Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2012/4985 E. 2012/12988 K.

Konu: mal rejimi, boşanma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2012/4985
Karar No
2012/12988
Karar Tarihi
Konu
mal rejimi, boşanma

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Katkı payı alacağı, katılma alacağı ..... ile ... aralarındaki katkı payı alacağı, katılma alacağı davasının reddine dair ... 2. Aile Mahkemesinden verilen 15.02.2012 gün ve 20/118 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, tarafların 1967 yılında evlendiklerini, Nördlingen Asliye Hukuk Mahkemesi kararıyla boşandıklarını, boşanma kararının Acıpayam Asliye Hukuk Mahkemesince tanındığını, 30 yılı aşkın süre Almanya’da işçi olarak çalıştığını, elde edilen gelir ve birikimlerle alınan taşınmazların örf ve adetler gereği davalı adına tescil edildiğini, yine ortak birikimlerle davalı adına mevduat hesabı açıldığını, taşınmazlar ve bankadaki mevduatlar üzerinde 1/2 alacağı bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 100.000 TL'nin davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, davanın yersiz açıldığını, taraflar arasındaki mal rejiminin tasfiyesi konusunda Alman Mahkemesince verilen kararın kesin hüküm niteliğinde olduğunu, ayrıca davacının gelirleriyle adına taşınmaz edindiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece, Nördlingen Asliye Hukuk Mahkemesince mal rejiminin tasfiyesine ilişkin olarak verilen hükmün kesin hüküm niteliğinde olduğundan dava koşulu gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar, 11.02.1967 tarihinde evlenmişler, 17.08.2006 tarihinde Nördlingen Asliye Hukuk Mahkemesine açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün 03.02.2007 tarihinde kesinleşmesi üzerine boşanmışlardır. Yabancı mahkeme hükmünün tanınmasına ilişkin Acıpayam Asliye (Aile) Mahkemesine ait hüküm taraflarca temyiz edilmediğinden 07.05.2008 tarihinde kesinleşmiş, aynı yabancı mahkemesince verilen mal rejiminin tasfiyesine dair hükmün tanınmasına ilişkin ... 2.Aile Mahkemesindeki karar ise, yine taraflarca temyiz edilmediğinden 17.11.2011 tarihinde kesinleşmiştir. 4721 ... TMK.nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihinden sonra bir yıl içinde başka mal rejimi seçilmediğinden, taraflar arasında bu tarihe kadar 643 ... TKM.nin 170.maddesi uyarınca mal ayrılığı, bu tarihten sonra edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (TMK.nun 202). Yanlar arasındaki mal rejimi, boşanma davasının açıldığı 17.08.2006 tarihinde sona ermiştir (TMK.nun 225/2). Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı üzerinde kayıtlı taşınmazlar mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden önce satın alınarak davalı adına tescil edilmiş, 1408 ada 64 parsel üzerindeki bina yasal edinilmiş mallara rejiminin geçerli olduğu dönemde, 2003 yılında inşa edilmiş, davalının ... Ziraat Bankasında bulunan mevduat hesabına 15.01.2009 tarihinde 73.761 EU yatırılmıştır. Dava; taşınmazlar yönünden 743 ... TKM.nin 170.maddesi uyarınca katkı payı alacağı, 1408 ada 64 parsel üzerindeki bina ve bankadaki mevduat yönünden ise, katılma alacağı (TMK.nun 202.md.) isteğine ilişkindir. Mahkemece, kesin hüküm nedeniyle dava koşulunun gerçekleşmediği ve kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme karar vermeye yeterli olmadığı gibi ulaşılan sonuç da dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş ise de; Nördlingen Asliye Hukuk Mahkemesinin boşanma ve mal rejiminin tasfiyesine ilişkin kesinleşen hükmünde, dava konusu edilen taşınmazların yer, adres ve nitelikleri belirtilmiş, ada ve parsel numaraları gösterilmediğinden söz konusu taşınmazların eldeki dosyanın dava dilekçesinde yazılı taşınmazlarla aynı olup olmadığı taşınmazlar başında yapılan keşifte teknik bilirkişi tarafından tespit edilmemiş, dava konusunun aynı taşınmazlar oluşturup oluşturmadığı üzerinde durulmamış, kesin hükmün koşulları tartışılmamıştır. Önceki hükmün kesin hüküm oluşturabilmesi için HUMK.nun 237 (HMK.nun 303. m.) uyarınca dava konusu, tarafların ve dava hukuki nedenlerinin aynı olması gerekmektedir. Somut olayda; dava konusunun aynı olup olmadığı kuşkuya yol açmayacak şekilde belirlenmemiş, kesin hükmün unsurları üzerinde durulmamıştır. Bundan ayrı; 1408 ada 64 parsel üzerindeki binanın 2003 yılında yapıldığı, bankadaki mevduata 2009 yılında para yatırıldığı dikkate alınarak bu istekler yönünden talebin katılma alacağı niteliğinde olduğu göz önünde tutulmamıştır. Mahkemece yapılacak iş; kesin hükme konu yabancı mahkeme ilamındaki taşınmazlar ile eldeki davaya konu taşınmazların aynı olup olmadığının taşınmaz başında yapılacak keşifte teknik bilirkişi aracılığıyla saptanması, hangi taşınmazların 01.01.2002 tarihinden önce, hangilerinin 01.01.2002 tarihinden sonra edinildiğinin belirlenmesi mal ayrılığı döneminde (743 ... TKM.nin m.170) edinilen taşınmaz veya taşınmazlar var ise bunların durumlarının Nördlingen Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.02.2007 tarihinde kesinleşen kararı karşısında hukuki nitelendirilmeleri yapılarak elde edilecek sonuca göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Yasal edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen mal varlığının (bina, mevduat vb.) ise, 4721 ... TMK.nun 202, 219, 225, 230, 231, 232, 235 ve 236/1.maddeleri uyarınca edinilmiş mallardan kaynaklanan katılma alacağının belirlenmesi, yine taşınmaz üzerindeki binanın hangi dönemde yapıldığının dikkate alınması, Nördlingen Asliye Hukuk Mahkemesince verilen mal rejiminin tasfiyesine ilişkin kesinleşmiş kararda 01.01.2002 tarihinden sonra edinilen mal varlığı yönünden bir hüküm tesis edilip edilmediği üzerinde durulması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK.nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 21,15 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2012/4985, K. 2012/12988, T. 24.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2012-4985-e-2012-12988-k-b6ccf2b67cd9