Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/3376 E. 2024/7933 K. – Kadastro Tespiti

Konu: Kadastro Tespitine İtiraz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3376
Karar No
2024/7933
Karar Tarihi
Konu
Kadastro Tespitine İtiraz

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/6 E., 2022/2 K. DAVA TARİHİ : 08.12.2006 KARAR : Davanın kısmen kabulü kısmen reddi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Darende ilçesi Beybağı Mahallesi çalışma alanında bulunan dava konusu 1195 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 24, 25 ve 32 parsel sayılı sırasıyla 1.475,41 metrekare, 888,30 metrekare, 2.304,87 metrekare, 148,64 metrekare, 240,10 metrekare, 166,88 metrekare, 974,14 metrekare, 334,23 metrekare, 745,18 metrekare, 3.685,99 metrekare, 7.579,01 metrekare ve 1.617,88 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar davacı ...'in zilyetliğinde olduğu, ancak zilyetlikle edinme koşullarının gerçekleşmediğinden söz edilerek tarla niteliği ile davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... dava konusu 1195 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 24, 25 ve 32 parsel sayılı taşınmazlara yönelik satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli ve temyize konu 1195 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9, 10, 24, 25 ve 32 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tescillerine karar verilmiş; hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 28.04.2015 tarihli ve 2014/12889 Esas, 2015/4976 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazlarda davacı lehine imar ihya ve zilyetlik yolu ile kazanım koşullarının oluşup oluşmadığının yöntemince araştırılması gerektiğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddine, Darende ilçesi Beybağı Mahallesi 1345 ada 10 parsel, 1346 ada 14 parsel (toplulaştırma çalışmaları öncesi 1195 ada 24 parsel), 1345 ada 9 parsel (toplulaştırma çalışmaları öncesi 1195 ada 25 parsel), 1345 ada 8 parsel (toplulaştırma çalışmaları öncesi 1195 ada 32 parsel), 1345 ada 13 parsel (toplulaştırma çalışmaları öncesi 1195 ada 2 parsel), 1345 ada 14 parsel (toplulaştırma çalışmaları öncesi 1195 ada 3 parsel), 1345 ada 16 parsel (toplulaştırma çalışmaları öncesi 1195 ada 4 parsel), 1364 ada 5 parsel (toplulaştırma çalışmaları öncesi 1195 ada 5 parsel), 1364 ada 6 parsel (toplulaştırma çalışmaları öncesi 1195 ada 6 parsel), 1364 ada 7 parsel (toplulaştırma çalışmaları öncesi 1195 ada 7 parsel), 1345 ada 19 parsel (toplulaştırma çalışmaları öncesi 1195 ada 9 parsel), 1364 ada 3 parsel (toplulaştırma çalışmaları öncesi 1195 ada 10 parsel) sayılı taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacı Nazım oğlu ... adına kayıt ve tesciline, 1345 ada 17 parsel (toplulaştırma çalışmaları öncesi 1195 ada 8 parsel) sayılı taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, davalı Hazine vekili tarafından karara karşı temyiz yoluna başvurulmuştur. İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazlardan 1195 ada 24, 25 ve 32 parsellerin 30.11.1936 tarihli ve 130 hesap 166 tahrir numaralı vergi kaydı kapsamında kaldığının, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 14/A maddesi gereği 40/100 dönüm sınırlamasına tabi olmadığının, 1195 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9 ve 10 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümünün davacı adına Beybağı Mahallesi çalışma alanında davacı adına tespit gören taşınmazlar ile birlikte 40 dönümü geçmediğinin anlaşıldığı, Beybağı Mahallesi 1195 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9, 10, 24, 25 ve 32 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesine göre davacı lehine iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise; bu sonuca varabilmek için yeterli inceleme ve araştırma yapıldığı söylenemez. Somut olayda davacı; taşınmazları 1998 ve 2004 yıllarında dava dışı kişilerden satın almış olup tespit tarihi 2006 yılıdır. İlk Derece Mahkemesince davacının Beybağı köyü çalışma alanında davacı adına zilyetlikten tespit edilen taşınmazların miktarı araştırılmış ise de; tespit tarihi itibari ile davacının tek başına yirmi yıllık zilyetlikten kazanım süresini sağlamadığı, önceki malikler ile birlikte eklemeli zilyetlik iddiasına dayandığı, bu sebeple önceki maliklerin de aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikten kazanım miktarlarının araştırılması gerektiği gözden kaçırılmış; bundan ayrı olarak da dosya kapsamında 01.07.2009 tarihinde icra edilen keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin, dava konusu yerin 2000 yılından önce tepelik alanının çok fazla olması sebebi ile ekonomik gelir elde etmenin mümkün olmadığına ilişkin ortak beyanları dikkate alınmadığı gibi; davacının dayanağı vergi kaydının mevkisinin Üçpınar olduğu, mahalli bilirkişilerin ise çekişmeli alanın Purluk mevki olarak adlandırıldığı beyan edilmesine; vergi kaydının sınırlarının ise her yere uyabilecek nitelikte olmasına rağmen, vergi kaydına değer verilerek hüküm kurulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamına uyulmakla; davanın tarafları yararına usuli kazanılmış hak oluşacağı gibi, Mahkemeye de bozma ilamı doğrultusunda işlem yapma zorunluluğu doğar. Bu ilke kamu düzenine ilişkindir. Önceki tarihli bozma ilamında Mahkemece izlenecek yol açıklanmış olmasına rağmen mahkemece eğim oranı yüksek olan taşınmazlardaki teraslamanın ne zaman yapıldığı belirlenmemiştir. O halde doğru sonuca ulaşabilmek için İlk Derece Mahkemesince, tespit tarihi olan 2006 yılından önceki 15-20-25 yıl öncesine ait en az üç farklı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları getirtilerek dosya keşfe hazır hale getirtilmeli, mahallinde yaşlı, yansız yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, elverdiğince yaşlı şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile üniversiteden seçilecek üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında yerel bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, tamamının imar-ihya edilip edilmediği, taşınmazdaki imar-ihyanın ne zaman gerçekleştiği, taşınmazın ne zamandan beri kim tarafından ne suretle kullanıldığı, davacının taşınmazları satın aldığını iddia ettiği kişilerin dava konusu taşınmazlarda zilyet olup olmadıkları, zilyetliklerinin başlangıcı, süresi, şekli, kimden intikal ettiği maddi olaylara dayalı olarak sorulup saptanmalı, dinlenen bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki doğduğu takdirde gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazların eğimi, niteliği, toprak yapısı, bitki örtüsü ve imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı, imar-ihya tamamlandıktan sonraki zilyetliğin ekonomik amaca uygun zilyetlik olup olmadığı, süresi hususlarını içeren, bilimsel verilere dayalı, önceki zirai bilirkişi raporlarını da irdeleyen ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; raporda belirtilen hususların somutlaştırılması için, taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek şekilde çektirilecek fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz kabaca işaretlettirilmeli, jeodezi veya fotogrametri mühendisine hava fotoğrafları üzerinde stereoskop ile inceleme yaptırılarak, taşınmazın niteliği ile tarımsal amaçlı zilyetliğin başlangıç tarihi ve taşınmazın imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı kesin olarak belirlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacı yararına imar-ihyaya dayalı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenip sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduğu halde ilamın gerekleri yerine getirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup açıklanan sebeplerle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulması gerekmiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,24.12.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2023/3376, K. 2024/7933, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2023-3376-e-2024-7933-k-9c90affc285e