Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2554 E. 2013/5826 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2554
Karar No
2013/5826
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı işyerinde çalışmakta iken, haksız olarak işten çıkarıldığını belirterek, işe başlatmama nedeniyle işe iade davasında tespit edilen boşta geçen süre için 4 aylık ücret ve diğer hakları ile işe başlatmama tazminatı alacağının ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının iş sözleşmesinin İş Kanunu'nun 17 inci maddesi uyarınca feshedildiğini, davacının işe iade davasını kazanmasına rağmen süresinde işe başlamak için başvurmadığından yapılan feshin haklı hale geldiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, işçinin yasal 10 günlük süre içinde işverenle aynı binada görev yapan davayı takip eden vekiline başvuru ihtarının tebliğ edildiğini ve süresi içinde işverene başvurulduğunu kabul ederek davacının davasının kabulü ile alacakların davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. İşe iade davası sonunda işçinin başvurusu, işverenin işe başlatmaması ve işe başlama başvurusunun usulüne uygun olup olmadığı konularında taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçeri bir feshin sonuçlarını doğurur. Yasada işçinin şahsen başvurması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. İşçi, işe başlatılma konusundaki iradesini bizzat işverene iletebileceği gibi vekili ya da üyesi olduğu sendika aracılığı ile de ulaştırabilecektir. (Yargıtay HGK 17.6.2009 gün ve 2009/9 232E, 2009/278K.). İşveren işe iade için başvuran işçiyi (1) ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde en az dört, en fazla sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları işçiye ödemek zorundadır. İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Yasanın 21 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz. Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve koşulları oluşmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir. İşe iade yönündeki başvurunun on iş günü içinde bizzat işverene bildirmesi gerekmekle birlikte, tebligatın postada gecikmesinden işçinin sorumlu olması düşünülemez. Somut olayda davacı işçinin iş sözleşmesi feshedilmesi nedeniyle açtığı ve kesinleşen işe iade davası sonucunda feshin geçersiz olduğuna karar verilmiş, davacı işçi avukatı aracılığı ile 21.2.2012 tarihinde yasal 10 günlük süre içinde davalı işverenin davayı takip eden ve aynı binada çalışan vekiline başvurmuştur. Ancak işe başlama talebinin4 857 sayılı İş Yasasının 21.maddesinin 5.fıkrasında belirtildiği üzere işverene BİZZAT yapılması gerekirken aynı binada çalıştığı bildirilerek vekiline yapılan tebliğin geçerli sayılması mümkün olmayıp süresi içinde başvurmadığının kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olmuştur. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre alacakların hesabına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 8.4.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2554, K. 2013/5826, T. 08.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-2554-e-2013-5826-k-00a6b407954c