Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/3952 E. 2013/8982 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/3952
- Karar No
- 2013/8982
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı davalı işverence işten çıkarılması üzerine işe iade davası açtığını, yargılama sonucunda işe iade kararı verildiğini, söz konusu kararın kesinleşmesi üzerine tekrar işe başlamak için davalı işyerine başvuru yaptığını ancak işe başlatılmadığını, 21/06/2001-31/07/2006 tarihleri arasında kesintisiz olarak işyerinde çalıştığını, işe iade sürecinde, işçinin işe geri alınmayarak sözleşmesinin yeniden feshedilmiş sayılacağı tarihin ise 29/06/2007 olduğunu, belirterek İhbar tazminatı ile kıdem tazminatı fark alacağını istemiştir. Davalı davacının işe iade davası sonucunda işe davet edildiğini ancak işe iadenin sadece mali sonuçlarından yararlanmak isteyen davacının davete icabet etmediğini, kıdem tazminatı farkının bulunmadığını, öte yandan kıdem tazminatına işleyecek faiz nedeniyle de davacının fark kıdem tazminatının olamayacağını, ihbar öneli verilerek fesih bildirimi yapıldığını, bu nedenle davacıya ilk fesih tarihinde ihbar tazminatı ödenmediğini sonra ki gelişmeler nedeniyle de fark alacağı hakkının da doğmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece Fark Kıdem tazminatı, ihbar tazminatı isteklerinin kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında İhbar öneli verilerek iş sözleşmesi feshedilen ve işe iade davası lehine sonuçlandığı halde işe başlatılmayan işçiye ihbar tazminatının ödenmesinin gerekip gerekmediği ve fark kıdem tazminatı hesaplanırken önceki ödemenin faizi ile düşülmesi gerekip gerekmediği konularında uyuşmazlık vardır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun “Geçersiz Feshin Sonuçları” başlığını taşıyan 21. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında işçinin işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat belirtilmiş; üçüncü fıkrasında ise kararın kesinleşmesine kadar işçinin çalıştırılmadığı en çok dört aylık ücret ve diğer haklar düzenlenmiştir. Maddenin dördüncü fıkrasında işçinin işe başlatılması halinde varsa peşin ödenen ihbar ve kıdem tazminatının işçiye yapılması gereken ödemelerden mahsup edileceği belirtildikten sonra devamında “İşe başlatılmayan işçiye bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse, bu sürelere ait ücret tutarı ayrıca ödenir” hükmüne yer verilmiştir. Buna göre işçiye geçersiz sayılan fesih bildirimi ile bildirim süresi verilmemiş veya bildirim süresine ait ücret peşin ödenmemişse ihbar tazminatının ödenmesi gerekecektir. Bir başka anlatımla, ihbar öneli verilmiş veya önele ait ücret peşin ödenmiş ise ihbar tazminatının ödenmesi gerekmeyecektir. Geçersizliğine karar verilen fesih bildirimi ile işçiye daha önce usulüne uygun olarak verilmiş olan ihbar önellerine geçerlilik tanınması 4857 sayılı Kanun'un sözü edilen açık hükmü gereğidir. Bu nedenle davacı işçinin ihbar tazminatı talebinin yerindeliği kabul edilemez. Gerçekten mahkeme veya özel hakem tarafından belirlenen tazminatı ödemeyi göze alıp, işçiyi işe başlatmama yolunu tercih eden işverene ihbar öneli tanımasını istemek işin mahiyeti ile bağdaşmamaktadır. Somut olayda, davalı işverence daha önce davacıya usulüne uygun olarak ihbar öneli verilmiş olup, feshin geçersizliğine karar verildikten sonra işe başlatılmayan davacıya 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca tekrar ihbar öneli verilmesine gerek olmadığından ihbar tazminatı isteğinin reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması hatalıdır. Bundan başka iş sözleşmesi devam ederken işçiye çeşitli nedenlerle kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemeler avans niteliğinde sayılacağından, işe iade kararı sonrasında işçinin işe başlatılamayarak iş sözleşmesinin feshedildiği tarihe göre hesaplanan kıdem tazminatından, daha önce avans olarak ödenen miktarın yasal faiziyle birlikte mahsup edilmesi gerekirken, yasal faizi hesaplanmadan mahsup edilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 15.05.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.