Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/19219 E. 2013/13697 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/19219
Karar No
2013/13697
Karar Tarihi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili davacının davalı kurumun asıl işverenliğinde çeşitli alt işverenlerin işçisi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, fazla mesai yaptığını, milli ... ve genel tatil günlerinde çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia ederek kıdem tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı vekili davacının davalının işçisi olmadığını, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyizi üzerine 9. Hukuk Dairesi'nin 28/05/2012 tarihli ilamı ile kısa kararın yasaya uygun olmaması nedeni ile sair temyiz itirazları incelenmeden bozulmuştur. Mahkeme bozma kararına uymuş, bozma öncesi delillere göre davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının iddia gibi 14/07/2007-19/05/2010 tarihleri arasında davalının alt işverenleri nezdinde çalıştığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Dosya arasında bulunan davalının sunduğu belgelere göre davacının 15/08/2007 tarihinden sözleşmenin fesih tarihine kadar davalı kurumun asıl işverenliğinde, ihale ile iş alan alt işverenler nezdinde çalıştığı sabit ise de, 14/07/2007-07/08/2007 tarihleri arasında çalıştığı işyerinin kime ait olduğu, davalı ile bağlantısı saptanmamıştır. Bilirkişi raporunda da bu yöndeki eksikliğe işaret edilmesine rağmen tanık beyanlarına itibar edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacının 14/07/2007-07/08/2007 tarihleri arasında çalıştığı iş yerinin kime ait olduğu, davalıdan ihale ile iş alan alt işverenlerden olup olmadığı araştırılmalı, sonucuna göre hizmet süresi tespit edilmeli ve işçilik alacakları hesaplanmalıdır. Eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. 3-Fazla mesai ücreti konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde davacının bazen geç saatlere sarkan çalışmaları dışında genel olarak 06.45-17.00 saatleri arasında çalışarak fazla mesai yaptığını iddia etmiştir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacı tanık anlatımları esas alınarak davacının haftanın 6 günü 07.00-19.00 saatleri arasında 12 saat çalıştığı kabul edilmiş ve ara dinlenme süresinin tenzili ile haftalık 18 saat üzerinden fazla mesai ücreti hesap edilmiştir. Bu hali ile davacının iddiasını aşar şekilde yapılan hesaplamaya itibar edilerek fazla mesai ücretinin hüküm altına alınması 6100 sayılı HMK'nun 26.maddesine aykırıdır. Hesaplama dava dilekçesindeki iddianın sınırları aşılmadan davalı lehine oluşan kazanılmış haklar ihlal edilmeden yapılmalıdır. Mahkemece yukarıda belirtilen hususlarda eksikliklerin tamamlanmasından sonra denetime elverişli ek hesap raporu alınmalı ve bir değerlendirmeye tabi tutularak karar verilmelidir. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 03/09/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/19219, K. 2013/13697, T. 03.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-19219-e-2013-13697-k-9f53b6833ca5