Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/5118 E. 2025/3185 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5118
Karar No
2025/3185
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1721 E., 2024/1362 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/135 E., 2024/81 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davanın tarafları olan davacılar ..., ... ile kardeşleri davalı ...'ın miras paylaşımı için aralarında anlaşarak 26.11.2020 tarihli “Miras Paylaşım Sözleşmesi” akdettiklerini, murislerinden intikal eden taşınır ve taşınmaz mallar ile hak ve alacakların paylaşımını sağladıklarını, taşınmaz malların, miras paylaşım sözleşmesi hükümlerine göre ilgililerin adına tescili için Çeşme Tapu Müdürlüğüne hissedarların birlikte başvurduklarını, yasal prosedüre göre işlemlerin tamamlandığını ve taksim konusunda imza aşamasına gelindiğini, davalı ... imzadan imtina ettiğinden işlemin iptal edildiğini, miras sözleşmesinin yerine getirilemediğini ileri sürerek miras paylaşım sözleşmesinin yerine getirilememesinden kaynaklanan zarar- ziyan, maddi ve manevi tazminat hakları ile ileriye dönük beklenen gelir kaybı hakları da saklı tutmak kaydıyla; 26.11.2020 tarihli miras paylaşım sözleşmesinde paylaşımı yapılan taşınmazların ilgilileri adına tapuya hükmen tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bu davanın taraflarının, anne ve babalarının vefat etmeleri akabinde, ortaya çıkan terekeye dahil taşınmaz mallar üzerinden tapuda intikal işlemleri yapılmadan önce 26.11.2020 tarihinde kendi aralarında yazılı yolla miras paylaşım sözlemesi akdettiklerini, fakat davacıların, davalıya karşı tutum ve davranışları sonucu ortaya çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle taraflar arasında akdedilen miras paylaşım sözleşmesinin ifası gerçekleşmeden terekeye dahil olan taşınmazlardan dördünün verasetten intikal ile tarafların miras payları oranında tapu tescillerinin gerçekleştirildiğini, her ne kadar davacılar terekeye dahil taşınmaz malların mirasçılar arası eşit bir şekilde paylaştırıldığını iddia etseler de gerçekliğin kendilerinin iddia ettikleri gibi olmadığını, çünkü terekeye dahil taşınmaz malların sayı bakımından eşit dağıtılması ile terekeye dahil taşınmaz malların nitelik ve kıymetleri bakımından eşit bir şekilde paylaştırılmasının bambaşka bir durum olup, taraflar arası tüm anlaşmazlıkların da bu durumdan kaynaklandığını, davalının dönme iradesini içeren ihtarnamesinin varlığı ile 26.11.2020 tarihli miras paylaşım sözleşmesindeki oy ve imza birliğinin bozulmuş olduğunu, anılı sözleşmenin hukuken hüküm ifa etmediğini, miras paylaşım sözleşmesine dayanarak iş bu tapu iptal ve tescil davasını ikame etmelerinde hukuki menfaatleri ve dayanaklarının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 676. maddesi uyarınca miras ortaklığına (terekeye) dahil taşınmazlara ilişkin miras taksim sözleşmesinin geçerliliği için tüm mirasçıların katılımı ile adi yazılı şeklin yeterli olduğu, ... mirasçıları olan taraflar arasında 26.11.2020 tarihli adi yazılı miras taksim sözleşmesinin imza edildiği, sözleşmenin geçerli olduğu ve tarafları bağladığı, davalı her ne kadar, Çeşme/Dalyan, Karşıyaka/Tersane ve Alaybey'deki taşınmazlarda 15.12.2020 ve 08.12.2020 tarihlerinde taraflar adına veraseten tescilinin gerçekleştiği, ancak paylı mülkiyete dönüştürülmediği için veraseten intikal halinin tescil edilmiş olmasının, miras taksim sözleşmesinden dönüldüğü sonucunu doğurmayacağı..." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava konusu taşınmazların el birliği mülkiyeti hükümlerine göre, tapuda mirasçılar adına yapılan intikal ve tescil işleminin, mirasçılardan birinin başvurusu üzerine yapılabilen, tek taraflı bir işlem olması nedeniyle, miras taksim sözleşmesinden sonra, taşınmazların tapuda mirasçılar adına el birliği mülkiyeti hükümlerine göre intikal ve tescil işlemine konu edilmesi işlemi, tek başına, taraflar arasında daha önce düzenlenen miras taksim sözleşmesini hükümsüz hale getirmez." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz başvuru dilekçesinde özetle; davalının sözleşmeden döndüğünü davacılara bildirdiğini, veraseten intikal yapılarak tapu tescilinin gerçekleştiğini, bunu sözleşmeden dönüldüğünü ve sözleşmenin artık hüküm ifade etmediğini gösterdiğini, ihtilaf olduğu için paylı mülkiyete geçilmediğini, elbirliği mülkiyetinin yasal zorunluluktan kaynaklandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.06.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/5118, K. 2025/3185, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-5118-e-2025-3185-k-48fcf0b204bb