Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2471 E. 2013/7788 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/2471
Karar No
2013/7788
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini savunarak, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı ve yıllık izin ücreti alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ise, ekonomik nedenlerle fesih yapıldığını ve davacıya ihbar öneli verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda kısmen kabulüne karar verilmiştir. İhbar önelleri ve ihbar tazminatı yönlerinden taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. İhbar tazminatı, belirsiz süreli iş sözleşmesini haklı bir neden olmaksızın ve usulüne uygun bildirim öneli tanımadan fesheden tarafın, karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminattır. Buna göre, öncelikle iş sözleşmesinin Kanunun 24 ve 25inci maddelerinde yazılı olan nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17nci maddesinde belirtilen şekilde usulüne uygun olarak ihbar öneli tanınmamış olması halinde ihbar tazminatı ödenmelidir. Yine haklı fesih nedeni bulunmakla birlikte, işçi ya da işverenin 26ncı maddede öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra fesih yoluna gitmeleri durumunda, karşı tarafa ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğü doğar. İhbar tazminatı, iş sözleşmesini fesheden tarafın karşı tarafa ödemesi gereken bir tazminat olması nedeniyle, iş sözleşmesini fesheden tarafın feshi haklı bir nedene dayansa dahi, ihbar tazminatına hak kazanması mümkün olmaz. İşçinin 1475 sayılı Yasanın 14üncü maddesi hükümleri uyarınca emeklilik, muvazzaf askerlik, evlilik gibi nedenlerle iş sözleşmesini feshetmesi durumunda ihbar tazminatı talep hakkı bulunmamaktadır. Anılan fesihlerde işveren de ihbar tazminatı talep edemez. Yasada ihbar tazminatının miktarı “bildirim süresine ait ücret” olarak belirlenmiştir. Buna göre ihbar tazminatı, yasadan doğan götürü tazminat olarak nitelendirilebilir. Bu niteliği itibarıyla Borçlar Kanununun 125inci ( 6098 sayılı TBK 146) maddesine göre on yıllık zamanaşımı süresine tabidir. İşçiye bildirim süresi içinde yeni iş arama izninin kullandırılmamış olması, tanınan ihbar önelinin geçersiz olduğu sonucunu doğurmaz. İhbar tazminatının hesabında Kanunun 32nci maddesinde yazılı olan ücrete ek olarak, işçiye sağlanmış para veya para ile ölçülebilir menfaatler de dikkate alınır. Ücret dışında kalan parasal hakların bir yılda yapılan ödemeler toplamının 365’e bölünmesi suretiyle bir günlük ücrete eklenmesi gereken tutar belirlenir. Somut olayda; okuma yazması olmadığı iddia edilen davacının 1958 doğumlu olduğu, dosya içerisinde değişik tarihlerde, kısmi tediye makbuzu ve davacının imzasını içeren diğer belgelerde imzaya ilişkin herhangi bir itirazi kaydın olmadığı, ilk bakışta hiçbir tereddüte meydan vermeyecek şekilde Noterde düzenlenen vekaletnamedeki imzası ile aynı nitelikte imzaları bulunmasına rağmen mahkemecetediye makbuzundaki ödemeyi davacıya açıkça sorarak bu miktarı alıp almadığını, almış ise hangi ödeme kalemine ilişkin olduğunun da açıklattırılmamış olması, yine aynı şekilde ihbar süresini belirtilen tarihlerde kullanmasına ilişkin dilekçe ve dosyada mevcut diğer belgelerdeki imzasının kendisine ait olup olmadığının davacıya açıkça sorularak ulaşılacak sonuca göre, hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde değerlendirme yapmak yerine, sadece okur yazar olmadığı yolundaki davacı vekilinin itirazına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm verilmiş olması isabetli görülmemiştir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 26.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/2471, K. 2013/7788, T. 26.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-2471-e-2013-7788-k-efa424356fd7