Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2344 E. 2013/3788 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/2344
- Karar No
- 2013/3788
- Karar Tarihi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: İş sözleşmesinin geçerli neden olmadan davalı işveren tarafından feshedildiğini belirtilen davacı işçi feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının yazılı EFT talimatı olmaksızın ileri tarihli bir EFT yaparak ... isimli müşterinin hesabından banka şube müdürü olan ...’ın hesabına 100.000,00 TL para aktardığı, bu nedenle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğinden davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne ve davacının işe iadesine karar verilmiştir. Uyuşmazlık iş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasındadır. 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. ./... 2013/2344-3788 S.2 İşçinin eleştiri sınırları içinde kalan söz ve davranışları ise işverene haklı fesih imkânı vermez. Somut uyuşmazlıkta, davacı davalı işyerinde bireysel pazarlama yetkilisi olarak görev yapmaktayken, müşterinin bankada olmadığı sırada dava dışı banka müdürünün talebi üzerine sonradan aramalara rağmen bulunamayan, ancak tanık ...’ın gördüğünü beyan ettiği yazılı EFT talimatına dayanarak banka müşterisi ...’ın hesabından, banka müdürünün bir başka bankadaki şahsi hesabına 100.000,00TL ileri tarihli EFT yaptığı ve paranın aktarılmasını sağladığı, daha sonra banka müdürünün bankayı dolandırdığı anlaşılarak müdür hakkında ceza davası açıldığı, davacının, banka müdürünün getirdiği evrakta şube müdürüne güvenerek, müşterinin bankada olmamasından ve talepten şüphelenmeden, işlemi yaptığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Ne var ki, davalıya ait işyeri para işlemlerinin yapıldığı bir işyeridir. Müşteri şubede olmadan, şube müdürünün getirdiği ve halen bulunamayan yazılı EFT talimatı ile 3 gün sonrası için yapılan işlemle bir müşterinin hesabından 100.000,00 TLyi aynı şube müdürünün hesabına EFT yaptığı gözönüne alındığında, bir banka görevlisinin müşteri hesabından kendisi olmadan aynı bankanın bir görevlisinin hesabına para naklederken aşırı titizlik ve özeni göstermesi gereklidir. Davacının gereken titizlik ve özeni göstermeksizin sadece şube müdüründen gelmiş bir evrak olmasına güvenerek işlem yapmak suretiyle müşteriyi dolayısıyla da bankaya zarara uğratmış olması karşısında davalı bankanın iş akdini feshi, geçerli nedenle yapılmış bir fesihtir. Mahkemece davacının davasının reddine karar vermesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu kabulü ile işe iadesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Alınması gereken 24,30 TL harçtan peşin yatırılan 18,40 TL harcın tenzili ile bakiye 5,90 TL harç giderinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, ./... 2013/2344-3788 S.3 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yapmış olduğu 82,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Yatırılan gider ve delil avansından artan miktarın istek halinde ilgililerine iadesine, 7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 25.03.2013 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.