Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/8760 E. 2013/7096 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/8760
- Karar No
- 2013/7096
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı davalıya ait işyerinde 13/09/2006 tarihinde çalışmaya başladığını, iş sözleşmesinin İş Kanununun 25/II-d,e ve ı fıkraları gerekçe gösterilerek feshedildiğini, feshin haklı nedenlere dayanmadığını belirterek işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili davanın süresinde açılmadığından davanın reddini, esas yönünden de davacının müvekkili işyerinde 13/09/2006 tarihinden 24/01/2012 tarihine kadar çalıştığını, davacının bir süredir mesai arkadaşlarını tutum ve davranışları ile huzursuz ettiğini, davacı ile ilgili sıkıntılar devam etmekte iken davacının “...” adlı bir müşteriye faturasını kesmeden ve ödemesini kasaya almadan hiçbir belge düzenlemeden faturasız ürün çıkışı yaptığı, bu durumun mağaza müdürü ... tarafından merkeze bildireceğini söylemesi üzerine mağaza satış elemanlarından ...' yi de yanına alarak izinsiz şekilde mağazadan ayrıldığı ve bir süre sonra faturası kesilmeyen yukarıda bahsi geçen ürünlerden bazıları ile mağazaya geri geldiğini, davacının müşteriye faturası kesilmeden bila bedel teslim ettiği ürünlerin piyasa değerinin 1.919,00 TL olduğunu, davacının bu olayı üstlerine anlatmaması için mağaza çalışanlarına baskı uyguladığını, mağaza müdürünü tehdit ettiğini, bu hususta çalışanların yazılı beyanlarının bulunduğunu, davranışı ile davacının Mağaza Yönetmeliğinin müşterilere yapılan satışları düzenleyen 3.1. ve 3.5. maddelerine aykırı davrandığını ve iş sözleşmesinin 25/01/2012 tarihli fesih bildirimi ile haklı nedenle feshedildiğini belirterek davacının davasının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davalı şirketin fesih bildiriminde bildirilen ürünlerle ilgili herhangi bir zararının bulunmadığı dolayısıyla 4857 sayılı İş Kanununun 25/II-ı bendindeki hususun gerçekleşmediği, ayrıca söz konusu faturasız mal çıkışı sadece toplu mal satışlarında özel müşterilere uygulanan eskiden beri uygulaması kabul gören bir durum olduğu gerek tanık anlatımlarından gerekse bizatihi genelde müşteri olarak farklı işyerlerinde dahi rastlanan bir husus olduğu, mağaza yöneticileri ve satış danışmanları gerekli tedbirleri alarak müşteri sayısını ve mal satışını arttırmak için ekonomik nedenlerle bu uygulamayı yaptıkları, bu uygulamadan menfaati olanın sadece işveren olduğu, davacı işçinin, bu faturasız mal çıkışından herhangi bir menfaati olmadığı sadece davalı şirketin satışlarını arttırmaya yönelik bir davranış olduğu, davacının incelenen özlük dosyasından bu zamana kadar ki çalışması boyunca herhangi bir disiplin cezası bulunmadığı, davacı tarafından faturasız mal çıkışına dayanan fesihte davalı şirketin zararı olmadığı gibi bir an için davalı şirketin eskiden beri böyle bir uygulamasının olmadığı kanaati hasıl olsa dahi söz konusu usulsüzlük nedeniyle davacının işine son verilmesinin ağır bir uygulama olup fesih dışında bir disiplin cezası yeterli olabilecekken davalı işverenin fesih yolunu seçtiği, dolayısıyla davalı işveren tarafından gerçekleştirilen fesihin haklı nedenlere dayanmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkemenin de kabulünde olan faturasız ve belgesiz mal çıkışı yapılması işverende davacıya karşı bir güvensizlik oluşturmuştur. Davacının bu eylemleri haklı fesih boyutuna varmamışsa da geçerli fesih sebepleri oluşmuştur. İşverenden artık bu eylemler sonucunda davacı işçiyi çalıştırması iş akdini devam ettirmesi beklenemez. İşe iade isteğinin reddine karar vermek gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır. 4857 sayılı İş Kanununun 20/3 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA 2-Davanın REDDİNE, 3-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin alınan 21,15 TL harcın tenzili ile bakiye 3,15 TL harç giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir Kaydına, 4-Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 69,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine, 7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 18.4.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.