Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/3359 E. 2023/5771 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3359
- Karar No
- 2023/5771
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1950 E., 2021/1274 K. BİRLEŞTİRİLEN DAVADA KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/84 E., 2019/278 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince birleştirilen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın birleştirilen davada davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleştirilen davada davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı vekili; dava dışı ... ...'ın 1990 yılında 18.500.000,00 TL yatırarak Denizli'de kurulmuş olan S.S ... Konut Yapı Kooperatifine ortak olduğunu, bir süre sonra kooperatif yönetim kurulu tarafından 17.10.1990 tarihli kararla kooperatif payının ... ...’ya devredildiğini öğrendiğini, ... ...'nın da payını noterlik vasıtasıyla devir senedi ile davalı ...'a devrettiğini, kooperatifteki payının usulsüz olarak devir edildiğini öğrenen ... ...'ın ortaklığın tespiti için dava açtığını, Denizli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada davacının kooperatif ortağı olduğunu ve 21 No.lu bağımsız bölümün davacıya ait olduğunun tespitine karar verildiğini, verilen kararın davalının yaptığı masrafları ve kooperatife olan akçalı yükümlülükler yönünden Yargıtay tarafından bozulduğunu, bozma kararı neticesinde davanın görevsizlik kararı ile Asliye Ticaret Mahkemesine devredildiğini, Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin ...'ın kooperatif ortağı olduğunun ve dava konusu 21 No.lu bağımsız bölümün davacıya ait olduğunun tespitine karar verildiğini, davanın bu şekilde kesinleştiğini, davalının yaptığı masrafları ve kooperatife olan ödemelerin bilirkişiye hesaplattırıldığını, davalı adına aidat ve faiz borcunun kooperatif adına karar kesinleştiğinde ödenmek üzere vezneye yatırıldığını, kuralar çekildiğinde 21 No.lu bağımsız bölümün davalıya isabet ettiğini, davalının teslim aldığı evi kendi adına tescil ettirdiğini belirterek davalı uhdesindeki tapusunun iptaline, bu konutun davacı adına tapuya tescilini, davalının konuta vaki haksız müdahalesinin men’ini ve ecrimisil talep etmiştir. 2. Birleştirilen Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/379 Esas sayılı davasında davacı vekili, asıl dava ile aynı gerekçelerle ilk açtığı dava tarihinden sonraki döneme ait olmak üzere toplam 30.000,00 TL ecrimisil bedelinin tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 25.248,00 TL olarak daraltmıştır. II. CEVAP Davalı vekili duruşma beyanında; müvekkilinin dava konusu bağımsız bölümü kooperatiften aldığını, kooperatifte hissesi dahi olmayan kişinin bu yeri davacı ...'e sattığını, kooperatifin davaya dahil edilmesi gerektiğini, kooperatif aidatlarını kendilerinin ödediğini, husumetin davalıya yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/36 Esas ve 2012/66 Karar sayılı ilâmı ile dava konusunu devreden ... lehine tespit kararı verildiği, bu kararın 14.11.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen mahkeme kararının bu aşamadan itibaren kesin delil niteliğinde bulunduğu, davalı tarafça davacıya ait kesin delili çürütecek yahut aksini gösterir aynı mahiyette ve güçte hiç bir delil sunulmadığı, bu hâliyle davacının tapu iptali ve tescil talebi yönünden davasını ispat ettiği, davacının müdahalenin men’i ve fuzuli işgal tazminatı talepleri yönünden; davanın açıldığı tarih itibarıyla uyuşmazlığa konu taşınmazın davacının mülkiyetinde bulunduğundan kesin olarak bahsedilemeyeceği, davalının sözleşmelere istinaden iyi niyetli olarak dava konusu yeri kullandığı, kötü niyeti kanıtlanamayan davalının ecrimisil ödemekle yükümlü tutulamayacağı, birleştirilen davanın da aynı şekilde değerlendirilmesi gerektiği, davacı ...’in mevzuata uygun şekilde dava konusunu 07.06.2016 tarihinde davacı ...'ye devrettiği, HMK’nın 125/2 nci maddesi uyarınca davacı ...'nün davacı ...’in yerine geçtiği gerekçesiyle birleştirilen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulüne, dava konusu 371 ada 2 parsel 21 No.lu bağımsız bölümün davalı ... adına kayıtlı olan tapu kaydının iptali ile temlik ... davacı ... Şakır adına tapuya kayıt ve tesciline, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. İstinaf Sebepleri 1. Birleştirilen davada davacı ... Şakır vekili istinaf dilekçesinde özetle; Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinin 2006/36 Esas ve 2012/66 Karar sayılı dosyasında söz konusu tespite ilişkin kısmın Mart 2012 tarihinde kesinleştiğini, mahkemenin eksik incelemeyle karar verdiğini, davalının taşınmazı kullandığının ... olduğunu ve aksinin iddia edilmediğini, ayrıca davalının iyi niyetinin 15.03.1996 tarihinde aleyhine açılan ortaklığın tespiti dava dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren kötü niyete dönüştüğünü, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Denizli Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın kesinleşmesinin bu davada delil olarak gösterilemeyeceğini, ... başına tapu iptali ve tescil davasının kesin delili olmayacağını, davalı olarak müvekkilinin değil, S.S ... Konut Yapı Kooperatifinin olması gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmaması nedeniyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleştirilen davada davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Birleştirilen davada davacı vekili yukarıda IV-B-1 ... bölümünde belirtilen sebeplerle hükmü temyiz etmiştir. 2. Davalı vekili yukarıda IV-B-2 nci bölümünde belirtilen sebeplerle hükmü temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tapu iptali ve tescili ile çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 ... maddesi ve “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup birleştirilen davada davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 28.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.