Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1240 E. 2024/4546 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1240
Karar No
2024/4546
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/671 E., 2023/482 K. ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVACI : ... vekili Avukat ... ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALI : ... vekilleri Avukat ... vd. DAVA TARİHİ : 05.04.2010 KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 15.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde davacı vekili Av... ile karşı taraftan davalı vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin murisi Nurettin Mümtaz Mümtas'ın vefatından sonra, diğer mirasçılar ...... ve...ile 16 Ekim 2009 tarihinde “Düzenleme Şeklinde Miras Taksim Sözleşmesi” yapıldığını, bu sözleşmedeki tarafların mirasın ne şekilde taksim edileceğini, miras yolu ile sahip oldukları hisselerin aile içinde kalmasını kararlaştırdıklarını, sözleşmeye göre miras taksim sözleşmesindeki mirasçı taraflar kendi hisselerine düşen payı bir başkasına satmak isterse iyiniyet gereği öncelikle diğer mirasçılara satın alma teklifini yapmak ile yükümlü olduklarını, miras taksim ve ön alım sözleşmesinin tapuya beyanlar hanesine yazdırıldığını, bundan sonra, müvekkilinin kardeşleri, ... ve ......’ın 02.12.2009 tarihli ihtarname ile müvekkile, ön alım sözleşmesine konu edilen 2 adet taşınmazlardaki hisselerini 10 gün içinde 1.600.000,00TL bedel ile satmayı teklif ettiklerini, 11 Aralık 2009 tarihli cevabı ihtarname ile teklif edilen satış bedelinin fahiş olduğunu, bu şekilde yöneltilen teklifin müvekkilin sözleşmeden doğan haklarını bertaraf etmeye yönelik olduğunu, taşınmazlardaki hisseleri 250.000,00'er TL değer ile satın almaya hazır olduğunu bildirdiğini, ... ve ......’ın 21.01.2010 tarihinde 94 ada 14 ve 75 No.lu parsellerdeki paylarını davalı Haci ... ...'a sattıklarını belirterek; akit ile kararlaştırılan ön alım hakkı nedeniyle, dava konusu 94 ada 14 ve 75 No.lu parsellerde, davalının müvekkilimin kardeşleri ... ve ......'tan satın aldığı hisselerin iptali ile tapuda müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı ve kardeşleri arasında yapılan sözleşmenin miras taksimine ilişkin olduğunu, ön alım hakkı tanımadığını, Tapu Sicil Tüzüğü’nün 55. maddesinde şerhe tabi hakların sayıldığını, miras taksim sözleşmesinin şerhe tabi bir hak olmadığını, MK 676. maddesine göre miras taksim sözleşmesinin mirasçıları bağladığını, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI 1. Mahkemenin 05.05.2011 gün ve 2010/131 Esas, 2011/137 Karar sayılı kararıyla davanın reddine dair verilen karar davacı ve davalı vekillerinin temyizi üzerine; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 17.01.2012 gün ve 2011/13040 E., 2012/160 K. sayılı ilamı ile; davacının sözleşmeden kaynaklanan ön alım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, davacının aynı zamanda tapu paydaşı olarak yasal ön alım hakkı sahip olduğu belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 2. Mahkemenin 06/12/2012 tarihli ve 2012/315 Esas, 2012/429 Karar sayılı kararında önceki kararda direnilmiştir. 3. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26/02/2014 tarih ve 2013/6-494 Esas, 2014/153 Karar sayılı ilamıyla; dava konusu payın davalıya satılması nedeniyle sözleşmeden kaynaklanan ön alım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 26.12.2023 tarihli ve 2022/671 Esas, 2023/482 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 19.04.2022 tarihli ve 2021/6683 Esas, 2022/2955 Karar sayılı kararıyla 94 ada 75 parsel sayılı taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucunda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği ve taşınmazın 25.09.2019 tarihinde yapılan açık artırma sonucunda satıldığı, davalı tarafından ihaleden satın alındığı ve davalı adına tapuya tescil edildiği anlaşıldığından davacının bu parsele yönelik tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesi gerekirken, taşınmazın irade dışı devir edildiği gözeltilmeden karar verilmesinin doğru görülmediği, ayrıca; davalı vekilinin 14 parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; satış bedelinin nemalandırılmamasının hatalı olduğu belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların ortaklığın giderilmesi davası sonucunda satıldığı belirtilerek asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yargılama boyunca yapmış oldukları itiraz ve taleplerin değerlendirilmediğini, müvekkilinin sunmuş olduğu hukuki mütaalanın incelenmediğini, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, usuli kazanılmış hakkının dikkate alınmadığını, ön alım hakkının bertaraf edildiğini, tazminat taleplerinin değerlendirilmediğini, yapılan satışta hisselerin el değiştirmediğini, yargılama giderlerinin hatalı olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; sözleşmeden kaynaklanan ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 676 ncı maddesi, 3402 sayılı Kanun'un 15/3 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Davacının dava açarken ön alım hakkının olduğu aşamalarda tespit edildiği gibi yukarıda bahsedilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26/02/2014 tarih ve 2013/6-494 Esas, 2014/153 Karar sayılı kararından da anlaşılmaktadır. Bu sebeple, yargılama giderlerinin ve bu kapsamda resmi senetteki satış bedeli ve masraflar toplamı üzerinden hesaplanacak vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı tarafın mahkeme yargılama giderlerine ve vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Yargıtay duruşma vekalet ücreti 28.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1240, K. 2024/4546, T. 15.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-1240-e-2024-4546-k-dd7d54d1b4d4