Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2010/2071 E. 2010/9787 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/2071
- Karar No
- 2010/9787
- Karar Tarihi
İhbarname No : KYB/2010-6284 Topluluk oluşturmak suretiyle yasak mermi satmak suçundan sanıklar ..., ..., ... ve ...'nin yargılamaları sonucunda, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/2, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59/2. maddeleri gereğince ..., ... ve ... Hakkı'nın 7 yıl 6'şar ay hapis ve 76.050.000'er Türk lirası ağır para, ...'in 8 yıl 4 ay hapis ve 76.050.000 Türk lirası ağır para cezaları ile cezalandırılmalarına dair Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 9.7.2001 tarihli ve 2001/13-117 sayılı kararının Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.12.2001 tarih ve 2001/13343-17452 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilerek kesinleşmesini müteakip uyarlama talepleri üzerine, sanık ...'in topluluk halinde silah ticareti yapmak suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12/2, 765 sayılı Kanun'un 59/2. maddeleri gereğince 7 yıl 6 ay hapis ve 76 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53/2. maddesi uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar 53/1. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına ilişkin (ANKARA) 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 3.1.2006 tarihli ve 2001/13-117 sayılı ek kararı ile sanıklar ..., ... ve ... Hakkı'nın izinsiz bireysel mermi ticareti yapmak suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12/1, 765 sayılı Kanun'un 59. maddeleri gereğince 4 yıl 2'şer ay hapis ve 76'şar yeni Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmalarına, adı geçenler hakkında 765 sayılı Kanun'un 31. maddesinin tatbikine dair anılan Mahkemenin 8.5.2007 tarih ve aynı sayılı ek kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak: Tüm dosya kapsamına göre, 3.1.2006 tarihli ve 2001/13-117 sayılı ek kararı ile ilgili olarak: 1- Sanık ...'nın eylemi topluluk halinde mermi ticareti yapmak olmasına rağmen topluluk halinde silâh ticareti yapmak olarak yazılması, 2- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca uygulama yapılırken, aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine, bunlardan da cezanın infazı süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi, 8.5.2007 tarihli ve 2001/13-117 sayılı ek kararı ile ilgili olarak, infazda kazanılmış hak olmaz kuralı da dikkate alınarak; 1- Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin kararında sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkı'nın birlikte suç işlediklerinin ve topluluk olduklarının kabul edilmesi, bu kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesince de onaylanması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2/1. maddesinde yer alan, "Bu Kanunun uygulanmasında; ... k) Toplu suç: Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu, ... ifade eder.." hükmü ile 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un 12/2. maddesinde yer alan, "Birinci fıkrada yazılı suçları üçüncü fıkradaki hal dışında iki veya daha çok kişinin birlikte işlemeleri halinde, failler hakkında sekiz yıldan onbeş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur." hükmü karşısında, sanıklar ..., ... ve ...'in topluluk halinde mermi ticareti yapmak suçundan 6136 sayılı Kanun'un 12/2. maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Sanıklar ... ve ... Hakkı'nın 6136 sayılı Kanun'un 12/1. maddesi gereğince tayin olunan 6'şar yıl hapis cezasından 765 sayılı Kanun'un 59. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında 5'er yıl hapis cezası olarak hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde ceza tayininde, 3- Ankara 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin Yargıtay 8. Ceza Dairesince de onanan kararında ... ceza olarak, diğer sanıklar ..., ... ve ... Hakkı için belirlenen 9'ar yıl hapis cezasından daha fazla olacak şekilde, sanık ... hakkında 10 yıl hapis cezası belirlenmişken, sanık ... hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12/1. maddesi gereğince 5 yıl hapis cezasının ... ceza olarak tayini suretiyle önceki hüküm ile çelişki oluşturacak şekilde ek karar verilmesinde, 4- Sanıklar ..., ... ve ... Hakkı hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki düzenlemenin daha lehe olduğu ve uygulamanın buna göre yapılması gerektiği gözetilmeyerek, 765 sayılı Kanun'un 31. maddesinin tatbikine hükmolunmasında, isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 30.12.2009 gün ve 74941 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay C.Başsavcılığından 26.1.2010 gün ve KYB/2010-6284 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Hükümlü ... hakkındaki 3.1.2006 gün 2001/13-117 sayılı ek kararda; a- “Topluluk halinde mermi ticareti yapma” olan suç adının, “topluluk halinde silah ticareti yapma” olarak yazılması, b- 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi uyarınca uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait hakların koşullu salıverilmeye kadar kısıtlanması yerine, bunlardan da cezanın infazı süresince yoksun bırakılma kararı verilmesi, Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığının Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinin temyiz edilmeksizin kesinleşen 3.1.2006 tarih ve 2001/13-117 sayılı ek kararının CMK.nun 309/4-d maddesi uyarınca (BOZULMASINA), karar başlığında suç adının yer aldığı kısımdan “silah” ibaresinin çıkarılıp yerine “mermi” ibaresinin yazılmasına ve hükümden 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılarak yerine “hükümlünün 5237 sayılı TCK.nun 53/1. madde ve fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğunun kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine” ifadesinin eklenmesine, sair hususların aynen bırakılmasına, 2- Hükümlüler ..., ... ve ... hakındaki 8.5.2007 gün 2001/13-117 sayılı ek karara ilişkin incelemeye gelice: Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 20.6.2006 gün ve 2006/10-124-125 sayılı kararında da vurgulandığı üzere infaza ilişkin bir yargılama faaliyeti niteliğinde bulunan uyarlama yargılamasında 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 326. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen "cezayı aleyhe değiştirme yasağı" ilkesinin uygulanma olanağı bulunmadığı gibi, olağanüstü yasa yolu olan, kanun yararına bozma isteminde de 5271 sayılı CMK.nun aleyhe sonuç doğurmama ilkesinin yer aldığı 309. maddesinin 4. fıkrasının b ve c bentleri hükümlerinin de uygulanamayacağı gözetilerek yapılan incelemede; Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 8.5.2007 gün 2001/13-117 sayılı uyarlamaya ilişkin ek kararına konu, Dairemizin 25.12.2001 gün 2001/13343-17452 karar sayılı onaması ile kesinleşen Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 9.7.2001 gün 2001/13-117 sayılı kararında, sanıklar ... ve ... ile ... ve ...’ın topluluk oluşturacak şekilde suçu birlikte işledikleri ve haklarında 6136 sayılı Yasanın 12/2. madde ve fıkrası uyarınca hüküm kurulduğu ve sübut bulan oluşa göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.3.2009 tarih, 2008/245 esas 2009/49 sayılı kararı da gözönüne alındığında sanıkların eylemini anılan fıkra kapsamından çıkaran yasal bir değişiklik yapılmadığı anlaşılmakla; sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki ... cezanın kesinleşen hükümdeki gibi 6136 sayılı Yasanın 12/2. madde ve fıkrası uyarınca tayininden sonra, 765 sayılı TCK.nu ve 5237 sayılı TCK.nun uygulanması ile bulunan sonuç cezalar aynı olmasına rağmen, 765 sayılı TCK.nun 31. maddesinde bir ceza olarak düzenlenen ve anılan Yasanın 41/2. madde ve fıkrası uyarınca cezanın icrası müddetince devam etmekle beraber cezanın ikmal veya sakıt olduğu günden itibaren başlayan yasaklılık durumunu içeren hükme nazaran 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesindeki düzenlemenin daha lehe olduğu ve uygulamanın da buna göre yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünde Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 8.5.2007 gün 2001/13-117 sayılı uyarlamaya ilişkin ek kararının 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, Dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 5.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.