Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2013/15621 E. 2013/9933 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2013/15621
Karar No
2013/9933
Karar Tarihi

Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : Alacak

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı davalıya ait işyerinde 1985-2009 yılları arasında çalıştığını ve işyerinden emekli olduğunu, işe ilk girdiği tarihten emekli olduğu tarihe kadar çalışması sürekli olmasına rağmen yıllık İzinlerinin kullandırılmadığını, yıllık ücretli izin alacağının da ödenmediğini, belirterek yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı mevsimlik çalışmalarda iş akdinin 9 aylık yapıldığı ve bu süre sonunda sona erdiği, mevsimlik çalışma dönemlerine ait yıllık izin hakkının doğduğu kabul edilse bile her sözleşme sonundan itibaren 5 yıl geçmekle yıllık izin hakkının zaman aşımına uğradığı, 4857 sayılı Kanunun 53/3. maddesine göre mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere dair hükümlerin uygulanamayacağı, belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece 4857 sayılı Yasanın 53. maddesinde dinlenme hakkı tanındığını, ancak hiçbir şekilde 1 yıldan daha az çalıştırılan işçiye böyle bir hakkın verilemeyeceğini açıklayarak davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık davalı işyerinde yapılan işin mevsimlik iş olup olmadığı ve davacının yılık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır. Çalışmanın sadece yılın belirli bir döneminde yoğunlaştığı işyerlerinde yapılan işler mevsimlik iş olarak tanımlanabilir. Söz konusu dönemler işin niteliğine göre uzun veya kısa olabilir. Her zaman aynı miktarda işçi çalıştırmaya elverişli olmayan ve işyerinde yürütülen faaliyetin niteliğine göre işçilerin her yıl belirli sürelerde yoğun olarak çalıştıkları ve fakat yılın diğer döneminde işçilerin iş sözleşmelerinin ertesi yılın faaliyet dönemi başına kadar ara vermeyi gerektiren işler mevsimlik iş olarak değerlendirilebilir. Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanununun 50.maddesinde niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsim veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümlerinin uygulanmayacağı bildirilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 53/3. maddesi uyarınca, mevsimlik işlerde yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümler uygulanmaz. Bir başka anlatımla, mevsimlik işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun yıllık ücretli izin hükümlerine dayanarak, yıllık ücretli izin kullanma veya buna dayanarak ücret alacağı isteminde bulunamaz. Hemen belirtmek gerekir ki, 53/3. maddedeki kural, nispi emredici kural olup, işçi lehine bireysel iş sözleşmesi ya da Toplu İş Sözleşmesi ile yıllık ücretli izne ilişkin hükümler düzenlenebilir ve mevsimlik işçiler için yıllık izin hakkı tanınabilir. Gerek 1475 sayılı Yasanın 50.maddesinde gerekse 4857 sayılı İş Kanununun 53. maddesinde mevsimlik işlerde yıllık izin hakkının doğmayacağı belirtilmiş ise de, yılın ne kadar bölümünde çalışılma halinde mevsimlik iş sayılacağı yönünde bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Öyle ki yılın tamamına yakın bir bölümünde çalışılma halinde Anayasal temeli olan dinlenme hakkının tanınması gerekeceği açıktır. Yargıtay ilgili Hukuk Dairelerinin istikrar kazanan kararlarında da çalışmanın 11 ayın üzerine çıktığı hallerde mevsimlik iş ilişkisinin dışına çıkıldığı kabul edilmiştir. Yapılan bu açıklamalara göre davacının çalışmasının 11 ayın üzerine çıktığı yıllar için istekle ilgili bir karar verilmelidir. Somut olayda, davacının kadroya alındığı 2001 tarihinden sonra izinlerinin kullandırıldığı uyuşmazlık dışıdır. Davacının çalışmasının 11 ayın üzerinde olduğu 1999 yılına ilişkin ücretli izin ücretinin kabulü gerekirken reddine karar verilmesi hatalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2013/15621, K. 2013/9933, T. 28.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2013-15621-e-2013-9933-k-3de5bdcac13f