Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/2256 E. 2013/1441 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2013/2256
- Karar No
- 2013/1441
- Karar Tarihi
Hüküm süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Davacı vekili, davacının mazeretsiz işe gelmeme konusunda savunmasının alınmadığını, bu konuda verilmiş herhangi bir uyarının olmadığını ayrıca işyerini...’ın geç açmasından dolayı geç girildiğini bunun kamera kayıtları ile sabit olduğunu, personel...’ı rahatsız etmesi ile ilgili ise, işverenin böyle bir durumu öğrendikten sonra 6 iş günü içinde iş sözleşmesini feshetmesi gerektiğini, asıl rahatsız edenin... olduğunu, müvekkili balayındayken 2 kez aradığını, bu sebeplerle davacının iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iadesine, karar kesinleşinceye kadar çalıştırılmadığı süre içinde kanunen hak kazandığı ücretlerinin ve diğer haklarının ödenmesine, dava sonunda işverence işe başlatılmadığı takdirde 8 aylık ücreti tutarında tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, işyerinde çalışan personel...’ın davacının balayında olduğunu bilmeden aradığını, bunun üzerine davacının kendisine ilgisi olduğu iddiası ile...’ı sürekli rahatsız ettiğini, ... hakkında kendisine duygusal ve cinsel anlamda ilgi duyduğu yönünde ağır ithamlarda bulunduğunu, ayrıca davacının eşi tarafından rahatsız edildiğini, işverenin bu durumu öğrendiği 06/01/2010 tarihinde davacının sözlü olarak savunmasını almak için çağırdığını ve 09/01/2010 tarihinde de iş akdini feshettiğini, davacıyı mağdur etmemek için ihbar tazminatı ödediğini, ayrıca davacının 4-6-7-8/01/2010 tarihlerinde üst üste izin almaksızın ve haklı bir gerekçesi olmadan işyerine geç geldiğini beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir. .../. 2013/2256/1441 S.2 Mahkemece işyerinde davacı ile... isimli personel arasında bir sorun olduğu ve bu durumun yöneticilere iletildiği, yöneticiler tarafından davacının savunması alınmak üzere 06/01/2010 tarihinde çağrıldığı iddia edilmiş ise de savunmasını sunması için yazılı bir tebligat yapılmadığı, kaldı ki bu konuda tutulmuş olan...ve ... imzalı 06/01/2010 tarihli tutanakta davacıdan sözlü olarak savunma talep edildiğinin yazılı olduğu, iş akdinin ise İş Kanunu 26. maddesinde yazılı 6 iş günü geçtikten sonra 18/01/2010 tarihinde feshedilmiş olduğu anlaşıldığı, davacının işe geç gelmesi ile ilgili tutulan tutanakların tarihlerinin 4-6-7-8/01/2010 olduğu ve yine bu tarihler itibari ile de savunması alınmadan ve öğrenme tarihinden itibaren 6 iş günü geçtikten sonra iş akdinin feshedilmiş olduğundan, davacının iş akdinin usulsüz feshedildiği kabul edilerek davacının davasının kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatmama tazminatının davacının hizmet süresi ve fesih nedeni dikkate alınarak, 4 aylık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir. Hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Somut olayda davacının iş sözleşmesinin sonlandırıldığı 18.01.2010 tarihli fesih bildiriminde, davacının 3 gün üst üste mazeretsiz olarak geç geldiği ve şirket çalışanı olan personel...’ı rahatsız etmesinden dolayı 09.01.2010 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiği bildirilmiştir. Davacıdan söz konusu isnatlarla ilgili olarak savunması istenmiş ancak savunma vermediği 06.01.2010 tarihinde tutanak altına alınmıştır. Davacıdan savunma istendiği davacı ... ...’ın ifadesi ile de doğrulanmıştır. Dosya kapsamında bulunan...’ın yazılı beyanın da raporlu olduğu dönemden sonra davacıyı bir kez aradığı, davacının o dönem balayında olduğunu bilmediği, bu olaydan sonra davacının kendisine karşı ilgisi olduğunu her yerde söylediği, kendisiyle konuşmama kararı almasına rağmen bu söylemlerini iş ortamında da söylemeye devam ettiği, tanık olarak alınan beyanında ise davacının mutfakta bir kez kendisinden hoşlandığını söylediği, genel müdür ve şube müdürüne kadar da “... hanım benden hoşlanıyor” dediği, davalı ... işyeri çalışanı ...’in beyanında ise, davacının bir kez “... Hanım’ın kendisinden hoşlandığını” söylediği anlaşılmaktadır. İşveren tarafından ise...’ın olayı bildirmesi üzerine 06.01.2010 tarihinde ../. 2013/2256/1441 S.3 davacının savunmasını alınmak istenmiş, ancak davacı savunma vermemiş, bunun üzerine ise 18.01.2010 tarihinde iş akdi feshedilmiştir. Dosya içeriğinde bulunan...’ın yazılı beyanı ve buna paralel tanık olarak verdiği ifadesi ile, ...’in bizzat davacıdan duyup aktardığı beyan ile davacının fesih bildiriminde üzerine atılı diğer çalışan...’ı rahatsız etme eylemini gerçekleştirdiği dosya kapsamı ile sabit olduğu, bu nedenle işveren açısından davacının iş sözleşmesini sona erdirmek açısından geçerli bir neden olduğu ve işverenliğinde yukarıda açıklandığı üzere bu geçerli nedeni makul süre içinde değerlendirerek iş sözleşmesini feshettiği sabittir. Zira kanun koyucu İş Kanunu 26.maddede düzenlenen hak düşürücü süreyi haklı fesih nedenleri için düzenlemiş, geçerli fesih nedenleri açısından böyle bir süre öngörmemiştir. Ancak uygulama ve öğretide geçerli fesih nedenlerinde işverenin fesih nedenini öğrendikten sonra makul süre içerisinde fesih işlemini yapması gerektiği kabul edilmiştir. Bu nedenle mahkemece işverenin haklı nedeni, olayı öğrendikten 6 iş günü geçtikten sonra kullandığı, ayrıca yazılı savunmasının alınmamış olması nedenleriyle feshin geçersiz olduğu yönündeki değerlendirmesi doğru olmamıştır. Hal böyle olunca iş sözleşmesinin hem davacının savunmasının alınmak istenmesi ancak davacının savunma vermediğine dair tutanak tutulması hem de fesih işleminin olayın öğrenilmesinden itibaren makul süre içerisinde gerçekleştirilmiş olması nedenleriyle feshin geçerli sebebe dayandığı davalı tarafça ispatlandığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle; 1-Mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılmasına, 2-Davanın REDDİNE, 3-Bakiye 7,15 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 100,00 TL yargılama giderinin ise davacı taraftan alınarak davalı tarafa verilmesine, .../. 2013/2256/1441 S.4 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider avansının talep halinde ilgilisine iadesine, 7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 21.02.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.