Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2722 E. 2024/8044 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2722
- Karar No
- 2024/8044
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN : MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/146 E., 2022/63 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz ve müdahalenin meni davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı-birleşen dosya davası ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Aydın ili Karacasu ilçesi Bingeç Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-A maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski 358 parsel sayılı 18000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 103 ada 2 parsel numarasıyla 16490,03 metrekare yüzölçümlü olarak; ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 357 parsel sayılı 28000 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise, 103 ada 3 parsel numarasıyla 27349,18 metrekare yüzölçümlü olarak tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar ..., ..., ... ve ... dava dilekçelerinde; uygulama kadastrosu sırasında murisleri ... adına kayıtlı bulunan Aydın ili Karacasu ilçesi Bingeç Mahallesi 103 ada 2 parsel sayılı taşınmazın, komşu 103 ada 3 parsel ile olan sınırının yanlış tespit edildiğini ileri sürerek, 103 ada 3 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bırakılan kendilerine ait taşınmaz bölümünün, 103 ada 2 parsel sayılı taşınmaza eklenmesini istemişlerdir. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının paydaşı olduğu Aydın ili Karacasu ilçesi Bingeç Mahallesi 103 ada 3 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünü, komşu 103 ada 2 parsel sayılı taşınmaz malikleri olan davalıların işgal ettiklerini ileri sürerek, söz konusu bölüme davalıların vaki müdahalesinin men’i ile bu bölümün davacıya teslimini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, davaların birleştirilmesi suretiyle yapılan yargılama sonunda verilen önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Hukuk Dairesinin 15.06.2020 tarihli ve 2016/16947 Esas, 2020/1926 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, hükmüne bozma ilamında özetle; "... İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu tutanak örnekleri, tesis kadastrosu sırasında düzenlenen hesap cetveli, ölçü cetveli, uygulama kadastrosuna ilişkin ada raporu, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına alınması, bundan sonra harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... mahallinde yapılan keşif, tanık beyanları, keşif sonrası sunulan bilirkişi raporları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu 103 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki uygulama kadastrosu sonucunda oluşan sınırların mevcut sınırın değiştirilmeden oluşturulduğu, belirlenen sınır tiplerinin ve parsel miktarlarının aynen korunması gerektiği ..." gerekçesiyle davacılar ..., ..., ... ve ... tarafından açılan asıl davanın reddine, davacı ... tarafından açılan birleşen davanın kabulü ile davacının hissedar olduğu 103 ada 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki 21.03.2016 havale tarihli bilirkişi heyeti raporunun ekinde yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 4368,21 metrekarelik alana yapılan müdahalenin menine karar verilmiş; hüküm, davacı - birleşen dosya davalıları ..., ..., ... ve ... tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 103 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlar arasındaki uygulama kadastrosu sonucunda oluşan sınırların mevcut sınırı değiştirilmeden oluşturulduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen müdahalenin meni davasının kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince, önceki tarihli bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği, dosyaya getirtilmesi gerektiği belirtilen, dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu tutanak örnekleri, tesis ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen hesap cetveli, ölçü cetveli ve ada raporunun dosya içerisinde yer almadığı, bozma ilamında; "Mahkemece yalnızca taşınmazların zemindeki kullanım durumuyla oluşan sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucunda oluşturulan sınır yerlerinin çakıştırılması ile yetinilmiş olan teknik bilirkişi raporuna itibar edilmek suretiyle hüküm kurulması" isabetsizliğine değinildiği halde bozma sonrası alınan bilirkişi heyeti raporunda da yine taşınmazların fiili kullanım durumu ile uygulama kadastrosu sınırının çakıştırıldığı ve bozma ilamında detaylı olarak açıklandığı şekilde bilirkişilerden denetime elverişli rapor alınmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca; dava konusu eski 357 ve 358 parsel sayılı taşınmazların 66 parsel sayılı taşınmazdan ifrazen oluştukları anlaşılmakta olup, her ne kadar dosyada ifraz krokileri yer almakta ise de, ifrazın kaç yılında, neye istinaden yapıldığına dair belgeler dosya içerisinde bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazların geldiği 66 parsel sayılı taşınmaza ait tesis kadastrosu tutanak örneği, 66 parsel sayılı taşınmazın ifrazına ilişkin tüm harita ve belgeler, tesis ve uygulama kadastrosu sırasında düzenlenen hesap cetveli, ölçü cetveli ve ada raporu ilgili yerlerden getirtilerek dosya içerisine alınmalı, bundan sonra harita mühendisi sıfatına sahip, önceki bilirkişiler dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle önceki bozma ilamında detaylı olarak açıklandığı şekilde inceleme ve araştırma yapılmalı, bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazların tesis kadastrosu sınırı, ifraz ile oluşan sınırı ve uygulama kadastrosu sınırını aynı harita üzerinde çakıştıran denetime elverişli rapor alınmalı, uygulama kadastrosunun amacının mülkiyet ihtilaflarını çözmek olmadığı, uygulama kadastrosu ile eldeki mevcut tesis kadastrosu paftasından (somut olayda dava konusu taşınmazların ara sınırının tesis kadastrosu sonrası ifraz işlemi ile oluşmuş olması nedeniyle ifraz haritasından) hareketle yeni pafta oluşturulacağı dikkate alınarak; aralarında sabit kabul edilebilecek her hangi bir sınırın bulunmadığı dosya kapsamından anlaşılan dava konusu taşınmazlara ilişkin eldeki davada, ifraz sonucu oluşan sınırın esas alınması gerektiği de gözetilerek, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, hükmüne uyulan bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Davacı - birleşen dosya davalıları ..., ..., ... ve ...'in temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.