmadığı halde kendisi içtenlikle iki bira içtiğini de ifade etmiştir. Sanığın atılı suçun taksirle işlediğinde kuşku yoktur. Çözümlenmesi gereken olayda bilinçli taksirin koşullarının mevcut olup olmadığı hususudur. 5237 sayılı TCK’nın 22. maddesinde taksir başka bir deyimle basit taksir: Dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık, dolayısıyla bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleşmesidir şeklinde tanımlanmış olmakla; taksirin unsurları dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışta bulunma suçun kanunda açıklanan neticesini öngörmeden hareket etme olarak sayılmıştır. Bilinçli taksirde ise; yine 5237 sayılı TCK’nın 22/3. maddesinde tanımını bulan bilinçli taksir ise kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır ifadesine yer verilmiştir. Bilinçli taksiri basit taksirden ayıran özellik fiilin neticesinin failce fiilen öngörülmüş ve fakat istenmemiş olmasıdır. Fail davranışını icra ederken neticeyi genel olarak öngörmesine karşın şansı kişisel bilgi ve becerisini veya olayın içinde gelişen kimi koşullara güvenerek neticenin meydana gelmeyeceğini düşünür ve ister. Tüm bu verilerin ışığı altında olayımızı değerlendirecek olursak. Olayın görgü tanığı olmadığı ve sanığın alkol oranının doktor raporu ile tespit edilmediği ve hızının da bilimsel ve teknik verilerle tespit edilemediği dikkate alınacak olursa sanığın olayda bilinçli taksirle hareket ettiğini kabul etmek mümkün değildir. Zira sanık her aşamadaki savunmasında “karşı yönden gelmekte olan minibüsün kendi seyir şeridine girmesi nedeniyle sağa kırdığını ve frenle birlikte yol dışına çıkarak belediye çöp bidonlarına çarptığını” savunmuştur. Savunmanın aksine bir delil yoktur. Yine savunmalarında ifade ettiği gibi hareket kabiliyetini etkileyecek düzeyde alkollü değildir ve ifadesine göre iki bira içmiştir. Otomobil kullanan sanığın içtiği kabul edilen iki adet biranın kabul edilebilir alkol oranı içinde olduğu da sabittir. Sanık 40-45 km hız ile gittiğini ifade etmekte ise de çöp bidonlarının sürüklenme mesafesi ve ölendeki yaralanma derecesi dikkate alındığında hızının bir miktar daha fazla olduğunun kabulü gerekmektedir. Ancak aşırı hızlı kabul edilmesi mümkün değildir. Ölenin çöp bidonlarının arkasında yolda yürümekte olduğunu görmemiş görememiştir. Bu nedenle neticeyi öngördüğü söylenemez. Sanığın kendi şeridine girmekte olan minibüse çarpmamak için yolun sağına yöneldiğinde Trafik Kanununun kendisine yüklediği dikkat ve özeni göstermeyerek çöp bidonları arkasında yürümekte olan ölene basit taksir altında çarparak ölümüne neden olduğu şeklinde kabulümüz nedeniyle mahkemenin kararının yerinde olduğunu bu itibarla çoğunluk görüşüne iştirak etmediğimizi ifade etmekteyiz. 21.10.2010

Atıf: Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2008/19265, K. 2010/10905, T. 21.10.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-9-ceza-dairesi-2008-19265-e-2010-10905-k-572d53c3829f