Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2008/19275 E. 2011/1022 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2008/19275
Karar No
2011/1022
Karar Tarihi

Hükümlü ... hakkında 5237 sayılı TCK.nun lehe hükümlerinden yararlanma konusunda vaki talep üzerine yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne dair (ANKARA) 11. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 3.4.2007 gün ve 2001/59 esas, 2001/91 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi hükümlü tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 31.12.2008 günü daireye gönderilmekle incelendi: Gereği görüşülüp düşünüldü: Müsadere konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüş, 5237 sayılı TCK açıkça hükümlü lehine olduğundan 5252 sayılı Yasanın 9/1. madde ve fıkrası uyarınca duruşma yapılmaksızın evrak üzerinden karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, bu hususta tebliğnamede yer alan bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, gerekçe ve takdire göre suçun kanıtlanmasında ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, bu hususlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir, ancak: 765 sayılı TCK.nun 31. maddesinde düzenlenen kamu hizmetlerinden yasaklanma cezasının, aynı yasanın 11. maddesinde "cürümlere mahsus cezalar" başlığı altında ve 30.6.1995 tarih, 1993/1-1995/1 karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da yinelendiği üzere bir ceza olarak düzenlendiği ve yine aynı yasanın 41/2. madde ve fıkrası uyarınca bu cezanın "asıl cezanın icrası müddetince devam etmekle beraber ... cezanın ikmal edildiği veya sakit olduğu günden" başlayacağının belirtilmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun "belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma" başlıklı 53. maddesinde düzenlenen ve 45. maddesinde bir ceza olarak belirlenmeyen güvenlik tedbirlerinin, "mahkum olunan hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar" devam edeceğinin öngörülmesi karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 765 sayılı TCK.nun 31. maddesine göre lehe bulunduğu gözetilerek, sanık hakkında bütünüyle 5237 sayılı Yasanın uygulanması gerekirken, 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesi yerine, 765 sayılı TCK.nun 31. maddesinin uygulanması, bu halde takdiri indirimin 5237 sayılı Kanunun 62. maddesi yerine, 765 sayılı TCK.nun 59. maddesi uyarınca yapılması, ayrıca sanık hakkında tayin olunan adli para cezasının 5083 sayılı Kanunun 1. maddesi ile hükümden sonra 1.1.2009 tarihinde yürürlüğe giren Bakanlar Kurulunun 4.4.2007 tarih ve 2007/11963 sayılı kararının 1. maddesi uyarınca Türk lirası olarak belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Yasaya aykırı görüldüğünden hükmün CMUK.nun 321. maddesi gereğince (BOZULMASINA), ancak bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında hükümde yer alan "765 sayılı TCK.nun 59. maddesinin" ve 765 sayılı TCK.nun 31. maddesine ilişkin ibare çıkarılıp yerlerine takdiri indirime ilişkin "5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi" ve güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına ilişkin "sanığın 5237 sayılı TCK.nun 53/1. madde ve fıkrasında sayılan hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, bu yoksunluğun kendi altsoyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmesine kadar, diğer hakları yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar sürmesine" ibaresinin ilavesi, ayrıca YTL olarak hükmolunan adli para cezasının TL'ye çevrilmesi suretiyle hükmün (DÜZELTİLEREK ONANMASINA), 9.2.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2008/19275, K. 2011/1022, T. 31.12.2008, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2008-19275-e-2011-1022-k-80ff56d7dda0