Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4300 E. 2024/3733 K. – İpoteğin Kaldırı
Konu: İpoteğin Kaldırılması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4300
- Karar No
- 2024/3733
- Karar Tarihi
- Konu
- İpoteğin Kaldırılması
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/851 E., 2023/1134 K. DAVA TARİHİ : 08.09.2021 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/539 E., 2022/444 K. Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Konya ili, ... ilçesi, ... Köyü, 6008 ada 5 parselde 133/1200 payın sahibi olduğunu, bu payın üzerine davalı lehine 23.05.2018 tarihli 16673 yevmiye sayılı ipotek tesis edildiğini, taşınmazın 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu kapsamına girdiğini ve Bakanlar Kurulunca çıkartılan 24.02.2017 tarihli Resmi Gazetede ''Uygulama Alanı'' olarak tespit edildiğini ve kısıtlama süresinin hala devam ettiğini ileri sürerek, 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanunu'nun 13 üncü maddesine göre bu taşınmaz üzerine ipotek tesis edilemeyeceğinden müvekkili adına kayıtlı bulunan taşınmazın kaydı üzerinde 23.05.2018 tarihinde tesis edilen ipotek şerhinin tesis edildiği tarihten itibaren kaldırılmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; cevap dilekçesi vermemiştir. Ancak katıldığı duruşmada; davanın dayanağının 3083 sayılı Yasa olduğunu ancak tapu kaydı incelendiğinde, bu yasadan kaynaklanan herhangi bir şerhin bulunmadığının görüleceğini ve davanın reddini istediklerini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmaz üzerinde 3083 sayılı Yasa kapsamında şerh bulunmadığından 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1023 üncü maddesi uyarınca iyiniyetin korunacağı ve davacının ipoteğin kaldırılması isteminin Medeni Kanunun 2/1 maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki iddialarını aynen tekrar ederek, davalının iyiniyetli olup olmadığı hususunun 3083 sayılı Yasanın 13 üncü maddesi ve Bakanlar Kurulunca çıkartılan 24.02.2017 tarihli resmi gazetede yayımlanan kısıtlama kararı doğrultusunda gözetilmeyeceğini belirterek, mahkemenin usul ve yasaya aykırı red kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararı ve gerekçesi usul ve yasaya uygun bulunduğundan başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Müvekkilinin hiçbir zaman 3083 sayılı yasa gereğince kısıtlayıcı şerh bulunduğunu bilmediğini, ayrıca bildiğine dair dosya kapsamında da delil bulunmadığını, 2. 3083 sayılı Yasa gereğince kısıtlayıcı şerhin taşınmaz üzerine konulmamasının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, 3. Davalının iyiniyetli olup olmadığı hususunun 3083 sayılı Yasanın 13 üncü maddesi ve Bakanlar Kurulunca 24.02.2017 tarihli resmi gazetede yayımlanan kısıtlama kararı doğrultusunda gözetilmeyeceğini ileri sürerek, mahkemenin usul ve yasaya aykırı kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, karz ipoteğinin taşınmazın 3083 sayılı Yasa kapsamında bulunduğundan kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlenmesine Dair Tarım Reformu Kanununun 13 üncü maddesi, 3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 1023 üncü maddesi 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.